Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Sekizinci Şua -Üçüncü bir Keramet-i Aleviye

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.872

(Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 111) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺳِﺮًّﺍ ﺑَﻴَﺎﻧَﺔً Siracü'n-Nur (Nur Kandili) gizliden gizliye yanıp intişar eder, yayılır. ﺑِﺤَﻖِّ ﺗَﺒَﺎﺭَﻙَ ﺛُﻢَّ ﻧُﻮﻥٍ ﻭَ ﺳَٓﺎﺋِﻞٍ ٭ ﻭَ ﺑِﺴُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟﺘَّﻬْﻤ۪ﻴﺰِ ﻭَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲُ ﻛُﻮِّﺭَﺕْ ﻭَ ﺑِﺎﻟﺬَّﺍﺭِﻳَﺎﺕِ ﺫَﺭْﻭًﺍ ﻭَ ﺍﻟﻨَّﺠْﻢِ ﺍِﺫَﺍ ﻫَﻮٰﻯ ٭ ﻭَ ﺑِﺎِﻗْﺘَﺮَﺑَﺖْ ﻟِﻰَ ﺍﻻﺎُﻣُﻮﺭُ ﺗَﻘَﺮَّﺑَﺖْ ﻭَ ﺑِﺴُﻮَﺭِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺣِﺰْﺑًﺎ ﻭَ ﺍٰﻳَﺔً ٭ ﻋَﺪَﺩَ ﻣَﺎ ﻗَﺮَﺍَ ﺍﻟْﻘَﺎﺭ۪ﻯ ﻭَﻣَﺎ ﻗَﺪْ ﺗَﻨَﺰَّﻟَﺖْ ﻓَﺎَﺳْﺌَﻠُﻚَ ﻳَﺎ ﻣَﻮْﻻﺎﻯَ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ٭ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﻣَٓﺎ ﺍَﻧْﺰَﻟْﺖَ ﻛُﺘْﺒًﺎ ﺗَﻔَﻀَّﻠَﺖْ Tebareke, Nûn, Mearic, Hümeze, Tekvir, Zariyat ve Necm Sûrelerinin hakkı için ve Ikterabet (Kamer) Sûresinin hakkı için, bütün işler bana yaklaşmış oldu. Hizb hizb, âyet âyet Kur'ân sûrelerinin hakkı için, bunları okuyanın okumaları adedince ve nazil olan âyet ve sûreler sayısınca, indirdiğin bütün faziletli kitapların faziletleri hakkı için ey Rabbim, Senden yardım diliyorum. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 112) ﻭَﺍﻟﺸَّﻤْﺲُ ﻛُﻮِّﺭَﺕْ Tekvîr Sûresi hürmetine... ﺍِﺫَﺍ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲُ ﻛُﻮِّﺭَﺕْ Güneş dürülüp toplandığında. (Tekvîr Sûresi, 81:1) ﻭَ ﺑِﺎﻟﺬَّﺍﺭِﻳَﺎﺕِ ﺫَﺭْﻭًﺍ Yemin olsun esip savuran rüzgâra. (Zâriyat Sûresi, 51:1) ﻭَﺍﻟﺬَّﺍﺭِﻳَﺎﺕِ Yemin olsun esip savuran rüzgâra. (Zâriyat Sûresi, 51:1) (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 113) ﻭَ ﺍﻟﻨَّﺠْﻢِ ﺍِﺫَﺍ ﻫَﻮَﻯ Battığı zaman yıldıza andolsun. (Necm Sûresi, 53:1) ﻭَ ﺍﻟﻄُّﻮﺭِ (Tûr Sûresi, 52:1) ﻭَﺍﻟﺬَّﺍﺭِﻳَﺎﺕِ (Zâriyat Sûresi, 51:1) ﻭَ ﺍﻟﻨَّﺠْﻢِ (Necm Sûresi, 53:1) ﺍِﻗْﺘَﺮَﺑَﺖِ ﺍﻟﺴَّﺎﻋَﺔُ ﻭَ ﺍﻧْﺸَﻖَّ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮُ Kıyâmet yaklaştı, ay yarıldı. (Kamer Sûresi, 54:1) ﻭَ ﺑِﺎِﻗْﺘَﺮَﺑَﺖْ ﻟِﻰَ ﺍﻻﺎُﻣُﻮﺭُ ﺗَﻘَﺮَّﺑَﺖْ Ve Ikterabet (Kamer) Sûresiyle bütün işler bana yaklaşmış oldu. ﻭَ ﺑِﺴُﻮَﺭِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺣِﺰْﺑًﺎ ﻭَ ﺍٰﻳَﺔً Hizb hizb, âyet âyet Kur'ân sûrelerinin hakkı için. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 114) ﻭَﺍَﺳْﺌَﻠُﻚَ ﻳَﺎ ﻣَﻮْﻻﺎﻯَ ﺑِﻔَﻀْﻠِﻚَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ٭ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﻣَٓﺎ ﺍَﻧْﺰَﻟْﺖَ ﻛُﺘْﺒًﺎ ﺗَﻔَﻀَّﻠَﺖْ Ey Mevlâm, lütfunla indirdiğin bütün faziletli kitaplarının hakkı için Senden yardım diliyorum. ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽُ ﻭَ ﻣَﻦْ ﻓ۪ﻴﻬِﻦَّ ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ Yedi gökle yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. Hiçbir şey yoktur ki Onu övüp tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎٰﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮٰﻯ ﺍَﻣِﻨّ۪ﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺠَﺖْ Ey Mevlâm! Âyetü'l-Kübrâ hürmetine, beni bütün sıkıntılardan kurtar. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 115) ﻭَﺑِﺴُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟﺪُّﺧَﺎﻥِ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﺳِﺮًّﺍ ﻗَﺪْ ﺍُﺣْﻜِﻤَﺖْ Ve içine muhkem sırlar yerleştirilen Duhan Sûresinin hürmetine. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 116) ﺑِﺴِﺮِّ ﺣَﻮَﺍﻣ۪ﻴﻢِ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏِ ﺟَﻤ۪ﻴﻌِﻬَﺎ ٭ ﻋَﻠَﻴْﻚَ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﻳَﺎ ﻧُﻮﺭُ ﺍُﻗْﺴِﻤَﺖْ Kur'ân'da geçen bütün "Hâ, Mîm"lerde bulunan sırların hakkı için ve risalelere bölünmüş Nur'un hakkı için beni koru ey Nur!.. ﻣَﺜَﻞُ ﻧُﻮﺭِﻩ۪ Onun nurunun misali... (Nûr Sûresi, 24:35) ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺳِﺮًّﺍ ﺑَﻴَﺎﻧَﺔً ٭ ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﺴُّﺮْﺝِ ﺳِﺮًّﺍ ﺗَﻨَﻮَّﺭَﺕْ Nur kandili, gizliden gizliye yanıp yayılır. Sirâcü's-Sürc (Kandiller Kandili), gizliden gizliye yanıp aydınlanır. ﺑِﻨُﻮﺭِ ﺟَﻼﺎﻝٍ ﺑَﺎﺯِﺥٍ ﻭَ ﺷَﺮَﻧْﻄَﺦٍ ٭ ﺑِﻘُﺪُّﻭﺱِ ﺑَﺮْﻛُﻮﺕٍ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨَّﺎﺭُ ﺍُﺧْﻤِﺪَﺕْ Rahîm, Celâl, Raûf, Münezzeh, Kuddûs isimlerinin nuruyla fitne ve dalâlet ateşi söndürülecek. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 117) ﺳِﺮًّﺍ ﺑَﻴَﺎﻧَﺔً Gizliden gizliye yayılır. ﺳِﺮًّﺍ ﺗَﻨَﻮَّﺭَﺕْ Gizli olarak yakılıp aydınlatılır. ﺳِﺮًّﺍ Gizlice. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla. ﻭَ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﺰ۪ﻳﺰُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Onun kuvveti herşeye galiptir ve O herşeyi hikmetle yapar. (İbrahim Sûresi, 14:4) ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ Siracü'n-Nur (nur kandili) yanıp parlıyor. ﺑِﻨُﻮﺭِ ﺟَﻼﺎﻝٍ ﺑَﺎﺯِﺥٍ ﻭَ ﺷَﺮَﻧْﻄَﺦٍ Celâl, Rahim, Raûf isimlerinin nuruyla. ﺟَﻼﺎﻝٍ ﺑَﺎﺯِﺥٍ "İzzet, azamet ve celâl ve kibriyadır." Ve Rahîm. ﺷَﺮَﻧْﻄَﺦٍ Süryanîce Rauf''dir. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 118) ﺑَﺮْﻛُﻮﺕٍ Süryanîce Rahîm'dir. ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨَّﺎﺭُ ﺍُﺧْﻤِﺪَﺕْ Onun nuruyla dalâlet ve fitne ateşi söner. ﺍِﻧَّﺎ ﺍَﻋْﻄَﻴْﻨَﺎ Şüphesiz ki, Biz (Sana Kevser'i) verdik. (Kevser Sûresi, 108:1) (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 119) ﻓَﺎﺳْﺌَﻞْ ﻟِﻤَﻮْﻻﺎﻙَ ﺍﻟْﻌَﻈ۪ﻴﻢِ ﺍﻟﺸَّﺎﻥِ ﻳَﺎ ﻣُﺪْﺭِﻛًﺎ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ ﺍﻟﺰَّﻣَﺎﻥِ ﺑِﺎَﻥْ ﻳَﻘ۪ﻴﻚَ ﺷَﺮَّ ﺗِﻠْﻚَ ﺍﻟْﻔِﺘْﻨَﺔِ ﻭَ ﺷَﺮَّ ﻛُﻞِّ ﻛُﺮْﺑَﺔٍ ﻭَ ﻣِﺤْﻨَﺔٍ Ey fitne ve felâket asrına yetişen kişi! Şanı yüce Mevlâ'dan, her türlü fitne, bela ve musibetin şerrinden korunmayı iste ve yalvar ki o fitne, sıkıntı ve azabın şerrinden Seni korusun. ﺍَﺣْﺮُﻑُ ﻋُﺠْﻢٍ ﺳُﻄِّﺮَﺕْ ﺗَﺴْﻄ۪ﻴﺮًﺍ ﺑِﺖَّ ﺑِﻬَﺎ ﺍﻻﺎَﻣ۪ﻴﺮُ ﻭَﺍﻟْﻔَﻘ۪ﻴﺮَﺍ "Yani, ecnebi hurufarı bin üçyüz kırksekizde (1348) tamim edilecek, çoluk-çocuk, emirler ve fakirler icbar suretinde gece dersleriyle öğrenmeye çalışacaklar." ﺳُﻄِّﺮَﺕْ ﺗَﺴْﻄ۪ﻴﺮًﺍ (Ecnebî harfleri gece dersleriyle) öğrenilmeğe çalışılacak. ﻳَﺎ ﻣﺪْﺭِﻛًﺎ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ ﺍﻟﺰَّﻣَﺎﻥِ Ey fitne ve dalâlet asrına erişen! (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 120) ﻳَﺎ ﺳَﻌ۪ﻴﺪُ ﻣُﺪْﺭِﻛًﺎ ﻟِﺬٰﻟِﻚَ ﺍﻟﺰَّﻣَﺎﻥِ Ey o fitne ve felâket asrına yetişen Said! ﻣُﺪْﺭِﻛًﺎ İdrak eden, erişen. ﺩَﺭْﻛًﺎ "Kürd kalbidir. (Yani; tersinden okunuşudur.)" ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨَّﺎﺭُ ﺍُﺧْﻤِﺪَﺕْ Onunla fitne ve dalâlet ateşi söndürülecek. ﺍَﻟْﻘَﺴَﻢُ ﺍﻟْﺠَﺎﻣِﻊُ ﻭَﺍﻟﺪَّﻋْﻮَﺓُ ﺍﻟﺸَّﺮ۪ﻳﻔَﺔُ ﻭَﺍﻻﺎِﺳْﻢُ ﺍﻻﺎَﻋْﻈَﻢُ Geniş mânâları içeren kasem, kıymetli dua ve İsm-i Âzam... ﺍِﻥَّ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟﺪَّﻋْﻮَﺓَ ﺍﻟﺸَّﺮ۪ﻳﻔَﺔَ ﻭَ ﺍﻟْﻮِﻓْﻖَ ﺍﻟْﻌَﻈ۪ﻴﻢَ ﻭَ ﺍﻟْﻘَﺴَﻢَ ﺍﻟْﺠَﺎﻣِﻊَ ﻭَ ﺍﻻﺎِﺳْﻢَ ﺍﻻﺎَﻋْﻈَﻢَ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﺮَّ ﺍﻟْﻤَﻜْﻨُﻮﻥَ ﺍﻟْﻤُﻌَﻈَّﻢَ ﺑِﻼﺎ ﺷَﻚٍّ ﻛَﻨْﺰٌ ﻣِﻦْ ﻛُﻨُﻮﺯِ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ ﻭَ ﺍﻻﺎٰﺧِﺮَﺓِ Hiç şüphesiz bu kıymetli münacat ve muazzam dua ve geniş mânâlar ihtivâ eden kasem ve İsm-i Âzam ve bu büyük gizli sır, dünya ve âhiret hazinelerinden bir hazinedir. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 121) ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺳِﺮًّﺍ ﺑَﻴَﺎﻧَﺔً ٭ ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﺴُّﺮْﺝِ ﺳِﺮًّﺍ ﺗَﻨَﻮَّﺭَﺕْ Sirâcü'n-Nur gizliden gizliye yanıp yayılıyor; Sirâcü's-Sürc (Kandiller Kandili), gizliden gizliye yanıp aydınlanıyor. ﺑِﻨُﻮﺭِ ﺟَﻼﺎﻝٍ ﺑَﺎﺯِﺥٍ ﻭَ ﺷَﺮَﻧْﻄَﺦٍ ٭ ﺑِﻘُﺪُّﻭﺱِ ﺑَﺮْﻛُﻮﺕٍ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻨَّﺎﺭُ ﺍُﺧْﻤِﺪَﺕْ Sonsuz izzet, azamet, celâl ve kibriya sahibi, bütün kusur ve noksanlıklardan münezzeh olan Zât-ı Rahîm'in nuruyla küfrün ateşi söndürülür. ﺑِﻴَﺎﻩٍ ﻭَﻳَﺎ ﻳُﻮﻩٍ ﻧَﻤُﻮﻩٍ ﺍَﺻَﺎﻟِﻴًﺎ ٭ ﺑِﻄَﻤْﻄَﺎﻡٍ ﻣِﻬْﺮَﺍﺵٍ ﻟِﻨَﺎﺭِ ﺍﻟْﻌِﺪَﺍﺳَﻤَﺖْ Ma'bûd-u bilhak (el-İlâh) Hû, Samed, Zü'l-Batş (Düşmanlarını kıskıvrak yakalayan), Cebbar (Hükmüne karşı konulmaz) ve Halîm olan Zâtın yardımıyla (o nûr) düşmanlarının ateşini bastıracak. ﺑِﻬَﺎﻝٍ ﺍَﻫ۪ﻴﻞٍ ﺷَﻠْﻊٍ ﺷَﻠْﻌُﻮﺏٍ ﺷَﺎﻟِﻊٍ ٭ ﻃَﻬِﻰٍّ ﻃَﻬُﻮﺏٍ ﻃَﻴْﻄَﻬُﻮﺏٍ ﻃَﻴَﻄَّﻬَﺖْ ﺍَﻧُﻮﺥٍ ﺑِﻴَﻤْﻠُﻮﺥٍ ﻭَ ﺍَﺑْﺮُﻭﺥٍ ﺍُﻗْﺴِﻤَﺖْ ٭ ﺑِﺘَﻤْﻠ۪ﻴﺦِ ﺍٰﻳَﺎﺕٍ ﺷَﻤُﻮﺥٍ ﺗَﺸَﻤَّﺨَﺖْ ﺍَﺑَﺎﺯ۪ﻳﺦَ ﺑَﻴْﺬُﻭﺥٍ ﻭَ ﺫَﻳْﻤُﻮﺥٍ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ ٭ ﺧَﻤَﺎﺭُﻭﺥٍ ﻳَﺸْﺮُﻭﺥٍ ﺑِﺸَﺮْﺥٍ ﺗَﺸَﻤَّﺨَﺖْ ٭ ﺑِﺒَﻠْﺦٍ ﻭَ ﺳِﻤْﻴَﺎﻥٍ ﻭَ ﺑَﺎﺯُﻭﺥٍ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ ﺑِﺬَﻳْﻤُﻮﺥٍ ﺍَﺷْﻤُﻮﺥٍ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻜَﻮْﻥُ ﻋُﻤِّﺮَﺕْ ٭ ﺑِﺸَﻠْﻤَﺨَﺖٍ ﺍِﻗْﺒَﻞْ ﺩُﻋَٓﺎﺋ۪ﻰ Nurun kandili gizli olarak yakılıp apaçık aydınlatılır. Kandiller kandili gizli olarak tutuşturulur; o da tenevvür eder. Celâl ve Hâlık isimlerinin nuru, Kuddüs isminin bereketi ve kibriyan ile dalâlet ve fitne ateşi söndürülür. Allah, Hû, Samed, Kahhar isimleriyle ve savaş deniziyle, yükselen düşmanlık ateşi söndürülür. Allah, Hak, Cemîl, Vedûd ve Mucîb isimlerinin hürmetine; Mürîd, Cemîl, Zahir isminle taksim edilen, yüce olan ve yüceltilen ayetlerin (ve tefsirlerinin) şanı hürmetine... ﺑِﺘَﻤْﻠ۪ﻴﺦِ ﺍٰﻳَﺎﺕٍ ﺷَﻤُﻮﺥٍ ﺗَﺸَﻤَّﺨَﺖْ Yüce olan ve yüceltilen ayetlerin (ve tefsirlerinin) şanı hürmetine. ﺑِﺘَﻤْﻠ۪ﻴﺦِ ﺍٰﻳَﺎﺕٍ Yüce olan ve yüceltilen ayetlerin (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 122) ﺑِﺤَﻖِّ ﺗَﺒَﺎﺭَﻙَ Mülk Sûresi (Tebareke) hakkı için. ﺍَﺑَﺎﺯ۪ﻳﺦَ ﺑَﻴْﺬُﻭﺥٍ ﻭَ ﺫَﻳْﻤُﻮﺥٍ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ .......................... ﺑِﺒَﻠْﺦٍ ﻭَ ﺳِﻤْﻴَﺎﻥٍ ﻭَ ﺑَﺎﺯُﻭﺥٍ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ .......................... ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ Ondan sonra. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 123) ﺧَﻤَﺎﺭُﻭﺥٍ ﻳَﺸْﺮُﻭﺥٍ ﺑِﺸَﺮْﺥٍ ﺗَﺸَﻤَّﺨَﺖْ .................. ﺫَﻳْﻤُﻮﺥٍ ﺍَﺷْﻤُﻮﺥٍ ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻜَﻮْﻥُ ﻋُﻤِّﺮَﺕْ "Yani "İsm-i Adl ve ism-i Hakemin tecellîsiyle ve adalet ve mizanıyla ve intizam ve hikmetiyle dünya tamir edilir, tahripten kurtulur." ﺑِﻪِ ﺍﻟْﻜَﻮْﻥُ ﻋُﻄِّﺮَﺕْ "O iki ismin râyiha-i tayyibesiyle ve çok hoş kokularıyla, dünya güzel kokular alır, attar dükkânı gibi râyiha-i tayyibe verir." ﺫَﻳْﻤُﻮﺥٍ İsm-i Adl.. ﺍَﻗِﺪْ ﻛَﻮْﻛَﺒِﻰ Yıldızımı parlat. ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ Siracü'n-Nur (nur kandili) yanıp parlıyor. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 124) ﻓَﻴَﺎ ﺣَﺎﻣِﻞَ ﺍﻻﺎِﺳْﻢِ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﺟَﻞَّ ﻗَﺪْﺭُﻩُ Ey kadri yüce olan ismin taşıyıcısı! ﺍَﻻﺎِﺳْﻢُ ﺍﻟْﻤُﻌَﻈَّﻢُ Muazzam isim. ﺑَﺪَﺋْﺖُ ﺑِﺒِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺭُﻭﺣ۪ﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻫْﺘَﺪَﺕْ ٭ ﺍِﻟٰﻰ ﻛَﺸْﻒِ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭٍ ﺑِﺒَﺎﻃِﻨِﻪِ ﺍﻧْﻄَﻮَﺕْ "Hazine-i esrar olan ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ ile başladım. Ruhum, onunla o hazineyi keşfetti" ﺑِﻮَﺍﺡِ ﺍﻟْﻮَﺣَﺎ ﺑِﺎﻟْﻔَﺘْﺢِ ﻭَﺍﻟﻨَّﺼْﺮِ ﺍَﺳْﺮَﻋَﺖْ .................. ﺍِﺫَﺍ ﺟَٓﺎﺀَ ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺍﻟْﻔَﺘْﺢُ Allah'ın yardımı ve fetih geldiği zaman. (Nasr Sûresi, 110:1) (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 125) ﺍَﻗِﺪْ ﻛَﻮْﻛَﺒ۪ﻰ ﺑِﺎﻻﺎِﺳْﻢِ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻭَ ﺑَﻬْﺠَﺔً ٭ ﻣَﺪَﻯ ﺍﻟﺪَّﻫْﺮِ ﻭَ ﺍﻻﺎَﻳَّﺎﻡِ ﻳَﺎ ﻧُﻮﺭُ ﺟَﻠْﺠَﻠَﺖْ Yâ Rab! Nur isminle ve cemâlinle parlat yıldızımı, .. Günler ve asırlar boyunca Sensin buna kādir olan ey Nur. ﺍَﻗِﺪْ ﻛَﻮْﻛَﺒِﻰ ﺑِﺎﻻﺎِﺳْﻢِ ﻧُﻮﺭًﺍ Yâ Rab! Nur isminle ve cemâlinle parlat yıldızımı parlat. ﺑِﺎٰﺝٍ ﺍَﻫُﻮﺝٍ ﺟَﻠْﻤَﻬُﻮﺝٍ ﺟَﻼﺎﻟَﺔٍ ٭ ﺟَﻠ۪ﻴﻞٍ ﺟَﻠْﺠَﻠَﻴُّﻮﺕٍ ﺟَﻤَﺎﻩٍ ﺗَﻤَﻬْﺮَﺟَﺖْ ﺑِﺘَﻌْﺪَﺍﺩِ ﺍَﺑْﺮُﻭﻡٍ ﻭَ ﺳِﻤْﺮَﺍﺯٍ ﺍَﺑْﺮَﻡٍ ٭ ﻭَ ﺑَﻬْﺮَﺓِ ﺗِﺒْﺮ۪ﻳﺰٍ ﻭَ ﺍُﻡٍّ ﺗَﺒَﺮَّﻛَﺖْ (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 126) ﺍَﻗِﺪْ ﻛَﻮْﻛَﺒِﻰ Yıldızımı parlat. ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ Siracü'n-Nur (nur kandili) yanıp parlıyor. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 127) ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎٰﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮَﻯ ﺍَﻣِﻨّ۪ﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺠَﺖْ Yâ Rab! Âyetü'l-Kübrâ hakkı için beni bütün sıkıntılardan kurtar, eman ve emniyet ver. ﻭَ ﺑِﺤَﻖِّ ﻓَﻘَﺞٍ ﻣَﻊَ ﻣَﺨْﻤَﺔٍ ﻳَٓﺎ ﺍِﻟٰﻬَﻨَﺎ ﻭَ ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧ۪ﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ Güzel isimlerin ile beni sıkıntı ve perişaniyetten koru. ﺣُﺮُﻭﻑٌ ﻟِﺒَﻬْﺮَﺍﻡٍ ﻋَﻠَﺖْ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻣَﺨَﺖْ ﻭَ ﺍﺳْﻢُ ﻋَﺼَﺎ ﻣُﻮﺳٰﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻈُّﻠْﻤَﺖُ ﺍﻧْﺠَﻠَﺖْ Öyle nurlu harfler ki Mars yıldızı gibi yücedir. Asâ-yı Mûsa ismiyle karanlıklar dağılır. ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧ۪ﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ Esma-i Hüsna hakkı için beni teşettütten, perişaniyetten koru, kurtar. ﺣُﺮُﻭﻑٌ ﻟِﺒَﻬْﺮَﺍﻡٍ ﻋَﻠَﺖْ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻣَﺨَﺖْ Öyle nurlu harfler ki Mars Yıldızı gibi yücedir. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 128) ﻭَ ﺍﺳْﻢُ ﻋَﺼَﺎ ﻣُﻮﺳٰﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻈُّﻠْﻤَﺖُ ﺍﻧْﺠَﻠَﺖْ Asâ-yı Mûsa ismiyle bütün karanlıklar dağılır. ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎٰﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮٰﻯ Âyetü'l-Kübrâ hakkı için.. ﻣُﺴْﺘَﺘْﺒِﻌَﺎﺕُ ﺍﻟﺘَّﺮَﺍﻛِﻴﺐِ Sözdeki birbirine bağlı, işaretli manalar; telvihler, telmihler gibi. ﻭَ ﺑِﺎﻻﺎٰﻳَﺔِ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮٰﻯ ﺍَﻣِﻨّ۪ﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻔَﺠَﺖْ Ayet-ül Kübra hakkı için: "Ya Rab! Beni kurtar, eman ve emniyet ver" ﻭَ ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ Esma-i Hüsnanın, güzel isimlerinin hakkı için. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 129) ﻭَ ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧ۪ﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ Esma-i Hüsna hakkı için beni teşettütten, perişaniyetten koru, kurtar. ﺑَﺪَﺋْﺖُ ﺑِﺒِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺭُﻭﺣ۪ﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻫْﺘَﺪَﺕْ ٭ ﺍِﻟٰﻰ ﻛَﺸْﻒِ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭٍ ﺑِﺒَﺎﻃِﻨِﻪِ ﺍﻧْﻄَﻮَﺕْ "Hazine-i esrar olan ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ ile başladım. Ruhum, onunla o hazineyi keşfetti" (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 130) ﺑِﺎَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻚَ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ ﺍَﺟِﺮْﻧ۪ﻰ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﺘَﺖْ Esma-i Hüsna hakkı için beni teşettütten, perişaniyetten koru, kurtar. ﺣُﺮُﻭﻑٌ ﻟِﺒَﻬْﺮَﺍﻡٍ ﻋَﻠَﺖْ ﻭَ ﺗَﺸَﺎﻣَﺨَﺖْ Öyle nurlu harfler ki Mars yıldızı gibi yücedir. ﻭَﺍﺳْﻢُ ﻋَﺼَﺎ ﻣُﻮﺳٰﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻟﻈُّﻠْﻤَﺖُ ﺍﻧْﺠَﻠَﺖْ Asâ-yı Mûsa ismiyle bütün karanlıklar dağılır. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 131) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻻﺎ ﺗَُﺎﺧِﺬْﻧَٓﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴ۪ﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlediysek bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi, 2:286) (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 130) ﻭَ ﺍَﻣَّﺎ ﺑِﻨِﻌْﻤَﺔِ ﺭَﺑِّﻚَ ﻓَﺤَﺪِّﺙْ Rabbinin nimetini de yâd et. (Duhâ Sûresi, 93:11) ﺭُﻭﺣ۪ﻰ ﺑِﻪِ ﺍﻫْﺘَﺪَﺕْ ﺍِﻟٰﻰ ﻛَﺸْﻒِ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭٍ ﺑِﺒَﺎﻃِﻨِﻪِ ﺍﻧْﻄَﻮَﺕْ İçinde sırların dürülü olduğu hazinelerin keşfine ruhum onunla ulaştı. ﻭَﺍَﻣْﻨِﺤْﻨ۪ﻰ ﻳَﺎ ﺫَﺍ ﺍﻟْﺠَﻼﺎﻝِ ﻛَﺮَﺍﻣَﺔً ٭ ﺑِﺎَﺳْﺮَﺍﺭِ ﻋِﻠْﻢٍ ﻳَﺎ ﺣَﻠ۪ﻴﻢُ ﺑِﻚَ ﺍﻧْﺠَﻠَﺖْ Ey celâl sahibi Allah'ım, bana ilmin sırlarını lütfunla bildir, Seninle anlaşılır onlar ya Halîm! ﻣَﻘَﺎﻝُ ﻋَﻠِﻰٍّ ﻭَ ﺍﺑْﻦِ ﻋَﻢِّ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ٭ ﻭَ ﺳِﺮُّ ﻋُﻠُﻮﻡٍ ﻟِﻠْﺨَﻼﺎﺋِﻖِ ﺟُﻤِّﻌَﺖْ Bu sözler Muhammedin (a.s.m.) amcasının oğlu Ali'nindir (r.a.) ve yaratılmış olan herşey hakkındaki ilimlerin sırlarını toplamıştır. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 134) ﻭَ ﺳِﺮُّ ﻋُﻠُﻮﻡٍ ﻟِﻠْﺨَﻼﺎﺋِﻖِ ﺟُﻤِّﻌَﺖْ Yaratılmış olan herşey hakkındaki ilimlerin sırlarını toplamıştır. ﺗُﻘَﺎﺩُ ﺳِﺮَﺍﺝُ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ Nurun kandili tutuşturulur. ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ Ondan sonra. ﻭَ ﺫَﻳْﻤُﻮﺥٍ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ "Adl" ismi ve ondan sonra. Yirmiyedinci Söz'ün zeyline işaret: Sahabeler hakkında. ﻭَ ﺑَﺎﺯُﻭﺥٍ ﺑَﻌْﺪَﻫَﺎ Otuzbirinci Söz'ün zeyline işaret: Şakk-ı Kamer Mu'cizesine dair. ﻭَ ﺑِﺴُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟﺘَّﻬْﻤ۪ﻴﺰِ Tehmiz (Hümeze) Sûresi. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 135) ﻻﺎ ﻳَﻌْﻠَﻢُ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Gaybı Allah'tan başka kimse bilmez. ﻭَﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻋْﻠَﻢُ ﺑِﺎﻟﺼَّﻮَﺍﺏِ Doğrusunu Allah bilir. ﺍَﺳﺘَﻐْﻔِﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﻣِﻦْ ﺧَﻄَﺎﺋ۪ﻰ ﻭَﺧَﻄ۪ﻴﺌَﺎﺗ۪ﻰ ﻭَ ﻣِﻦْ ﺳَﻬْﻮ۪ﻯ ﻭَﻏَﻠَﻄَﺎﺗ۪ﻰ ﻭَﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻋَﻠٰﻰ ﻧِﻌْﻤَﺔِ ﺍﻻﺎ۪ﻳﻤَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺑِﻌَﺪَﺩِ ﺣَﺎﺻِﻞِ ﺿَﺮْﺏِ ﺣُﺮُﻭﻑِ ﺭَﺳَﺎﺋِﻞِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺍﻟْﻤَﻘْﺮُﻭﺋَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻜْﺘُﻮﺑَﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﺘَﻤَﺜِّﻠَﺔِ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻬَﻮَﺍﺀِ ﻓِﻰ ﻋَﺎﺷِﺮَﺍﺕِ ﺩَﻗَﺎﺋِﻖِ ﺣَﻴَﺎﺗ۪ﻰ ﻓِﻰ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ ﻭَ ﺍﻟْﺒَﺮْﺯَﺥِ ﻭَ ﺍﻻﺎٰﺧِﺮَﺓِ Hatâ ve günahlarımdan, yanılgı ve yanlışlıklarımdan dolayı Allah'tan mağfiret diliyorum. Risale-i Nur'un okunan, yazılan ve havada temessül eden harflerinin dünyada, berzahta ve âhiretteki hayatımın dakikalarının âşireleriyle çarpımından çıkan netice kadar, iman ve Kur'ân nimetinden dolayı Allah'a hamd olsun. ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠٰﻰ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻭَﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪِ ﻭَ ﺍَﺻْﺤَﺎﺑِﻪِ ﺑِﻌَﺪَﺩِﻫَﺎ ﻭَﺍﺭْﺣَﻤْﻨَﺎ ﻭَ ﺍﺭْﺣَﻢْ ﻃَﻠَﺒَﺔَ ﺭَﺳَٓﺎﺋِﻞِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﺑِﻌَﺪَﺩِﻫَﺎ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ Allah'ım Muhammed Aleyhisselâtü Vesselâma, Onun âl ve ashabına da o kadar salât ve selam et. Bize ve Nur talebelerine de o kadar rahmet eyle. Âmin. Hamd Âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. (Bakara Sûresi, 2:32) ﻳٰﺲٓ Yâ - Sin.. ﻭَ ﻛَﺎﻑٍ ﻭَ ﻫَﺎ ﻳَﺎﺀٍ ﻭَ ﻋَﻴْﻦٍ ﻭَ ﺻَﺎﺩِﻫَﺎ ﻛٓﻬٰﻴٰﻌٓﺺٓ Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd. (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 136) ﺍَﻟْﺨِﻼﺎﻓَﺔُ ﺑَﻌْﺪ۪ﻯ ﺛَﻼﺎﺛُﻮﻥَ ﺳَﻨَﺔً Benden sonra hilâfet otuz sene devam edecektir." Müsned, 5:220, 221, 273; Ebu Davud, Sünnet: 8; Tirmizi, Fiten: 48. ﺛَﻼﺎﺛُﻮﻥَ Otuz. ﺛَﻼﺎﺛُﻮﻥَ ﺳَﻨَﺔً Otuz sene. ﺍِﻧَّﺎ ﻓَﺘَﺤْﻨَﺎﻟَﻚَ Biz sana (fetih yolu) açtık. (Fetih Sûresi, 48:1) (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 137) ﻭَ ﺍِﻥِ ﺍﺳْﺘَﻘَﺎﻣَﺖْ ﺍُﻣَّﺘ۪ﻰ ﻓَﻠَﻬَﺎ ﻳَﻮْﻡٌ ﻭَ ﺍِﻻَﺎ ﻓَﻨِﺼْﻒُ ﻳَﻮْﻡٍ Eğer ümmetim istikamet üzere olursa ömrü (İslâmiyetin hakimiyeti) bir gün (bin sene), aksi halde yarım gün (beş yüz sene) olacaktır. ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﺨِﻼﺎﻓَﺔَ ﺑَﻌْﺪ۪ﻯ Benden sonra hilafet.. ﺍِﻥَّ Muhakkak. ﺍَﻟْﺨِﻼﺎﻓَﺔَ Hilafet. ﺑَﻌْﺪ۪ﻯ Benden sonra. ﺍِﻥَّ ﺍَﻟْﺨِﻼﺎﻓَﺔَ Muhakkak hilafet.. ﺛَﻼﺎﺛُﻮﻥَ ﺳَﻨَﺔً Otuz sene. ﺛَﻼﺎﺛُﻮﻥَ Otuz ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki, Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32) (Sikke-i Tasdîk-i Gaybî sh: 138)