Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

NAMAZ KILMAYANIN HÜKMÜ

Büyük Şafiî İlmihali · s.233

Namaz, kelime'i tevhidden sonra İslâm'ın en mühim rüknüdür. Terki için asla müsaade edilmez. Korku namazı babında beyan edildiği gibi, en korkulu hallerde dahi, yine namaz kılınacaktır. Yalnız normal olarak edası mümkün değilse, yürüyerek veya koşarak eda edilecektir. Hasta olan kimse, ayakta namaz kılamazsa oturarak, buna da imkân olmazsa yaslanarak, buna da imkân olmazsa sırt üstü yatarak, buna da kudreti yetmezse baş veya göz işaretiyle eda edebilecektir. Namazını bile bile terk eden kimsenin, Hanefi mezhebinde cezası hapis ise de, Şafiî mezhebinde, nedamet getirip namaza başlamazsa cezası idamdır. Sübûtü ve delâleti kati olan, her hükmü inkâr etmek küfür olduğu gibi namazın farzıyyetini inkâr etmek de küfürdür. Resûlüllah (S.A.V.) buyuruyor: ﺍُﻣِﺮْﺕُ ﺍَﻥْ ﺍُﻗَﺎﺗِﻞَ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﺣَﺘَّﻰ ﻳَﺸْﻬَﺪُﻭﺍ ﺍَﻥْ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺍَﻥَّ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﻳُﻘِﻴﻤُﻮﺍ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓَ ﻭَﻳُﻮْۭﺗُﻮﺍ ﺍﻟﺰَّﻛَﺎﺓَ ﻓَﺎِﺫَﺍ ﻓَﻌَﻠُﻮﺍ ﺫٰﻟِﻚَ ﻋَﺼِﻤُﻮﺍ ﻣِﻨِّﻰ ﺩِﻣَﺎﺀَﻫُﻢْ ﻭَﺍَﻣْﻮَﺍﻟَﻬُﻢْ ﺍِﻻَﺎ ﺑِﺤَﻖِّ ﺍﻻﺎِﺳْﻼﺎﻡِ ﻭَﺣِﺴَﺎﺑُﻬُﻢْ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ "Şehadet edip namaz kılana ve zekât verene kadar, insanlarla savaş etmeğe emrolundum. Bunları yaptıklarında, İslâmın hakkı müstesna, kan ve mallarını benden korumuş olacaklardır. Hesapları ise Allah'a aittir." (Buhari-Müslim) Bu itibarla beş vakit namazın farz oluşunu inkar ettiği halde kendini müslüman sayan kimselerin İslâmiyet'le asla ilgileri yoktur. Onlardan evlenmek caiz olmadığı gibi kestiklerini de yemek caiz değildir. Namaz kılmıyor diye öldürülmek istenen kimse, "ben namazımı evde kılıyorum" derse öldürülmesi caiz değildir. Fakat abdest almamaya ısrar ederse, mutemede göre öldürülür. Çünkü abdestsiz namaz sahih değildir. Bir kimse Cuma namazı ile Nezir namazını kılmazsa öldürülemez.