ORUCUN MAHİYETİ
Büyük İslâm İlmihali · s.289
1- Oruç: "İkinci fecirden itibaren güneşin batışına kadar yemekten, içmekten ve cinsel ilişkiden nefsi menetmek" demektir. Orucun Arapça'sı: Savm ve sıyam'dır ki, imsak yani nefsi men etmek manasınadır. Sıyam tabiri, savm'ın çoğulu olarak da kullanılmaktadır. Şer'an müftirat (orucu bozan) denilen şeylerden nefsi hakikaten veya hükmen men etmek bir imsaktır. Yanılarak veya unutularak bir şey yiyilip içildiği takdirde hükmen imsak mevcut bulunmuş olacağından oruç yine bozulmuş olmaz. Nitekim ileride izah olunacaktır. 2- İmsak'in karşılığı iftardır. Şöyle ki hiç oruç tutmamak bir iftar olduğu gibi, güneşin batmasını müteakib orucu açmak da bir iftardır. Oruç esnasında orucu bozacak bir şeyin yapılması da bir iftardır. İftar eden kimseye "müftir" denildiği gibi, orucu bozan şeylerden her birine de "müftir" denilir. Çoğuluna da "muftirât" denir. 3- Ramazan-ı şerif ayına: "Şehr-i sıyam" (oruç ayı), Ramazan bayramına da imsaka nihayet verileceği için: "İd-i fıtr" (iftar bayramı) denilir. İd'in çoğulu: A'yâd'dır. 4- Ramazan-ı şerif orucu, Peygamberimiz (S.A.V)in hicretinden bir buçuk sene sonra Şaban-ı şerif'in onuncu günü farz kılınmıştır, bunun farziyyeti kitap ile sünnet ile icma ile sabittir. Nitekim: " ﻛُﺘِﺐَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢُ ﺍﻟﺼِّﻴَﺎﻡُ " = oruç size farz kılındı" {(): Bakara suresi: 183} ayet-i kerimesi bunu emretmektedir.