ORUC'UN FARZLARI
Büyük Şafiî İlmihali · s.305
Oruc'un farzları ikidir: A) Niyet getirmek. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor: ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻻﺎَﻋْﻤَﺎﻝُ ﺑِﺎﻟﻨِّﻴَّﺎﺕِ "Ameller ancak niyetlere göredir." Yani amellerin sıhhatı niyete bağlıdır. Namaz, oruç ve ibadetler için niyet getirilmezse sahih değildir. Niyet, kalbî bir iştir. Lisan ile de getirilirse daha iyi olur. Niyetin şartları: 1 - Kalb ile olması. Sadece dil ile getirilir ve kalb ondan gafil olursa sahih değildir. Hem kalb, hem dille getirilirse daha iyidir. 2 - Tayindir. Yani Ramazan, veya nezir gibi. 3 - Gece vakti getirmek. Şayet gece vaktinde getirmezse Hanefi mezhebini takliden zevaldan evvel getirsin, bilahare bir gün kaza etsin. 4 - Niyetin kesin olması. Binaenaleyh bir kimse Şabanın otuzuncu gecesinde: Yarın Ramazan ise farz orucumu niyet ettim, dese bu niyet muteber değildir. Bir kimse niyet getirmeden, sadece sahur yemeğine kalkarsa, niyet getirmiş sayılmaz. Fakat Ramazan orucunu tutmak için yemek yediğini hatırlarsa niyet getirmiş sayılır. Borç olan oruç için de, niyetin gece vaktinde olması lazımdır. Allahın Resûlü buyuruyor: ﻣَﻦْ ﻟَﻢْ ﻳُﺒَﻴِّﺖِ ﺍﻟﺼِّﻴَﺎﻡَ ﻗَﺒْﻞَ ﺍﻟْﻔَﺠْﺮِ ﻓَﻼﺎ ﺻِﻴَﺎﻡَ ﻟَﻪُ "Fecir doğmadan evvel, oruç tutmak için niyet getirmeyen kimsenin orucu yoktur." (Dara Kutni) Her gün için ayrı ayrı niyet getirmek şarttır. Bir kimse gündüz vaktinde, niyet getirip getirmediğinden şüphe ederse, Ramazandan sonra şüpheye düştüğü günü kaza etmesi lazımdır. Fakat güneş battıktan sonra şüphesi olursa, bir şey icab etmez. Niyet getirdikten sonra yemek yemek ve cinsî mukarenette bulunmak, niyete zarar vermez. Yukarıda açıkladığımız gibi niyet getirirken hangi orucu tutacağını (yani ramazan mı, nezir mi) beyan etmesi lazımdır. Ramazan orucu için niyetin en güzel şekli şudur: ﻧَﻮَﻳْﺖُ ﺻَﻮْﻡَ ﻏَﺪٍ ﻋَﻦْ ﺍَﺩَﺍﺀِ ﻓَﺮْﺽِ ﺭَﻣَﻀَﺎﻥَ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟﺴَّﻨَﺔِ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺗَﻌَﺎﻟَﻰ "Allah için, bu senenin farz olan orucunu eda etmek için, yarın oruç tutmağa niyet ettim." Nafile oruç için, oruca münafî bir şey yapmamak şartıyla, zevaldan evvel niyet getirirse kafidir. Şaban'ın otuzuncu gecesinde, "yarın Ramazan olursa oruç tutmağa niyet ettim" şeklinde niyet getirmek caiz değildir. Çünkü Şaban ayının halâ mevcut olduğu ve Ramazan ayının girmediği asıldır. Ancak şehadeti makbul olmayan bir kadının veya çocuğun, ayı gördüğüne dair şehadetine güvendiğinden böyle bir niyet getirir, sonra Ramazan olduğu tebeyyün ederse, kâfidir. Ramazan'ın otuzuncu gecesinde (yarın Ramazan olursa, oruç tutacağım) diye niyet getirirse yine kâfidir. Çünkü asıl olan, Ramazanın devam etmesidir. Bir kimse hapiste bulunur, hangi ayın Ramazan olduğunu bilmezse, ictihad eder. Ve vardığı kanaate göre haraket eder. Ramazana isabet ederse ne alâ. Ramazandan sonraki aylara tevafuk ederse kâfidir. Fakat kaza sayılır. Yok eğer Ramazandan evvelki aylardan birisine tevafuk ederse, Ramazan'ı şerif ayında tekrar oruç tutması lazımdır. Ramazandan sonra, tuttuğu orucun Ramazanın öncesine tevafuk ettiğinin farkına varırsa, kaza etmesi gerekir. Hayızlı bir kadın, hayzı kesilmeden önce niyet getirir, sonra gece vaktinde kanı kesilirse getirdiği niyet kâfidir. B) Orucu bozan şeylerden ictinap etmek.