Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Konferans

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.1042

7-59 sahifelerdeki me'hazler Sözler kısmının sonundadır. (Konferans Risalesi sh: 60) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah'ın adıyla.. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbirşey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﺍَﺑَﺪًﺍ ﺩَﺍﺋِﻤًﺎ Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi; sonsuza kadar sürekli üzerinize olsun. (Konferans Risalesi sh: 62) ﺳَﺒْﻊَ ﺳَﻤَﻮَﺍﺕٍ (O Allah) Gökleri yedi tabaka (olarak tanzim etti.) (Bakara Sûresi, 2:29) ﺍَﻓَﻼﺎ ﻳَﻌْﻘِﻠُﻮﻥَ ٭ ﺍَﻓَﻼﺎ ﺗَﺬَﻛَّﺮُﻭﻥَ ٭ ﺍَﻓَﻼﺎ ﻳَﺘَﺪَﺑَّﺮُﻭﻥَ Akletmezler mi? Düşünmezler mi? Düşünmez misiniz? (Konferans Risalesi sh: 66) ﻭَﺍِﻥْ ﻛُﻨْﺘُﻢْ ﻓ۪ﻰ ﺭَﻳْﺐٍ ﻣِﻤَّﺎ ﻧَﺰَّﻟْﻨَﺎ ﻋَﻠٰﻰ ﻋَﺒْﺪِﻧَﺎ ﻓَﺎْﺗُﻮﺍ ﺑِﺴُﻮﺭَﺓٍ ﻣِﻦْ ﻣِﺜْﻠِﻪ۪ Eğer kulumuz Muhammed'e indirdiğimiz Kur'ân'dan bir şüpheniz varsa, haydi, onun benzeri bir sûre getirin. (Bakara Sûresi, 2:23) (Konferans Risalesi sh: 67) ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﺍﺳْﺘَﻮَﻯ (O Rahmân ki,) hükümranlığı Arşı kaplamıştır. (Tâhâ Sûresi, 20:5) ﻭَﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎ ﺍﻟْﺤَﺪ۪ﻳﺪَ ﻓ۪ﻴﻪِ ﺑَﺎْﺱٌ ﺷَﺪ۪ﻳﺪٌ ﻭَﻣَﻨَﺎﻓِﻊُ ﻟِﻠﻨَّﺎﺱِ Biz demiri de indirdik ki, onda hem kuvvet ve şiddet, hem de insanlar için faydalar vardır. (Hadîd Sûresi, 57:25) (Konferans Risalesi sh: 68) ﺍَﺧْﺮَﺟْﻨَﺎ Çıkardık. ﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎ İndirdik. ﺍِﺧْﺮَﺍﺝْ Çıkarmak. ﺍِﻧْﺰَﺍﻝْ İndirmek. (Konferans Risalesi sh: 69) ﻛَﺜ۪ﻴﺮُ ﺍﻟﺮَّﻣَﺎﺩِ Külü çok. ﻃَﻮ۪ﻳﻞُ ﺍﻟﻨَّﺠَﺎﺩِ Kılıncının kayışı, bendi uzundur. ﺗَﻨَﺎﻡُ ﻋَﻴْﻨِﻰ ﻭَﻻﺎ ﻳَﻨَﺎﻡُ ﻗَﻠْﺒِﻰ Benim gözüm uyur, fakat kalbim uyumaz. (Buhari, Teheccüd 16, Teravih 1, Menâkıb 24; Tirmizi, Edeb 86; Nesâî, Kıyâmu'l-Leyl 36; Ebû Dâvud, Tahâret 79; Müsned, 1:274) ﻣَﺎ ﺯَﺍﻍَ ﺍﻟْﺒَﺼَﺮُ Göz ne şaştı, ne de başka birşeye baktı. (Necm Sûresi, 53:17) (Konferans Risalesi sh: 72) ﻭَﺍِﻥَّ ﻣِﻦَ ﺍﻟْﺤِﺠَﺎﺭَﺓِ ﻟَﻤَﺎ ﻳَﺘَﻔَﺠَّﺮُ ﻣِﻨْﻪُ ﺍﻻﺎَﻧْﻬَﺎﺭُ Taşlardan öyleleri var ki, bağrından nehirler çağlar." (Bakara Sûresi: 2:74) (Konferans Risalesi sh: 73) ﻭَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲُ ﺗَﺠْﺮِﻯ ﻟِﻤُﺴْﺘَﻘَﺮٍّ Güneş de (onlar için bir delildir ki,) kendisine tâyin edilmiş bir yörüngede akıp gider. (Yâsin Sûresi, 36:38) (Konferans Risalesi sh: 74) ﻟِﻤُﺴْﺘَﻘَﺮٍّ (Kendisine tâyin edilmiş) bir yörüngede.. (Konferans Risalesi sh: 75) ﻭَﺍِﻥَّ ﺍَﻭْﻫَﻦَ ﺍﻟْﺒُﻴُﻮﺕِ ﻟَﺒَﻴْﺖُ ﺍﻟْﻌَﻨْﻜَﺒُﻮﺕِ ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻧُﻮﺍ ﻳَﻌْﻠَﻤُﻮﻥَ Halbuki evlerin en çürüğü örümcek yuvasıdır -eğer bilmiş olsalardı. (Ankebût Sûresi, 29:41) ﻟَﻮْ Eğer, şayet.. (Konferans Risalesi sh: 77) ﻟَﻮْ ﻭَﺯِﻧَﺖِ ﺍﻟﺪُّﻧْﻴَﺎ ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺟَﻨَﺎﺡَ ﺑَﻌُﻮﺿَﺔٍ ﻣَﺎ ﺷَﺮِﺏَ ﺍﻟْﻜَﺎﻓِﺮُ ﻣِﻨْﻬَﺎ ﺟُﺮْﻋَﺔَ ﻣَﺎﺀٍ "Dünyanın, Cenâb-ı Hakkın yanında bir sinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, kâfirler bir yudum suyu ondan içmeyecek idiler." ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Tabiri "âlem-i bekādan" demektir. Allah katında, Allah'a göre.. (Konferans Risalesi sh: 79) ﻓَﺎﻟْﻴَﻮْﻡَ ﻧُﻨَﺠِّﻴﻚَ ﺑِﺒَﺪَﻧِﻚَ Bugün senin gark olan cesedine necat vereceğim. (Yûnus Sûresi, 10:92) (Konferans Risalesi sh: 81) ﺍَﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ Bâkî olan sadece Odur. (Konferans Risalesi sh: 82) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü kusur ve noksandan uzak olan Allah'ın adıyla.. (Konferans Risalesi sh: 83) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahman ve Rahim Olan Allahın adıyla.. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbirşey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﻧُﻮﺭُ ﺍﻟﺴَّﻤٰﻮَﺍﺕِ ﻭَﺍﻻﺎَﺭْﺽِ ﻣَﺜَﻞُ ﻧُﻮﺭِﻩ۪ ﻛَﻤِﺸْﻜَﺎﺓٍ ﻓ۪ﻴﻬَﺎ ﻣِﺼْﺒَﺎﺡٌ ﺍَﻟْﻤِﺼْﺒَﺎﺡُ ﻓ۪ﻰ ﺯُﺟَﺎﺟَﺔٍ ﺍَﻟﺰُّﺟَﺎﺟَﺔُ ﻛَﺎَﻧَّﻬَﺎ ﻛَﻮْﻛَﺐٌ ﺩُﺭِّﻯٌّ ﻳُﻮﻗَﺪُ ﻣِﻦْ ﺷَﺠَﺮَﺓٍ ﻣُﺒَﺎﺭَﻛَﺔٍ ﺯَﻳْﺘُﻮﻧَﺔٍ ﻻﺎ ﺷَﺮْﻗِﻴَّﺔٍ ﻭَ ﻻﺎ ﻏَﺮْﺑِﻴَّﺔٍ ﻳَﻜَﺎﺩُ ﺯَﻳْﺘُﻬَﺎ ﻳُﻀ۪ٓﻲﺀُ ﻭَﻟَﻮْ ﻟَﻢْ َﺗْﻤﺴَﺴْﻪُ ﻧَﺎﺭٌ ﻧُﻮﺭٌ ﻋَﻠٰﻰ ﻧُﻮﺭٍ ﻳَﻬْﺪِﻯ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟِﻨُﻮﺭِﻩ۪ ﻣَﻦْ ﻳَﺸَٓﺎﺀُ Allah göklerin ve yerin nurudur. Onun nurunun misali, bir lâmba yuvası gibidir ki, onda bir kandil vardır. Kandil de cam fanus içindedir. Cam fanus ise, inci gibi parlayan bir yıldıza benzer ki, ne doğuya, ne de batıya ait olmayan mübarek bir ağacın yakıtından tutuşturulur. Onun yakıtı, kendisine ateş dokunmasa bile ışık verecek kabiliyettedir. O nur üstüne nurdur. Allah dilediğini nuruna kavuşturur. (Nûr Sûresi, 24:35) (Konferans Risalesi sh: 90) ﻣُﻮﺗُﻮﺍ ﻗَﺒْﻞَ ﺍَﻥْ ﺗَﻤُﻮﺗُﻮﺍ Ölüm gelmeden önce ölünüz. Yani kendi ihtiyarınızla şehvanî ve nefsanî hislerinizi terketmekle; ölmeden evvel ölünüz! demektir. (Konferans Risalesi sh: 96) ﻗَﺎﺏَ ﻗَﻮْﺳَﻴْﻦِ ﺍَﻭْ ﺍَﺩْﻧَﻰ İki yay kadar, hattâ daha da yakın. (Necm Sûresi, 53:9) (Konferans Risalesi sh: 99) ﺍَﻧَﺎ ﻣَﺪِﻳﻨَﺔُ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻭَ ﻋَﻠِﻰٌّ ﺑَﺎﺑُﻬَﺎ Ben ilmin şehriyim. Ali ise, onun kapısıdır. (Tirmizî, Menâkıb: 20; el-Hakim, el-Müstedrek, 3:126) ﺳَﻠُﻮﻧِﻰ ﻗَﺒْﻞَ ﺍَﻥْ ﺗَﻔْﻘِﺪُﻭﻧِﻰ ﻓَﺎِﻧَّﻪُ ﻻﺎ ﻳُﺤَﺪِّﺙُ ﺍَﺣَﺪٌ ﺑَﻌْﺪِﻯ Beni kaybetmeden önce her istediğinizi bana sorunuz. Çünkü benden sonra hiç kimse her soruya böyle cevap veremez. ﺳَﻠُﻮﻧ۪ﻰ ﻋَﻤَّﺎ ﺷِﺌْﺘُﻢْ İstediğiniz herşeyi benden sorunuz.. (Konferans Risalesi sh: 101) ﻗُﻞْ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ De ki: O Allah birdir. (İhlâs Sûresi, 112:1) (Konferans Risalesi sh: 103) ﺍَﻧْﺘُﻢْ ﺍَﻋْﻠَﻢُ ﺑِﺎُﻣُﻮﺭِ ﺩُﻧْﻴَﺎﻛُﻢْ Meâli: Enes (R.A.)'dan rivayet: Resul-i Ekrem (A.S.M.) ferman ettiler ki: "Siz kendi dünya işleriniz benden daha iyi bilirsiniz..." Sahih-i Müslim 4/1836 hadîs no: 2363; Cem'-ül Fevaid 1/440 Sahih-i Müslim'den nakil; Kenz-ül Ummal 11/465; Tefsir-i Ruh-ul Beyan 6/349; Müsned-ül Bezzar hadîs no: 937. (Konferans Risalesi sh: 106) ﻗَﺎﺏَ ﻗَﻮْﺳَﻴْﻦِ ﺍَﻭْ ﺍَﺩْﻧَﻰ İki yay kadar, hattâ daha da yakın. (Necm Sûresi, 53:9) ﻳُﺮ۪ﻳﺪُﻭﻥَ ﻟِﻴُﻄْﻔِﻮُۭ۫ﺍ ﻧُﻮﺭَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺑِﺎَﻓْﻮَﺍﻫِﻬِﻢْ ﻭَﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻣُﺘِﻢُّ ﻧُﻮﺭِﻩ۪ ﻭَﻟَﻮْ ﻛَﺮِﻩَ ﺍﻟْﻜَﺎﻓِﺮُﻭﻥَ Meali: "Onlar Allahın nurunu ağızlariyle söndürmek istiyorlar. Allah ise, -muhakkak- nurunu tamamlamak (tamamen parlatmak) istiyor.. kâfirler hoşlanmasalar da." (Tevbe Sûresi, 9:32)