NAMAZLARDA KADE-İ AHİRE
Büyük İslâm İlmihali · s.142
131- Namazların sonunda teşehhüd (tahiyyatı okuyacak kadar) oturmak da namazın bir farzı, bir rüknüdür. Buna"Ka'de-i ahire = son oturuş"denir. Hatta kendisinden evvel başka ka'de bulunmasa bile. Sabah namazında olduğu gibi. Teşehhüt miktarından maksat ise tahiyyatı okuyacak kadar müddettir. ﺍَﻟﺘَّﺤِﻴَّﺎﺕُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻭَﺍﻟﺼَّﻠَﻮَﺍﺕُ ﻭَﺍﻟﻄَّﻴِّﺒَﺎﺕُ ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻚَ َﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟﻨَّﺒِﻲُّ ﻭَﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻨَﺎ ﻭَﻋَﻠٰﻲ ﻋِﺒَﺎﺩِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤِﻴﻦَ ﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﺍَﺷْﻬَﺪُ ﺍَﻥَّ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﻋَﺒْﺪُﻩُ ﻭَﺭَﺳُﻮﻟُﻪُ "Et-tehiyyatü lillahi ve's-salevatü ve't-tayyibat. Es-selamü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullahi ve berekâtüh. Es-selamü aleyna ve a'lâ ibâdillâhi's-salihîn. Eşhedü en la ilahe illALLAH. Ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasulüh." "Bütün dualar, senalar -veya bütün mülkler- ve bedenî, malî ibadetler, ALLAH Teâlâ'ya mahsustur. Bunlara başkaları müstehak olamaz. Selam da ve ALLAH Teâlâ'nın rahmetiyle bereketleri de -Ey şanı yüce Peygamber!- sana mahsustur. Ve selam bizlere ve ALLAH Teâlâ'nın salih kullarına olsun. Şahadet ederim ki -kesin olarak bilirim ki- ALLAH Teâlâ'dan başka hakiki Mabud yoktur. Ve şehadet ederim ki, Hz. Muhammed Hak Teâlâ'nın kuludur ve peygamberidir." {(): Beyhaki, es-Sünenü'l-Kübra; No:2882-2883-2884-2885; 2/493} 132- Bir kimse iki rekat sabah namazını kılıp da sonra oturmaksızın üçüncü bir rekata kalkarak bunun sonunda secde edecek olsa, bu namaz farz olmaktan çıkıp nafileye dönmüş olur. Bu sebeple bir rekat daha ilâve edilerek sonra oturmak lâzım gelir. Aynı şekilde dört rekatlı bir farz namazının dördüncü rekatında ve akşam namazının üçüncü rekatında oturulmayıp da bir rekat daha kılınarak secdeye varılsa bu namaz da nafileye dönüşmüş olur. Bu halde kılınan namaz, sabah namazı ise dört rekatı müteakip hemen selâm verilir, ikindi gibi dört rekatlı bir namaz ise beşinci rekata bir rekat daha ilâve edip daha sonra selâm verilir. Sahih olan görüşe göre bu halde sehiv secdesi lâzım gelmez. Bu mesele, İmam-ı A'zam ile İmam Ebû Yûsuf'a göredir. İmam Muhammed'e göre bu namaz esasen namaz olmaktan çıkar, nafile de olmuş olmaz. 133- Bir kimse, namazın sonunda teşehhüt (tahiyyatı okuyacak kadar) oturup da daha sonra namazdaki tilâvet secdesini hatırlayarak secdeye varsa namazı bozulur. Çünkü bu halde son ka'de (oturuş) bulunmamış sayılır. Ancak bu tilâvet secdesinden sonra tekrar teşehhüt miktarı oturursa namazı bozulmaz. 134- Son ka'de (oturuş)un tamamını uyku içinde geçiren bir kimse, uyandıktan sonra tekrar bir teşehhüt miktarı oturmazsa namazı bozulur. Çünkü uyku içindeki bir fiil, irade ile olmadığı için geçerli değildir. Bunun varlığı ile yokluğu müsavidir. Nitekim namazda uyku halinde yapılan kıyam, kıraat, rukû gibi fiillerde geçerli değildir.