EZAN
Büyük Şafiî İlmihali · s.107
Ezan, lügatta haber vermektir. İstilahda ise farz namazın vaktini bildirmek için okunan muayyen sözlerdir. Ezan, hicretin birinci senesinde teşrî edilmiştir. Kur'an-ı Kerim ve Hadisi Nebevî ile sabit olmuştur. Cenab-ı Hak buyuruyor: ﻭَﺍِﺫَﺍ ﻧَﺎﺩَﻳْﺘُﻢْ ﺍِﻟَﻰ ﺍﻟﺼَّﻠٰﻮﺓِ "Namaza çağırdığınız zaman." Mâide : 58 Resûlullah (S.A.V.) buyuruyor: ﺍِﺫَﺍ ﺣَﻀَﺮَﺕِ ﺍﻟﺼَّﻠَﻮﺓُ ﻓَﻠْﻴُﻮَۭﺫِّﻥْ ﻟَﻜُﻢْ ﺍَﺣَﺪُﻛُﻢْ ﺛُﻢَّ ﻟِﻴَﻮُۭﻣَّﻜُﻢْ ﺍَﻛْﺒَﺮُﻛُﻢْ "Namaz vakti olduğunda biriniz ezan okusun, sonra en büyüğünüz size imamlık etsin." (Buhari-Müslim.) Abdullah bin Zeyd bin Abdû Rabbihi El-Ensari diyor ki; Halkı namaza davet etmek için çan'ın yapılması emredildikten sonra, rüyada elinde çan bulunan birisi bana geldi. Ben ey Allah'ın kulu bu çan'ı satar mısın? dedim. Çan sahibi, ne yapacaksın dedi. -Onunla halkı namaza davet edeceğiz. -Bundan daha iyi bir şey sana göstereyim mi? -Göster dediğinde, O da: ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥَّ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺣَﻰَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓِ ﺣَﻰَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓِ ﺣَﻰَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻔَﻼﺎﺡِ ﺣَﻰَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻔَﻼﺎﺡِ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Biraz uzaklaştıktan sonra bana dedi ki, namaza başlamak istediğin zaman da şöyle diyeceksin: ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥَّ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺣَﻰَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓِ ﺣَﻰَّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻔَﻼﺎﺡِ ﻗَﺪْ ﻗَﺎﻣَﺖِ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓُ ﻗَﺪْ ﻗَﺎﻣَﺖِ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓُ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻛْﺒَﺮُ ﻻَﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Sabahladıktan sonra Peygamber (S.A.V.)'e gittim. Gördüğüm rüyayı kendisine söyledim. Bunun üzerine Peygamber (S.A.V.) bu, hak bir rüyadır. Git gördüğünü Bilal'e söyle onu okusun. Onun sesi senin sesinden daha yüksektir. Bilal'e gittim. Bilal'in yanında durup kendisine söyledim. O da okumaya başladı. Ömer bin Hattab (R.A.) evinde iken bunu duyunca abasını süründürerek dışarı çıktı ve şöyle dedi: "Hak ile seni gönderene yemin ederim ey Allah'ın Resûlü, gördüğün gibi ben de gördüm." Bunun üzerine Resûlüllah (S.A.V.) Allah'a hamd olsun dedi. Ulema ezan hakkında ihtilaf etmişlerdir. Kimi sünnet, kimi de farz-ı kifayedir diyor. Sünnet olması daha kuvvetlidir. Ezan, sadece vakitli farz namazlar için sünnettir. Adak, cenaze ve nafile namazları için sünnet değildir. Cumhuru Ulemaya göre, cemaat için sünnet olduğu gibi ferd için de sünnettir. İçinde cemaat halinde namaz kılınmış bir cami ve benzeri yerler hariç, her yerde ezan yüksek sesle okunur. Geçmiş namaz kaza edilecekse onun için de ezan okunur, yalnız birkaç kaza namazı kılınacaksa, ilk namaz için ezan okunur, diğerleri için okunmaz. Kadın cemaatı için ezan okumak câiz değildir. Yalnız kadın kendi nefsi için veya kadın cemaatı için sessizce bir ezan okusa beis yoktur. En az zikr sayılır. (Fethülcevad c.1. s.1.2.)