PEYGAMBER (S.A.V) EFENDİMİZ'İN AHİRETE İRTİHALLERİ VE BUNDAN KAYNAKLANAN TEESSÜRLER
Büyük İslâm İlmihali · s.595
175- Resulü Ekrem (S.A.V) Hazretleri'nin irtihal (Ahirete teşrif)leri, Ashab-ı Kiram arasında pek büyük teessür (keder-üzüntü)ler uyandırdı. O Nebiyyi Zişan (S.A.V)in aziz ehli beyti, ah çekip inlemeye başlamıştı. Fatımetüzzehra Hazretleri, "Vâ ebetah = vay babacığım" diye ağlıyordu. Aişe-i Sıddıka validemiz, Fahriâlem (S.A.V) Efendimiz'in güzelliklerini ve kemalâtını anarak: "Eyvah!, O şanı yüce Peygambere ki, dünyaya asla iltifat etmedi, ümmetinin günahlarını düşünerek bir gece olsun döşeğinde rahat uyumadı. Müşriklerin her türlü eziyetlerine katlanarak asla ümitsizliğe düşmedi, yoksulları, zayıfları lütfu ihsanından mahrum bırakmadı" diye hazin hazin ağlıyordu. Diğer Ashab-ı Kiram ise, şaşkın bir halde kalmışlardı. 176- Hz. Ömer, Resulullah (S.A.V)in irtihaline asla ihtimal vermiyordu. Sonunda Sıddık'ı Âzam Hz. Ebu Bekir (R.A) gelip Hücre-i saadete girdi, Resulü Ekrem (S.A.V)in hoş güzel cismini örten örtüyü kaldırdı, o tertemiz vücudu öptü. "Vâ Nebiyyah = vah peygamberim.!" Senin ölümün de hayatın gibi güzel" diye ağladı, ehli beyte teselli vermeye çalıştı, sonra Mescid-i şerif'e gidip minbere çıktı, cemaata hitaben: "Ey insanlar!. Kim ki Hz. Muhammed (S.A.V)e tapıyor ise, bilsin ki o vefat etti. Her kim ki ALLAH'ü Azimüşşan'a tapıyor ise, bilsin ki ALLAH Teâlâhay'dırölmez." dedi. Ve hiç bir Peygamberin dünyada ebediyen kalmadığını söyledi, dinlerinden döneceklerin Cenab-ı Hakka bir zarar veremeyeceklerini, bilâkis nail oldukları İslâm dininde sebat edenlerin mükâfata ereceklerini beyan ederek Ashab-ı Kiram'ın hayretlerini giderdi. 177- Ashab-ı Güzin, Sâide oğulları'nın bahçesinde toplandılar. Biraz münakaşadan sonra Sıddık-ı Âzam Hazretlerini ittifakla Resul'ü Ekrem (S.A.V)e halife seçtiler. Daha sonra Peygamberi Zişan (S.A.V) Efendimiz'in mübarek vucudunun yıkanması ve kefenlenmesini tamamlayarak hastalığı zamanında yatmış olduğu hücre-i saadetine defnedilmesine karar verdiler, ilk evvel Peygamber (S.A.V) Efendimiz'in ehli beyti, sonra da diğer erkekler, kadınlar, gençler, köleler gurup gurup gelip teker teker namazını kıldılar. Vakit uzadı, ancak çarşamba gecesi seher vaktinde mübarek kabrine, ravza-i saadetine bırakabildiler.
Etsin afakı ravzanı tezyin, Salavatı güzini kudsiyyin.
(Mukaddes, en güzel salavat'ı şerifeler Cennet bahçesi kabrinin ufuklarını en güzel bir şekilde süslesin)