RESULÜ EKREM (S.A.V)İN HÜKÜMDARLARI İSLAM DİNİNE DAVET ETMESİ
Büyük İslâm İlmihali · s.587
151- Fahr-i âlem (S.A.V) Efendimiz, bütün milletlere Peygamber gönderilmiş olduğundan İslam dinine davet için hicretin yedinci senesi muharrem ayında birer mektup yazdırıp onları mühürledikten sonra birer elçi ile etraftaki hükümdarlara göndermiştir. Bu mübarek mektuplar, Necaşi denilen Habeş hükümdarı Ashame'ye, Mısır hükümdarı Mukavkıs'a, Doğu Roma İmparatoru Hirakl'e, Şam Meliki olup Hirakl'in bir valisi hükmünde bulunan Haris'e, Yemame Meliki Hıristiyan Ali oğlu Hevze'ye, İran Hükümdarı Husrev Perviz'e ve diğer hükümdarlara hitaben yazılmıştı. 152- Necaşi, Peygamber (S.A.V) Efendimiz'in mektubunu alır almaz, öpüp yüzüne, gözüne sürmüş, Habeşistan'a hicret etmiş bulunan Hz. Cafer'in huzurunda İslâmiyeti kabul eylemişti. Mısır hükümdarı da Hz. Peygamber (S.A.V)in elçisine hürmette bulunmuş, Resulü Ekrem (S.A.V) Efendimiz'e dört cariye ile Düldül adındaki meşhur katırı hediye olarak göndermişti. Bu cariyelerden biri Mâriye (R.A)dır ki, Fahr-i kâinat (S.A.V) Efendimiz'in İbrahim adındaki muhterem oğlu, bundan dünyaya gelmişti. Rum Kayseri de bir çok hediyeler göndermiş, fakat kavminden korktuğu, saltanatına düşkün olduğu için müslüman olmamıştır. Haris ise, Resulü Ekrem (S.A.V)in kıymetli mektubunu yere atmış olduğundan, Hz. Peygamber (S.A.V)in bedduasıyla az sonra kahrolup cehenneme gitmiştir. Yemame kralı da "Hz. Muhammed (S.A.V), Beni kendisine veliahd tayin ederse müslüman olurum, yoksa kendisiyle savaşırım." diye edepsizlikte bulunduğundan az sonra helak olmuştur. İran hükümdarı ise, kıymetli mektubu alır almaz parçalamış olduğundan Resulü Ekrem (S.A.V) Efendimiz: "Ya rabbi! O benim mektubumu parçaladı, sen de onun mülkünü parçala." diye beddua buyurmuştu. Gerçekten az sonra İran hükümeti parçalandı, büsbütün sönüp İran ülkesi müslümanların eline geçti. Bunlar, Hz. Peygamber (S.A.V)e ve onun mukaddes dinine ihanet edenlerin dünyadaki cezaları!... Ahiretteki cezalarını ise, artık düşünmeli!...