Onüçüncü Söz
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.35
Onüçüncü Söz, 1926-1934 yılları arasında Barla'da telif edilmiştir. İkinci Makamı ise; muhtelif lahika mektupları ve Meyve Risalesinden ve 1948-49 yıllarında Afyon Hapishanesinde mahpuslara hitaben yazılanlar ve Emirdağ'ında 1941 de yazılan Hüve Nüktesinden ibarettir. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﻭَﻧُﻨَﺰِّﻝُ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﻣَﺎ ﻫُﻮَ ﺷِﻔَٓﺎﺀٌ ﻭَﺭَﺣْﻤَﺔٌ ﻟِﻠْﻤُْﻤِﻨ۪ﻴﻦَ Biz Kur'ân'dan mü'minler için bir şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz. (İsrâ Sûresi, 17:82) ﻭَﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﻨَﺎﻩُ ﺍﻟﺸِّﻌْﺮَ ﻭَﻣَﺎ ﻳَﻨْﺒَﻐ۪ﻰ ﻟَﻪُ Biz Peygambere şiir öğretmedik; bu Ona yakışmaz da. (Yâsin Sûresi, 36:69) (Sözler sh: 138) ﻭَﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﻨَﺎﻩُ ﺍﻟﺸِّﻌْﺮَ ﻭَﻣَﺎ ﻳَﻨْﺒَﻐ۪ﻰ ﻟَﻪُ Biz Peygambere şiir öğretmedik; bu Ona yakışmaz da. (Yâsin Sûresi, 36:69) ﻭَﻣَﺎ ﻳَﻨْﺒَﻐ۪ﻰ ﻟَﻪُ Bu Ona yakışmaz da. (Yâsin Sûresi, 36:69) ﻳَﻮْﻡَ ﻧَﻄْﻮِﻯ ﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀَ ﻛَﻄَﻰِّ ﺍﻟﺴِّﺠِﻞِّ ﻟِﻠْﻜُﺘُﺐِ O gün semâyı, kitap sahifelerini dürer gibi düreriz. (Enbiyâ Sûresi, 21:104) ﻳُﻐْﺸِﻰ ﺍﻟَّﻴْﻞَ ﺍﻟﻨَّﻬَﺎﺭَ ﻳَﻄْﻠُﺒُﻪُ ﺣَﺜ۪ﻴﺜًﺎ O, gündüzü, peşi sıra kovalayan gece ile örter. (A'râf Sûresi, 7:54) (Sözler sh: 139) ﺍِﻥْ ﻛَﺎﻧَﺖْ ﺍِﻻَﺎ ﺻَﻴْﺤَﺔً ﻭَﺍﺣِﺪَﺓً ﻓَﺎِﺫَﺍﻫُﻢْ ﺟَﻤ۪ﻴﻊٌ ﻟَﺪَﻳْﻨَﺎ ﻣُﺤْﻀَﺮُﻭﻥَ Tek bir sesledir ki, onların hepsi birden toplanıp huzurumuza getirilirler. (Yâsin Sûresi, 36:53) ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﻣَﺎ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﺍﻟْﻤَﻠِﻚِ ﺍﻟْﻘُﺪُّﻭﺱِ ﺍﻟْﻌَﺰ۪ﻳﺰِ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢِ Göklerde ne var, yerde ne varsa, herşeyin hakikî sahibi olan, her türlü noksandan münezzeh bulunan, kudreti herşeye galip olan ve hikmeti herşeyi kuşatan Allah'ı tesbih eder. (Cum'a Sûresi, 62:1) ﻳُﺴَﺒِّﺢُ Tesbih eder, Tesbih ediyor ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽُ Yedi gökler ve yer ve onların içindekiler Onu (Allah'ı) tesbih eder. (İsrâ Sûresi, 17:44) (Sözler sh: 140) ﻭَ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ En yüce sıfatlar, misaller Allah'ındır. (Nahl Sûresi, 16:60) ﻳَﺤُﻮﻝُ ﺑَﻴْﻦَ ﺍﻟْﻤَﺮْﺀِ ﻭَﻗَﻠْﺒِﻪ۪ Allah, kişi ile onun kalbi arasına girer. (Enfâl Sûresi, 8:24) ﻓَﺎﻟِﻖُ ﺍﻟْﺤَﺐِّ ﻭَﺍﻟﻨَّﻮٰﻯ Daneleri ve çekirdekleri çatlatan Allah. (En'âm Sûresi, 6:95) ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻳُﺼَﻮِّﺭُﻛُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺣَﺎﻡِ ﻛَﻴْﻒَ ﻳَﺸَٓﺎﺀُ Annelerinizin rahimlerinde size kendi dilediği gibi bir şekil veren de Odur. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:6) ﻭَﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕُ ﻣَﻄْﻮِﻳَّﺎﺕٌ ﺑِﻴَﻤ۪ﻴﻨِﻪ۪ Gökler Onun kudret elinde dürülmüştür. (Zümer Sûresi, 39:67) ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽَ ﻓ۪ﻰ ﺳِﺘَّﺔِ ﺍَﻳَّﺎﻡٍ Gökleri ve yeri altı günde yaratan Odur. (Hûd Sûresi, 11:7) ﻭَ ﺳَﺨَّﺮَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲَ ﻭَﺍﻟْﻘَﻤَﺮَ Güneşi ve ayı da emrine boyun eğdirdi. (Ra'd Sûresi, 13:2) (Sözler sh: 141) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟَّﺬ۪ٓﻯ ﺍَﻧْﺰَﻝَ ﻋَﻠٰﻰ ﻋَﺒْﺪِﻩِ ﺍﻟْﻜِﺘَﺎﺏَ ﻭَﻟَﻢْ ﻳَﺠْﻌَﻞْ ﻟَﻪُ ﻋِﻮَﺟًﺎ Hamd o Allah'a mahsustur ki, Kuluna kitabı indirmiş ve o kitapta hiçbir tezat ve eğriliğe yer vermemiştir. (Kehf Sûresi, 18:1) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﻳَﺎ ﻣُﻨْﺰِﻝَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺑِﺤَﻖِّ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﻭَ ﺑِﺤَﻖِّ ﻣَﻦْ ﺍُﻧْﺰِﻝَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥُ ﻧَﻮِّﺭْ ﻗُﻠُﻮﺑَﻨَﺎ ﻭَ ﻗُﺒُﻮﺭَﻧَﺎ ﺑِﻨُﻮﺭِ ﺍﻻﺎ۪ﻳﻤَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ ﻳَﺎ ﻣُﺴْﺘَﻌَﺎﻥُ Ey Kur'ân'ı indiren Allahım! Kur'ân'ın ve kendisine Kur'ân indirilen Zâtın hakkı için, kalblerimizi ve kabirlerimizi iman ve Kur'ân nuruyla nurlandır. Âmin, ey kendisinden istimdad edilen Müsteân! (Sözler sh: 142) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla (Sözler sh: 147) ﺍَﻟﺮَّﺍﺿ۪ﻰ ﺑِﺎﻟﻀَّﺮَﺭِ ﻻﺎ ﻳُﻨْﻈَﺮُ ﻟَﻪُ Şer'î bir kaidedir: "Zarara kendi rızasıyla girene merhamet edilmez." (Sözler sh: 148) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. (Sözler sh: 150) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi; üzerinize olsun. (Sözler sh: 152) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺍَﺑَﺪًﺍ ﺩَﺍﺋِﻤًﺎ Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi; sonsuza kadar sürekli üzerinize olsun. (Sözler sh: 153) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) (Sözler sh: 158) ﺭَﺏُّ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ Göklerin ve yerin Rabbi. (Ra'd Sûresi, 13:16) ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽَ Gökleri ve yeri yarattı. (En'âm Sûresi, 6:1) ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Allah'dan başka hiçbir ilâh yoktur. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz, Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. (Bakara Sûresi, 2:32) (Sözler sh: 160) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺍَﺑَﺪًﺍ ﺩَﺍﺋِﻤًﺎ Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi; sonsuza kadar sürekli üzerinize olsun. ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. (Bakara Sûresi, 2:163; Âl-i İmrân Sûresi, 3:2; Haşir Sûresi, 59:22) ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ De ki: O Allah'tır. (İhlâs Sûresi, 112:1) ﻫُﻮَ Hû (O, Allah) (Sözler sh: 161) ﻫُﻮَ Hû (O, Allah) ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. (Bakara Sûresi, 2:163; Âl-i İmrân Sûresi, 3:2; Haşir Sûresi, 59:22) ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ De ki: O Allah'tır. (İhlâs Sûresi, 112:1) (Sözler sh: 162) ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. (Bakara Sûresi, 2:163; Âl-i İmrân Sûresi, 3:2; Haşir Sûresi, 59:22) ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ De ki: O Allah birdir, heryerde görünür herşeyle bilinir. (İhlâs Sûresi, 112:1) ﻫُﻮَ Hû (O, Allah) (Sözler sh: 163)