NAMAZLARIN CEMAATLE KILINMA ŞEKLİ
Büyük İslâm İlmihali · s.171
190- Yukarıda verdiğimiz malûmat münferidler yani, tek başına namaz kılanlar hakkındadır. Cemaat ile namaz kılanlar da şu şekilde harekette bulunurlar: 1. Cemaatten her biri imama uymaya niyet eder, meselâ "Niyet ettim bugünkü sabah namazının farzını edaya, uydum şu imama" diye niyette bulunur. Sonra imam, ellerini kaldırır, aşikare "ALLAH'ü Ekber" diye namaza başlar. Cemaat de ellerini kaldırarak gizlice "ALLAH'ü Ekber" deyip imam ile beraber namaza başlarlar. Hepsi de "Sübhanekellahümme..." yi gizlice okurlar, sonra cemaat susar. İmam gizlice "Eüzü" ve "Besmele" okur, kıraatte bulunarak namazı kıldırır. Şöyle ki sabah namazıyla akşam ve yatsı namazlarının ilk ikişer rekatlarında ve vitir namazının her üç rekatında Fatiha'yı şerife ile Fatiha'dan sonra okuyacağı âyetleri cehren, yani cemaatin işitebilecekleri şekilde aşikâr olarak okur, bütün tekbirleri, tesmi'leri ve selâmları aşikare yapar. Akşam namazının üçüncü ve yatsı namazının üçüncü ve dördüncü rekatlarıyla öğle ve ikindi namazlarının bütün rekatlarında tekbirleri, tesmi'leri, selâmları aşikare, "Sübhaneke" ile kıraatı gizlice yapar. 2. İmam, sabah namazının ilk rekatında okuyacağı ayetleri, ikinci rekatta okuyacağı âyetlerden ikide bir nisbetinde uzun bulundurmalıdır. Bu bir sünnettir. Bu, cemaatin birinci rekata yetişmesine yardım eder. 3. Cemaat, tekbirleri gizlice alırlar, imam, rükûdan kalkarken aşikare " ﺳَﻤِﻊَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟِﻤَﻦْ ﺣَﻤِﺪَﻩُ SemiALLAH'ülimen hamideh" ve gizlice: ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻭَﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ = Rabbena ve lekel hamd" deyince {():. İmam-ı A'zam'dan diğer bir rivayete göre imam " ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻭَﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ " demez} cemaat da gizlice yalnız " َﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻭَﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ = ALLAH'ümme Rabbena ve lekel hamd" yahut " ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻟَﻚَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ = Rabbena lekel hamd" derler. Ve imam ile beraber gizlice rükuda üçer kere " ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺭَﺑِّﻲَ ﺍﻟْﻌَﻈِﻴﻢِ = Sübhane rabbiyel azim" secdelerde de, üçer kere " ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺭَﺑِّﻲَ ﺍَﻟَْﻌْﻠٰﻰ = Sübhane rabbiyel a'lâ" derler. 4. İmam ile cemaat, birinci ka'delerde yalnız "Tahiyyatı", ikinci ka'delerde de "Tahiyyat" ile beraber " ALLAH'ümme salli... ve barik..." ile "Rabbena Âtina..." duasını gizlice okurlar, imam evvelâ sağ tarafa, sonra da sol tarafa aşikare selâm verince, cemaat da bu şekilde birlikte gizlice selâm verirler. İmam aşikare okuduğu Fatiha'nın sonunda gizlice " ﻣﻴﻦ = Amîn = kabul buyur Ey ALLAH'ım!" diyeceği gibi cemaat da yine gizlice "âmîn" derler. 5. İmam, selam verdikten sonra müezzin aşikare َﻟﻠَّﻬُﻢَّ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻭَﻣِﻨْﻚَ ﺍﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﺗَﺒَﺎﺭَﻛْﺖَ ﻳَﺎ ﺫَﺍ ﺍْﻟﺠﻼﺎﻝِ ﻭَﻻﺎِﻛْﺮَﺍﻡِ "ALLAHümme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebarekte ya zelcelâli ve'l-ikram" der, {(): Bak: Madde-171} sünnet var ise kılınır, daha sonra Rasul-ü Ekrem (S.A.V) Efendimiz'e salât-ü selâm okunur. Ya müezzin sesle veya imam ile cemaatten her biri gizlice ayete'l-kürsi'yi okur, otuz üçer kere " ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ = Sübhanallah", " ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ = Elhamdülillah", " ﺍَﻟﻠّٰﻪُ َﻛْﺒَﺮُ = ALLAH'ü Ekber" derler. Bunların bu adedi, sağ elin parmaklarıyla tespit edilebileceği gibi tesbih taneleriyle de tespit edilebilir. Yeter ki bir yanlışlık yapılmasın. 6. Yukarıdaki şekilde otuz üçer kere tesbih, tahmid ve tekbirden sonra müezzin, sesle ﻻﺎ ِﻟٰﻪَ ِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺣْﺪَﻩُ ﻻﺎﺷَﺮِﻳﻚَ ﻟَﻪُ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚُ ﻭَﻟَﻪُ ﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻭَﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪِﻳﺮٌ ﺳُﺒْﺤَﺎﻥَ ﺭَﺑِّﻲَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻲِّ ﺍﻻﺎَﻋْﻠَﻰ ﺍﻟْﻮَﻫَّﺎﺏِ Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve âlâ külli şey'in kadir, sübhane rabbiyel aliyyil a'lel vahhâb der, (imam ve) bütün cemaat da (dua edip bitiminde) iki ellerini yüzlerine bereket umarak sürerler. Tek başlarına namaz kılanlar da bunları okurlar. Bütün bunlar, namazların âdabından, müstehaplarından bulunmaktadır. Bunlara riayet edenler, büyük sevaplara ereceklerdir. 7. Namazların yukarıdan beri yazdığımız vakitler, rukûnlar, rekatlar dairesinde kılınması, Resul-ü Ekrem (S.A.V) Efendimiz'dentevatür{(): Yalan üzerinde birleşmeleri aklen caiz olmayan bir topluluğun, yine kendileri gibi bir topluluktan görmeye veya işitmeye dayalı bir şeyi haber vermeleridir. Böyle bir habere de mütevatir denir.} ile sabit ve bu hususta bin üç yüz şu kadar seneden beri her asırda bütün ümmetin ittifakı gerçekleşmiştir. Peygamber Efendimiz (S.A.V): ﺻﻠُّﻮﺍ ﻛَﻤَﺎ ﺭََﻳْﺘُﻤُﻮﻧِﻰ ُﺻَﻠِّﻰ "Beni nasıl namaz kılar gördünüz ise, öylece namaz kılınız." {(): Buhari; Ezan:18; No:605; 1/226} diye emretmiştir. Bu sebeple Peygamber-i Zişan'ımızın kılmış olduğu namazlara muhalif bir namaz, İslâm dininde asla muteber bir namaz sayılmaz.