Sünûhât
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.969
Çeşitli âyet tefsirlerini ihtiva eden bu risale, 1920 yılında İstanbul'da Türkçe olarak te'lif edilmiştir. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 120) ﺧُﺬْ ﻣِﻦْ ﻛﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍَﺣْﺴَﻨَﻪُ Her şeyin en güzelini ve hoş olan yönünü al (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 121) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪ ﺍﻟﺮَّﺣْﻢٰ ﻥِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ Rahman ve Rahim Olan Allahın adıyla.. ﺍَﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻣَﻨُﻮﺍ ﻭَ ﻋَﻤِﻠُﻮﺍ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤَﺎﺕِ İmân edip güzel işler yapanlar. (Ra'd Sûresi, 13:29) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 122) ﻭَ ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﻔُﺠَّﺎﺭَ ﻟَﻔِﻰ ﺟَﺤِﻴﻢٍ Günaha dalan kâfirler ise Cehennem ateşindedir. (İnfitar Sûresi, 82:14) ﻭَ ﺟَﻌَﻠْﻨَﺎﻛُﻢْ ﺷُﻌُﻮﺑًﺎ ﻭَ ﻗَﺒَٓﺎﺋِﻞَ ﻟِﺘَﻌَﺎﺭَﻓُﻮﺍ Birbirinizi tanıyıp kaynaşasınız ve aranızdaki münasebetleri bilesiniz diye, sizi milletlere ve kabilelere ayırdık. (Hucurât Sûresi, 49:13) ﺍَﻯْ ﻟِﺘَﻌَﺎﺭَﻓُﻮﺍ ﻓَﺘَﻌَﺎﻭَﻧُﻮﺍ ﻓَﺘَﺤَﺎﺑُّﻮﺍ ﻻﺎ ﻟِﺘَﻨَﺎﻛَﺮُﻭﺍ ﻓَﺘَﻌَﺎﻧَﺪُﻭﺍ ﻓَﺘَﻌَﺎﺩُّﻭﺍ Yoksa, sizi kabile kabile yaptım ki, yekdiğerinize karşı inkârla yabanî bakasınız, husumet ve adavet edesiniz değildir. ﻭَﻣَﺎ ﻣِﻦْ ﺩَٓﺍﺑَّﺔٍ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﺍِﻻَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺭِﺯْﻗُﻬَﺎ Yeryüzünde hareket eden hiçbir canlı yoktur ki, onun rızkını vermek Allah'a ait olmasın. (Hûd Sûresi, 11:6) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 123) ﻭَ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﺪَّﺍﺭَ ﺍﻻﺎٰﺧِﺮَﺓَ ﻟَﻬِﻰَ ﺍﻟْﺤَﻴَﻮَﺍﻥُ Asıl hayata mazhar olan ise âhiret yurdudur. (Ankebût Sûresi, 29:64) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 124) ﻭَ ﻻﺎ ﺗَﻘُﻮﻟُﻮﺍ ﻟِﻤَﻦْ ﻳُﻘْﺘَﻞُ ﻓ۪ﻰ ﺳَﺒ۪ﻴﻞِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍَﻣْﻮَﺍﺕٌ ﺑَﻞْ ﺍَﺣْﻴَٓﺎﺀٌ ﻭَ ﻟٰﻜِﻦْ ﻻﺎ ﺗَﺸْﻌُﺮُﻭﻥَ Allah yolunda öldürülenlere ölü demeyin. Doğrusu onlar diridirler; lâkin siz farkına varmazsınız. (Bakara Sûresi, 2:154) ﴾ﺍَﻯْ ﻭَﻟٰﻜِﻨَّﻬُﻢْ ﻳَﺸْﻌُﺮُﻭﻥَ ﺍَﻧَّﻬُﻢْ ﺍَﺣْﻴَٓﺎﺀٌ ﻣَﺎ ﻣَﺎﺗُﻮﺍ﴿ Yani: Onlar kendilerini ölmemiş diriler olarak hissederler. ﻣَﻦْ ﻗَﺘَﻞَ ﻧَﻔْﺴًﺎ ﺑِﻐَﻴْﺮِ ﻧَﻔْﺲٍ ﺍَﻭْ ﻓَﺴَﺎﺩٍ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻓَﻜَﺎَﻧَّﻤَﺎ ﻗَﺘَﻞَ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﺟَﻤ۪ﻴﻌًﺎ ﻭَﻣَﻦْ ﺍَﺣْﻴَﺎﻫَﺎ ﻓَﻜَﺎَﻧَّﻤَﺎ ﺍَﺣْﻴَﺎ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﺟَﻤ۪ﻴﻌًﺎ Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur (Yani, kim bir canı kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur) (Mâide Sûresi, 5:32) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 126) ﺍَﻯْ ﻣَﻦْ ﺍَﺣْﻴَﺎﻫَﺎ ﻓَﻜَﺎَﻧَّﻤَﺎ ﺍَﺣْﻴَﺎ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﺟَﻤ۪ﻴﻌًﺎ Yani: Kim de birisini diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 127) ﻣَﺎ ﺧَﻠْﻘُﻜُﻢْ ﻭَﻻﺎ ﺑَﻌْﺜُﻜُﻢْ ﺍِﻻَﺎ ﻛَﻨَﻔْﺲٍ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. (Lokman Sûresi, 31:28) ﻣَﻦْ ﻻﺎ ﻳَﻘْﺘَﺪِﺭُ ﻋَﻠٰﻰ ﺍِﺣْﻴَٓﺎﺀِ ﺍﻟﻨَّﺎﺱِ ﺟَﻤ۪ﻴﻌًﺎ ﻻﺎ ﻳَﻘْﺘَﺪِﺭُ ﻋَﻠٰﻰ ﺍِﺣْﻴَٓﺎﺀِ ﻧَﻔْﺲٍ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ Kim bütün insanları diriltmeye muktedir olamazsa; bir tek nefsi de diriltmeye muktedir olamaz. ﻭَ ﻫَﻠُﻢَّ ﺟَﺮًّﺍ Ve sâire... Diğerlerini de buna kıyas et! (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 128) ﻭَ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ En yüce misaller, sıfatlar Allah'a mahsustur. (Nahl Sûresi, 16:60) ﻟَﻴْﺲَ ﻛَﻤِﺜْﻠِﻪ۪ ﺷَﻲْﺀٌ Onun hiçbir benzeri yoktur. (Şûrâ Sûresi, 42:11) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 130) ﻣَﺎ ﺧَﻠْﻘُﻜُﻢْ ﻭَﻻﺎ ﺑَﻌْﺜُﻜُﻢْ ﺍِﻻَﺎ ﻛَﻨَﻔْﺲٍ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. (Lokman Sûresi, 31:28) ﻭَﻻﺎ ﻳَﺘَّﺨِﺬْ ﺑَﻌْﻀُﻨَﺎ ﺑَﻌْﻀًﺎ ﺍَﺭْﺑَﺎﺑًﺎ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻥِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ı bırakıp da birbirimizi rab edinmeyelim. (Âl-İ İmrân Sûresi, 3:64) ﻳُﺨْﺮِﺝُ ﺍﻟْﺤَﻰَّ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻤَﻴِّﺖِ ﻭَ ﻳُﺨْﺮِﺝُ ﺍﻟْﻤَﻴِّﺖَ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤَﻰِّ Ölüden diriyi, diriden de ölüyü O çıkarıyor. (Rum Sûresi, 30:19) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 131) ﻭَ ﻻﺎ ﺗَﺰِﺭُ ﻭَﺍﺯِﺭَﺓٌ ﻭِﺯْﺭَ ﺍُﺧْﺮٰﻯ Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. (En'âm Sûresi, 6:164; İsrâ Sûresi, 17:15; Fâtır Sûresi, 35:18; Zümer Sûresi, 39:7) ﺍِﻧَّﻪُ ﻛَﺎﻥَ ﻇَﻠُﻮﻣًﺎ ﺟَﻬُﻮﻻﺎ Gerçekten o (insan), çok zâlim ve çok câhildir. (Ahzâb Sûresi, 33:72) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 132) ﺍَﺗَﺠْﻌَﻞُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻣَﻦْ ﻳُﻔْﺴِﺪُ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻭَ ﻳَﺴْﻔِﻚُ ﺍﻟﺪِّﻣَٓﺎﺀَ Yeryüzünde fesat çıkarıp kan dökecek birisini mi yaratacaksın? (Bakara Sûresi, 2:30) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 133) ﻭَ ﺍﻋْﺘَﺼِﻤُﻮﺍ ﺑِﺤَﺒْﻞِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺟَﻤ۪ﻴﻌًﺎ ﻭَﻻﺎ ﺗَﻔَﺮَّﻗُﻮﺍ Allah'ın ipine hep birlikte sımsıkı sarılın; ayrılığa düşüp dağılmayın. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:103) ﺍﻟٓﻢٓ ﺫٰﻟِﻚَ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏُ ﻻﺎ ﺭَﻳْﺐَ ﻓ۪ﻴﻪِ ﻫُﺪًﻯ ﻟِﻠْﻤُﺘَّﻘ۪ﻴﻦَ Elif lâm mim. Şu yüce kitap ki, onda asla şüphe yoktur. O, Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakınanlar için bir yol göstericidir. (Bakara Sûresi, 2:1-2) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 135) ﻭَ ﺍَﻣْﺮُﻫُﻢْ ﺷُﻮﺭٰﻯ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ Onların işleri, aralarında yaptıkları istişare iledir. (Şûrâ Sûresi, 42:38) ﻭَ ﺷَﺎﻭِﺭْﻫُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﻣْﺮِ İşlerinde onlarla istişare et. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:159) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 138) ﻭَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺘَّﻮْﻓِﻴﻖُ Muvaffakiyet, başarı Allah'dandır. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 143) ﺍَﻟْﺠَﺰَٓﺍﺀُ ﻣِﻦْ ﺟِﻨْﺲِ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ Verilecek cezâ yapılan iş ve davranışın türüne göredir. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 144) ﺍَﻋُﻮﺫُ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﻴَﺎﺳَﺔِ Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a sığınırım. ﺩَﻝَّ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻌْﻨًﻰ ﻓ۪ﻰ ﻧَﻔْﺲِ ﻏَﻴْﺮِﻩ۪ Mânâsı kendisinden başkasına delâlet eder ﻻﺎ ﻳَﺪُﻝُّ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻌْﻨًﻰ ﻓ۪ﻰ ﻧَﻔْﺴِﻪ۪ Mânâsı kendisine delâlet etmez. ﺩَﻝَّ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻌْﻨًﻰ ﻓ۪ﻰ ﻧَﻔْﺴِﻪ۪ Mânâsı kendisine delâlet eder. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 146) ﺍِﻥَّ ﺍﻻﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ﻟَﻈَﻠُﻮﻡٌ İnsan ise, şüphesiz ki, çok zâlimdir. (İbrahim Sûresi, 14:34) ﻭَ ﻻﺎ ﺗَﺰِﺭُ ﻭَﺍﺯِﺭَﺓٌ ﻭِﺯْﺭَ ﺍُﺧْﺮٰﻯ Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. (En'âm Sûresi, 6:164; İsrâ Sûresi, 17:15; Fâtır Sûresi, 35:18; Zümer Sûresi, 39:7) (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 147) ﻭَ ﻗِﺲْ ﻋَﻠَﻴْﻬَﺎ Ve buna kıyas et. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 148) ﻓَﺎﻋْﺘَﺒِﺮُﻭﺍ İbret alınız! Ders çıkarınız! ﻛَﻤَﺎ ﺍَﻥَّ ﺍﻟﻀَّﺮُﻭﺭَﺍﺕِ ﺗُﺒ۪ﻴﺢُ ﺍﻟْﻤَﺤْﻈُﻮﺭَﺍﺕِ ﻛَﺬٰﻟِﻚَ ﺗُﺴَﻬِّﻞُ ﺍﻟْﻤُﺸْﻜِﻼﺎﺕِ Zaruretler, yasakları mübah kıldığı gibi zorlukları da kolaylaştırır. (Âsâr-ı Bedîiyye sh: 151)