Risale-i NurBüyük Şafiî İlmihali

KADINLARIN HARAM VE HELAL OLANLARI

Büyük Şafiî İlmihali · s.536

Neslin bekası ve dünya hayatının devamı için İslâm dini evlenmeyi meşrû kılmıştır. Yalnız rastgele herkes istediği kadınla evlenemez. Kendisiyle evlenmenin helal olduğu kadınlar olduğu gibi haram olan kadınlar da vardır. Haram olan kadınlar da iki kısımdır: 1 - Müebbeden haram olanlar. 2 - Muvakkatan haram olanlar. Müebbeden haram olan kadınlar, neseb, rada (süt) veya sıhriyet yakınlığı olan kadınlardır. Bunlar nesep cihetiyle, anneler, nineler, kızlar, kızların kızları, hemşireler, halalar, teyzelerdir. Bunlar aynı zamanda rada, yani, süt cihetiyle de haramdırlar. Resûl-i Ekrem (S.A.V.) buyuruyor ki: "Neseple haram olanlar süt yolu ile de haramdırlar." Yalnız bir kadın, süt verdiği çocuğun babasına ve kardeşlerine haram değildir. Sıhrıyet, yani evlenmek akrabalığıyla haram olanlar da şunlardır: Kayın valide, yani zevcenin annesi, ninesi, (hem ana hem baba cihetiyle) üvey kızlar, üvey analar ve gelinler, yani oğlunun veya torunun zevceleri. Neseb ve rada sebebiyle haram olan kadınlar için iki kaide vardır. Birincisi akraba kadınlar haramdır. Ancak amca, hala ve teyze çocukları müstesna ikincisi usul, furu ve usulun ilk furuu. Muvakkaten haram kadınlar: 1 - Başkasının nikâhı veya iddeti altında bulunan kadınlar: 2 - Üç talâk ile boşanmış olan zevcesi. Çünkü böyle bir kadın ancak başkasiyle evlendikten sonra eski kocasıyla evlenebilir. 3 - Dört kadınla evli olan için dörtten fazla olan kadınlar. 4 - Zevcenin nesep veya rada'la kız kardeşi, hala ve teyzesi. 5 - Putperest veya muattile (yani hiçbir dinin saliki olmayan kadınlar) Fakat semavi kitaplardan birisine inanan kitabiyye yani yahudi veya nasrani olan kadınla evlenmek mekrûh olmakla beraber sahihdir. Yalnız kitabiyye olan kadın, israiliyye olursa, onunla evlenebilmek için uzak babalarının mensûb olduğu dini nesh eden Bi'seti Nebeviden evvel o dine intisab etmiş olduğunun bilinmesi veya Peygamber Efendimizin Peygamber olarak gönderilmesinden sonra ona intisab ettiğinin bilinmemesi biliniyorsa, onunla evlenmek caiz değildir. Kitabiyye olan kadın israiliyye değil, mensûb olduğu dini nesh eden Bi'seti Nebeviyyeden evvel onun uzak babalarının o dine intisab ettiği kati olarak bilinmesi şarttır. Bilinmezse onunla evlenmek caiz değildir. Bu minval üzere Şafii mezhebine göre bu günkü Avrupa ve Amerika hıristiyan kadınlarıyla evlenmek caiz değildir. Hıristiyan veya Yahudi bir kadınla evli olan kimse Hayız, Nifas, Cenabet ve necasetten yıkanması için ona emretmeli; domuz etini yemekten de men'etmelidir. Cinsî mukarenet olmadan evvel kadın veya kocadan biri mürted olursa nikâh feshedilir. Cinsî mukarrenetten sonra irtidad vaki olursa, iddet müddetinde beklenir. Bu müddet içerisinde tekrar İslâmiyete dönerlerse nikâh devam eder, yoksa münfesih olur. Müslüman olmayan bir karı-koca İslâm dinine girerlerse, birbirine mahrem olmadıktan sonra eski nikâhları ne olursa olsun devam eder. Koca, İslâm dinine girer de kadın küfürde kalırsa, kadının durumuna bakılır. Şayet kitabiyye ise yine nikâh devam eder. Aksi takdirde iddet müddetinde beklenir, müslüman olmazsa nikâhları fesh olur. Bir Hristiyan ihtida eder ve nikâhı altında bulunan kadın putperest, mason ve komünist gibi batıl bir inanca mensup olursa, evlilik hayatının devamı için iddet esnasında kadının da ihtida etmesi gerekir. Aksi takdirde nikâhları ortadan kalkar.