ALIŞ VERİŞİN NEVİLERİ VE KAZANÇ MİKTARI
Büyük İslâm İlmihali · s.470
82- Bey' = Satış muamelesi, "Malı mala değişmek" demektir. Bir kimse, elindeki bir malını aza-çoğa satabilir mi?. Bu mesele etraflıca açıklanmaya muhtaçtır. Şöyle ki, satış muamelesi başlıca şu dört kısma ayrılır: 1. Bir malı sermayesine = kaça mâl olmuş ise, ona satmaktır. Buna,"Tevliye"denir. Bu, caizdir. Bir satıcı, bazen elindeki bir malını hiç kâr gözetmeksizin aldığı fiyata satar. Bu, kendi hakkıdır. Ancak bu hususta riayet edilecek şey, sermaye miktarını doğru söylemektir. Aksi takdirde satıcı ALLAH katında mesul olur. Alıcı da alış muamelesini dilerse bozdurur, dilerse fazla bedeli geri alabilir. 2. Bir malı sermayesinden noksana satmaktır. Buna da"Vazi'a"denir. Bu hususta da sermayeyi doğru söylemek lazımdır. Fakat burada alıcıya düşen ahlâki bir vazife vardır. Şöyle ki, eğer fakir bir kimse, bir zaruret dolayısıyla bir malını böyle noksanına satıyorsa, onun zararına meydan vermemeli, o malı mümkün olduğu kadar değeriyle satın almalıdır. Bu, bir yardımlaşma, bir sadaka mahiyetinde olmuş olur. 3. Bir malı, sermayesini ve lüzumlu masraflarını söyleyerek onlardan bir miktar fazlasıyla satmaktır. Buna da"Murabaha"denilir. Sermayenin ve zarurî masrafların yekûnunu tam bir sıhhat üzere tayin eden bir tüccar, elindeki bir malı az çok bir kâr ile satabilir. Bu, caizdir. Şu kadar var ki alıcının o mala olan ihtiyacından istifadeye kalkışmamalı, insaf dairesini aşmamalıdır. Aksi takdirde böyle bir muamele, mekruh olmaktan, uhrevî mesuliyetten uzak olmaz. 4. Bir malı sermayesini söylemeksizin az çok bedel karşılığında satmaktadır. Buna da"Müsaveme"denilir. Böyle bir satış da caizdir. Hattâ yalan söylemek ve sermayenin miktarını tayin hususunda hataya düşmek tehlikesinden salim olduğu için daha güzel görülmüştür. Şu kadar var ki, satıcı, alıcıyı aldatır, onun piyasayı bilmediğinden istifade ederek o malın başka bir yerde bulunmadığını ve pek kıymetli olduğunu söyleyerek onu"Gabn-ı fahiş"ile satarsa, bu hareketi helâl olmaz, kendisi ALLAH katında mesul olur, alıcı da böyle bir"tağrir"den = aldatıştan dolayı o malı geri verebilir. Gabn-ı fahiş:Eşya ve ticaret malları gibi bir şeyi kıymetinden yüzde yirmi, ve bir hayvanı yüzde on, gelir getiren bir mülkü de yüzde beş fazlasıyla veya daha fazlasıyla satmak suretiyle gerçekleşir. Fakat tağrir = aldatış bulunmayınca böyle bir muamele zorla bozulamaz.