Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.1038

(Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 289) ﻗَﺪْ ﻳُﻨْﻜِﺮُ ﺍﻟْﻤَﺮْﺀُ ﺿَﻮْﺀَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲِ ﻣِﻦْ ﺭَﻣَﺪٍ ٭ ﻭَﻳُﻨْﻜِﺮُ ﺍﻟْﻔَﻢُ ﻃَﻌْﻢَ ﺍﻟْﻤَﺎﺀِ ﻣِﻦْ ﺳَﻘَﻢٍ Gözlerindeki hastalıklarla bu hakikat güneşinin ziyasını görmezler ve dillerindeki marazla, ab-ı hâyât olan şu tatlı suyun lezzetini hissedip tatmazlar. ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻻﺎ ﺗَُﺎﺧِﺬْﻧَٓﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴ۪ﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ Ey Rabbimiz! Unutur veya hatâya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi, 2:286) ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz, Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Sen herşeyi hakkıyla bilir, her işi hikmetle yaparsın. (Bakara Sûresi, 2:32) (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 291) ﺍِﻧَّﺎ ﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎﻩُ ﻓﻰِ ﻟَﻴْﻠَﺔِ ﺍﻟْﻘَﺪْﺭِ Şüphesiz, Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. (Kadir Sûresi, 97:1) (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 292) ﺍِﻧَّﺎ ﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎﻩُ Şüphesiz, Biz, Onu indirdik. (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 295) ﻭَﻻﺎ ﺭَﻃْﺐٍ ﻭَﻻﺎ ﻳَﺎﺑِﺲٍ ﺍِﻻَﺎ ﻓﻰِ ﻛِﺘَﺎﺏٍ ﻣﺒِﻴﻦٍ Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır. (En'âm Sûresi, 6:59) (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 297) ﺍِﺫَﺍ ﺟَﺎﺀَ ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺍﻟْﻔَﺘْﺢُ Allah'ın yardımı ve fethi geldiği zaman. (Nasr Sûresi, 110:1) (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 298) ﺍِﻧَّﺎ ﻓَﺘَﺤْﻨَﺎﻟَﻚَ Biz Sana (ap açık bir fetih yolu) açtık. (Fetih Sûresi, 48:1) (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 299) ﻭَﺍﺳْﺘَﻐْﻔِﺮْﻩُ O'ndan bağışlama dile. ﻓَﺴَﺒِّﺢْ ﺑِﺤَﻤْﺪِ ﺭَﺑِّﻚَ ﻭَﺍﺳْﺘَﻐْﻔِﺮْﻩُ Artık tesbîh et Rabbına, hamdiyle ve mağfiretini dile, ﻓَﺴَﺒِّﺢْ ﺑِﺤَﻤْﺪِ ﺭَﺑِّﻚَ Rabbine hamd ederek tespihte bulun (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 300) ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﻳَﺪْﺧُﻠُﻮﻥَ ﻓِﻲ ﺩِﻳﻦِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ َﻓْﻮَﺍﺟًﺎ İnsanların Allah'ın (son) dinine bölük bölük akın ederek girdiğinde.. ﺍِﺫَﺍ ﺟَﺎﺀَ ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın yardımı geldiğinde.. ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın yardımı. (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 301) ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın yardımı ﻭَﺍﺳْﺘَﻐْﻔِﺮْﻩُ O'ndan bağışlama dile. ﻭَﺍﻟْﻔَﺘْﺢُ Ve Fetih (geldiğinde..) ﺍِﺫَﺍ ﺟَﺎﺀَ ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın yardımı geldiğinde.. ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺍﻟْﻔَﺘْﺢُ Allah'ın nusreti ve fethi (geldiği zaman.) (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 305) ِﻧَّﺎ َﻋْﻄَّﻴْﻨَﺎ Şüphesiz ki, Biz (Sana Kevser'i) verdik. (Kevser Sûresi, 108:1) ﻓَﺼَﻞِّ Rabb'ın için namaz kılmaya devam et ﻳَﺎ ﺭَﺏِّ ﺑِﺴِﺮِّ ﺳُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟْﻜَﻮْﺛَﺮِ ﻭَﺑِﺤُﺮْﻣَﺔِ ﺻَﺎﺣِﺐِ ﺍﻟْﻜَﻮْﺛَﺮِ ﺍَﺳْﻘِﻨَﺎ ﻭَﺭُﻓَﻘَﺎﺋَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﺎﺀِ ﺍﻟْﻜَﻮْﺛَﺮِ ﻓ۪ﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻤَﺤْﺸَﺮِ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦ Ya Rabbi Kevser Sûresinin sırrıyla, Kevserin Sahibinin hürmetine bizi ve arkadaşlarımızı mahşer gününde Kevser suyundan içir. Amin.. (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 311) ﺍِﻧَّﺎ ﻓَﺘَﺤْﻨَﺎﻟَﻚَ ﻓَﺘْﺤًﺎ ﻣُﺒِﻴﻨًﺎ Şüphesiz Biz Sana apaçık bir fetih verdik. (Fetih Sûresi, 48:1) (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 313) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺑِﺤُﺮْﻣَﺔِ ﺍﻟْﻔَﺎﺗِﺤَﺔِ ﺍﺟْﻌَﻞْ ﻓَﺎﺗِﺤَﺔَ ﺍَﻋْﻤَﺎﻟِﻨَﺎ ﻣِﻔْﺘَﺎﺡَ ﺍﻟْﻔَﺎﺗِﺤَﺔِ ﻭَﺍﺟْﻌَﻞْ ﺧَﺎﺗِﻤَﺔَ ﺍُﻣُﻮﺭِﻧَﺎ ﻓَﺎﺗِﺤَﺔَ ﺍﻟْﻔَﺎﺗِﺤَﺔِ ﺍَﻋْﻨ۪ﻰ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ Ey Allah'ım! Fatiha Sûresinin hürmetine amellerimizin başlangıcını Fatiha Sûresi anahtarıyla aç. Ve yine amellerimizin sonunu da Fatiha Sûresi anahtarıyla yani "Elhamdü lillahi Rabbil âlemin.." ile mühürle.. (Mu'cizat-ı Kur'aniye Risalesi sh: 328) ﺍِﻋْﻠَﻢْ ﺍَﻥَّ ﻣِﻦْ ﻟَﻄَﺎﺋِﻒِ ﺍِﻋْﺠَﺎﺯِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﻭَ ﻣِﻦْ ﺩَﻻﺎﺋِﻞِ ﺍَﻧَّﻪُ ﺭَﺣْﻤَﺔٌ ﻋَﺎﻣَّﺔٌ ﻟِﻠْﻜَﺎﻓَّﺔِ ﺍَﻧَّﻪُ ﻛَﻤَﺎ ﺍَﻥَّ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍَﺣَﺪٍ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻢِ ﻋَﺎﻟَﻤﺎً ﻳَﺨُﺼُّﻪُ ﻛَﺬٰﻟِﻚَ ﻟِﻜُﻞِّ ﺑِﺎِﻋْﺘِﺒَﺎﺭِ ﻣَﺸْﺮَﺑِﻪ۪ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﻗُﺮْﺍٰﻥٌ ﻳَﺨُﺼُّﻪُ ﻭَ ﻳُﺮَﺑّ۪ﻴﻪِ ﻭَ ﻳُﺪَﺍﻭِﻳﻪِ ﻭَ ﻣِﻦْ ﻣَﺰَﺍﻳَﺎ ﻟُﻄْﻒِ ﺍِﺭْﺷَﺎﺩِﻩ۪ ﺍَﻥَّ ﺍٰﻳَﺎﺗِﻪ۪ ﻣَﻊَ ﻛَﻤَﺎﻝِ ﺍﻻﺎِﻧْﺴِﺠَﺎﻡِ ﻭَ ﻏَﺎﻳَﺔِ ﺍﻻﺎِﺭْﺗِﺒَﺎﻁِ ﻭَ ﺗَﻤَﺎﻡِ ﺍﻻﺎِﺗِّﺼَﺎﻝِ ﺑَﻴْﻨَﻬَﺎ ﻳَﺘَﻴَﺴَّﺮُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍَﺣَﺪٍ ﺍَﻥْ ﻳَْﺨُﺬَ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺴُّﻮَﺭِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺪِّﺩَﺓِ ﺍٰﻳَﺎﺗًﺎ ﻣُﺘَﻔَﺮِّﻗَﺔً ﻟِﻬِﺪَﺍﻳَﺘِﻪ۪ ﻭَ ﺷِﻔَﺎﺋِﻪ۪ ﻛَﻤَﺎ ﺍَﺧَﺬَﻫَﺎ ﻋُﻤُﻮﻡُ ﺍَﻫْﻞِ ﺍﻟْﻤَﺸَﺎﺭِﺏِ ﻭَ ﺍَﻫْﻞِ ﺍﻟْﻌُﻠُﻮﻡِ ﻓَﺒَﻴْﻨَﻤَﺎ ﺗَﺮَﺍﻫَﺎ ﺍَﺷْﺘَﺎﺗًﺎ ﺑِﺎِﻋْﺘِﺒَﺎﺭِ ﺍﻟْﻤَﻨَﺎﺯِﻝِ ﻭَ ﺍﻟﻨُّﺰُﻭﻝِ ﺍِﺫًﺍ ﺗَﺮَﺍﻫَﺎ ﻗَﺪْ ﺻَﺎﺭَﺕْ ﻛَﻘِﻼﺎﺩَﺓٍ ﻣُﻨَﻈَّﻤَﺔٍ ﺍِﺋْﺘَﻠَﻔَﺖْ ﻭَ ﺍﺗَّﺼَﻠَﺖْ ﻣَﻊَ ﺍَﺧَﻮَﺍﺗِﻬَﺎ ﺍﻟْﺠَﺪ۪ﻳﺪَﺓِ ﻓَﻼﺎ ﺑِﺎﻟْﻔَﺼْﻞِ ﻣِﻦَ ﺍﻻﺎَﺻْﻞِ ﺗَﻨْﺘَﻘِﺺُ ﻭَ ﻻﺎ ﺑِﺎﻟْﻮَﺻْﻞِ ﺑِﺎﻻﺎٰﻳَﺎﺕِ ﺍﻻﺎُﺧَﺮِ ﺗَﺴْﺘَﻮْﺣِﺶُ ﻓَﻠِـﻻﺎٰﻳَﺎﺕِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻧِﻴَّﺔِ ﻣَﻊَ ﺳَﺎﺋِﺮِ ﺍﻻﺎٰﻳَﺎﺕِ ﻣُﻨَﺎﺳَﺒَﺎﺕٌ ﺩَﻗ۪ﻴﻘَﺔٌ ﺗُﺠَﻮِّﺯُ ﺫِﻛْﺮَﻫَﺎ ﻣَﻌَﻬَﺎ ﻭَ ﺍِﺗِّﺼَﺎﻟَﻬَﺎ ﺑِﻬَﺎ ﻓَﻜَﻤَﺎ ﺍَﻥَّ ﺳُﻮﺭَﺓَ ﺍﻻﺎِﺧْﻼﺎﺹِ ﺍِﺷْﺘَﻤَﻠَﺖْ ﻋَﻠٰﻰ ﺛَﻼﺎﺛ۪ﻴﻦَ ﺳُﻮﺭَﺓً ﺑِﻀَﻢِّ ﺟُﻤَﻠِﻬَﺎ ﺑَﻌْﺾٍ ﺍِﻟٰﻰ ﺑَﻌْﺾٍ ﺩَﻟِﻴﻼﺎ ﻭَ ﻧَﺘ۪ﻴﺠَﺔً ﻛَﻤَﺎ ﺫُﻛِﺮَ ﻓ۪ﻰ ﴾ﻟﻤﻌﺎﺕ ﻓﻰ ﺻﺤﻴﻔﺔ ٩٣﴿ ﻛَﺬٰﻟِﻚَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥُ ﺍﻟْﻜُﻠِّﻰُّ ﺍﻟْﺠُﺰْﺋِﻰُّ ﻭَ ﺍﻟﻨَّﻮْﻉُ ﺍﻟْﻤُﻨْﺤَﺼِﺮُ ﻓِﻰ ﺍﻟﺸَّﺨْﺺِ ﻳَﺸْﺘَﻤِﻞُ ﺑِﺠَﺎﻣِﻌِﻴَّﺔِ ﺍﻻﺎٰﻳَﺎﺕِ ﻟِﻠْﻤَﻌَﺎﻥِ ﺍﻟْﻤُﺘَﻌَﺪِّﺩَﺓِ ﻭَ ﺑِﻤُﻨَﺎﺳَﺒَﺔِ ﺍﻟْﻜُﻞِّ ﻟِﻠْﻜُﻞِّ ﻳَﺤْﺘَﻮ۪ﻯ ﻋَﻠٰﻰ ﺍُﻟُﻮﻑِ ﺍُﻟُﻮﻑِ ﻗُﺮْﺍٰﻥٍ ﻓ۪ﻰ ﻧَﻔْﺲِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﻓَﻠِﻜُﻞِّ ﺫ۪ﻯ ﺣَﻘ۪ﻴﻘَﺔٍ ﻓ۪ﻴﻪِ ﻛِﺘَﺎﺏٌ ﻳَﺨُﺼُّﻪُ ﻭَ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻌَﻪُ ﺍِﻋْﻠَﻢْ Ey kardeş bil ki; Kur'anın i'cazının letaifinin bürhanı ve kâffe-i insan için bir rahmet-i amme olmasının delili budur: Nasıl herkes için umumî âlemden ona hâs bir âlem varsa, öyle de, herkesin meşrebi itibariyle Kur'an'dan hususî bir Kur'anı vardır ki,, onu terbiye ve tedavî eyler. Hem Kur'anın lütf-u irşadının mezayasının birisi de budur ki; âyetlerinin arasındaki kemal-i insicamı ve gayet irtibatı ve tamam ittisali ile, herkes kendi hidayeti ve şifası için müteaddid sûrelerden müteferrik âyetleri ahzeylemesi müyesser olabiliyor.. Nasıl da, umum ehl-i meşarib ve bütün ehl-i ulûm, herbiri kendi meşrebine göre Kur'andan âyetler çıkarıp ahzeylemişlerdir. İşte sen böylece Kur'anı, menazil ve nüzûl itibariyle çeşitli ulûm ve füyûz'un menbaı olarak gördüğün zaman; elbette onun ayetlerini, güya incilerden dizilmiş bir gerdanlık olmuş da, herbirisi yeni gelen ahavatıyla teellüf ve ittisal peyda etmiş olduğunu da göreceksin. Demek oluyor ki; Hazret-i Kur'an, ne asıldan fasla gitmekle noksanlaşır; ne de diğer âyât ile vasletmekle ürkütür. İşte bu sır işaret etmektedir ki; ekser âyât-ı Kur'aniye, sair diğer âyâtla o kadar dakik münasebetler içindedir ki; o münasebetler ile bunların o, diğer âyâtla beraber zikredilmesi ve bunun ötekilerle ittisalkârane bir vaziyet içinde bulunması caiz oluyor. Nasılki sure-i İhlas'ın (matbu Lemaat kitabının 29. sahifesinde zikredildiği gibi,) cümleleri, yek diğerleriyle zam edilmekle, birbirine delil ve netice olup, otuz sure-i İhlası tazammun etmektedir. Öyle de, Kur'an dahi bir küllî-i cüz'î.. Ve nev-ün münhasırun fişşahs'dır ki, âyâtının câmiiyeti ile, müteaddit manaları müştemil bulunmaktadır. Hem her hepsi, hepsi ile münasebettardır ki, nefs-i Kur'an, milyonlarca Kur'anları ihtiva eylemekte ve her bir ehl-i hakikat, Kur'an içinde kendisine mahsus ve ona tabi' olacak bir kitap ve bir Kur'anı bulabilmektedir. ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﻳَﺎ ﻣُﻨْﺰِﻝَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺑِﺤَﻖِّ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ ﺍِﺟْﻌَﻞِ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ﻣُﻮﻧِﺴًﺎ ﻟ۪ﻰ ﻭَ ﻟِﻄَﻠَﺒَﺔِ ﺭَﺳَﺎﺋِﻞِ ﺍﻟﻨُّﻮﺭِ ﻓ۪ﻰ ﺣَﻴَﺎﺗِﻨَﺎ ﻭَ ﺑَﻌْﺪَ ﻣَﻤَﺎﺗِﻨَﺎ ﻭَ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻓ۪ﻰ ﻗَﻠْﺒ۪ﻰ ﻭَ ﻗُﻠُﻮﺑِﻬِﻢْ ﻭَ ﻗَﺒْﺮ۪ﻯ ﻭَ ﻗُﺒُﻮﺭِﻫِﻢْ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟﺼَّﻼﺎﺓُ ﻭَ ﺍﻟﺴَّﻼﺎﻡُ Ey Kur'an-ı Kerim'i inzal eden, indiren Allah'ım! Kur'an-ı Kerim hakkı ve hürmeti için Kur'an'ı bana hayatımda, vefatımdan sonra enis ve yoldaş eyle ve kalbim ve kabrim için de nûr kıl. Lâilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah.