Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Onikinci Söz

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.34

Onikinci Söz, 1926-1934 yılları arasında Barla'da telif edilmiştir. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﻭَﻣَﻦْ ﻳُْﺖَ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔَ ﻓَﻘَﺪْ ﺍُﻭﺗِﻰَ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻛَﺜ۪ﻴﺮًﺍ Kime hikmet verilmişse, işte ona pek çok hayır verilmiştir. (Bakara Sûresi, 2:269) (Sözler sh: 134) ﺣَﺪَّﺛَﻨﻰ۪ ﻗَﻠْﺒﻰ۪ ﻋَﻦْ ﺭَﺑّ۪ﻰ Kalbim benim Rabbimden haber veriyor. (İbnü'l-Cevzî, Telbîsü İblîs s.217, 390, 450, 451; İbni Kayyım, İğasetü'l-Lehefân 1:123; İbni Kayyım, Medâricü's-Sâlikîn 1:40, 3:412; İbni Hacer, Fethu'l-Bârî 11:345; İbni Hacer, el-İsâbe, 2:528) (Sözler sh: 135) ﻭَﻋِﻨْﺪَﻩُ ﻣَﻔَﺎﺗِﺢُ ﺍﻟْﻐَﻴْﺐِ Gaybın anahtarları Allah katındadır. (En'âm Sûresi, 6:59) ﻗُﻞِ ﺍﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﻣَﺎﻟِﻚَ ﺍﻟْﻤُﻠْﻚِ De ki: Ey mülkün hakikî sahibi olan Allahım! (Âl-i İmrân Sûresi, 3:26) ﻳُﻐْﺸِﻰ ﺍﻟَّﻴْﻞَ ﺍﻟﻨَّﻬَﺎﺭَ ﻳَﻄْﻠُﺒُﻪُ ﺣَﺜ۪ﻴﺜًﺎ ﻭَﺍﻟﺸَّﻤْﺲَ ﻭَﺍﻟْﻘَﻤَﺮَ ﻭَﺍﻟﻨُّﺠُﻮﻡَ ﻣُﺴَﺨَّﺮَﺍﺕٍ ﺑِﺎَﻣْﺮِﻩ۪ O, gündüzü, peşi sıra kovalayan gece ile örter. O, güneşi, ayı ve yıldızları da emrine boyun eğmiş olarak yarattı. (A'râf Sûresi, 7:54) ﻳَٓﺎ ﺍَﺭْﺽُ ﺍﺑْﻠَﻌ۪ﻰ ﻣَٓﺎﺀَ ﻙِ ﻭَﻳَﺎ ﺳَﻤَٓﺎﺀُ ﺍَﻗْﻠِﻌ۪ﻰ Ey yer, vazifen bitti suyunu yut. Ey gök, hacet kalmadı, yağmuru kes. (Hûd Sûresi, 11:44) ﺗُﺴَﺒِّﺢُ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕُ ﺍﻟﺴَّﺒْﻊُ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽُ ﻭَﻣَﻦْ ﻓ۪ﻴﻬِﻦَّ Yedi gökler ve yer ve onların içindekiler Onu tesbih eder. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﻣَﺎ ﺧَﻠْﻘُﻜُﻢْ ﻭَﻻﺎ ﺑَﻌْﺜُﻜُﻢْ ﺍِﻻَﺎ ﻛَﻨَﻔْﺲٍ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. (Lokman Sûresi, 31:28) ﺍِﻧَّﺎ ﻋَﺮَﺿْﻨَﺎ ﺍﻻﺎَﻣَﺎﻧَﺔَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻭَﺍﻟْﺠِﺒَﺎﻝِ Biz emaneti göklere, yere ve dağlara teklif ettik. (Ahzâb Sûresi, 33:72) ﻳَﻮْﻡَ ﻧَﻄْﻮِﻯ ﺍﻟﺴَّﻤَٓﺎﺀَ ﻛَﻄَﻰِّ ﺍﻟﺴِّﺠِﻞِّ ﻟِﻠْﻜُﺘُﺐِ O gün semâyı, kitap sahifelerini dürer gibi düreriz. (Enbiyâ Sûresi, 21:104) ﻭَﻣَﺎ ﻗَﺪَﺭُﻭﺍ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﺣَﻖَّ ﻗَﺪْﺭِﻩ۪ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽُ ﺟَﻤ۪ﻴﻌًﺎ ﻗَﺒْﻀَﺘُﻪُ ﻳَﻮْﻡَ ﺍﻟْﻘِﻴٰﻤَﺔِ Onlar Allah'ın kudret ve azametini hakkıyla bilemediler. Halbuki kıyamet gününde yeryüzü bütünüyle Onun tasarrufundadır. (Zümer Sûresi, 39:67) ﻟَﻮْ ﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎ ﻫٰﺬَﺍ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ﻋَﻠٰﻰ ﺟَﺒَﻞٍ ﻟَﺮَﺍَﻳْﺘَﻪُ Eğer biz bu Kur'ân'ı bir dağa indirseydik, elbette görürdün ki... (Haşir Sûresi, 59:21) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü, şükür ve minnet Allah'a mahsustur (Fâtiha Sûresi, 1:2; En'âm Sûresi, 6:1; Kehf Sûresi, 18:1; Sebe Sûresi, 34:1; Fâtır Sûresi, 35:1) ﺳَﺒَّﺢَ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ Tesbih etti, tesbih eder, ediyor. (Cum'a Sûresi, 62:1; Teğâbün Sûresi, 64:1) ﺍﻟٓﻢٓ ﺍﻟٓﺮٰ ﺣٰﻢٓ Surelerin başlarındaki huruf-u mukattaa İlahî bir şifredir. Hâs abdine, onlarla bazı işaret-i gaybiye veriyor. O şifrenin miftahı, o Abd-i Hâstadır, hem Onun veresesindedir. Mektubat (390) (Sözler sh: 136) ﺍَﻗْﺮَﺏُ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﻣِﻦْ ﺣَﺒْﻞِ ﺍﻟْﻮَﺭ۪ﻳﺪِ (Allah) Ona şahdamarından daha yakındır. (Kâf Sûresi, 50:16) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪ۪ ﻛَﻤَﺎ ﻳَﻠ۪ﻴﻖُ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻭَﺑِﺤُﺮْﻣَﺘِﻪ۪ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Allah'ım! Senin rahmetine ve Onun hürmetine nasıl yaraşırsa, Ona ve âline öylece salât ve selâm olsun. Âmin. (Sözler sh: 137)