İşârât-ül İ'caz
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.591
İşarat-ül İ'caz Risalesi 1914-1916 tarihinde Arapça olarak te'lif edilmiş ve 1918 yılında Arapça olarak neşredilmiştir. 1950 yılından sonra da Abdülmecid Ağabeyin Türkçeye tercümesiyle yayınlanmıştır. (İşarat-ül İ'caz sh: 5) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﻭَ ﺑِﻪِ ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Yalnızca ondan yardım dileriz. (İşarat-ül İ'caz sh: 7) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ O'nun (Allah'ın) adıyla! O (Allah) her türlü noksanlıktan münezzehtir, uzaktır. (İşarat-ül İ'caz sh: 12) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﺍَﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦُ ٭ ﻋَﻠَّﻢَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ٭ ﺧَﻠَﻖَ ﺍﻻﺎِﻧْﺴَﺎﻥَ ٭ ﻋَﻠَّﻤَﻪُ ﺍﻟْﺒَﻴَﺎﻥَ O Rahmân ki Kur'ân'ı öğretti. İnsanı yarattı. Ona anlamayı ve anlatmayı öğretti. (Rahmân Sûresi, 55:1-4) ﻓَﻨَﺤْﻤَﺪُﻩُ ﻣُﺼَﻠّ۪ﻴﻦَ ﻋَﻠٰﻰ ﻧَﺒِﻴِّﻪ۪ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ۨﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﺍَﺭْﺳَﻠَﻪُ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ ﻭَ ﺟَﻌَﻞَ ﻣُﻌْﺠِﺰَﺗَﻪُ ﺍﻟْﻜُﺒْﺮَﻯ ﺍﻟْﺠَﺎﻣِﻌَﺔَ ﺑِﺮُﻣُﻮﺯِﻫَﺎ ﻭَ ﺍِﺷَﺎﺭَﺍﺗِﻬَﺎ ﻟِﺤَﻘَﺎﺋِﻖِ ﺍﻟْﻜَﺎﺋِﻨَﺎﺕِ ﺑَﺎﻗِﻴَﺔً ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﺮِّ ﺍﻟﺪُّﻫُﻮﺭِ ﺍِﻟٰﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦِ ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪ۪ ﻋَﺎﻣَّﺔً ﻭَ ﺍَﺻْﺤَﺎﺑِﻪ۪ ﻛَﺎﻓَّﺔً Biz dahi, kâinat hakaikine dair rumuz ve işârâtıyla câmi ve aradan geçen asırlara rağmen kıyamete kadar bâki kalacak mu'cize-i kübrâsı olan Kur'ân ile âlemlere rahmet olarak gönderdiği Muhammed'e ve bütün âl ve ashabına salât ve selâm ederek o Rahmân'a hamd ederiz. (İşarat-ül İ'caz sh: 13) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın adıyla. ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ Hamd Allah'a mahsustur. (Fâtiha Sûresi, 1:2) ﻗُﻞْ De. Söyle. (İşarat-ül İ'caz sh: 14) ﺍَﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦ Kullarına karşı çok merhametli olan ve şefkat eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:3) ﺍَﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ Rahmeti herşeyi kuşatmakla birlikte, dilediği varlıklara çok özel ihsanı ve hususî rahmet tecelîsi olan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:3) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ Hamd Allah'a mahsustur. (Fâtiha Sûresi, 1:2) ﺭَﺏُّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ Bütün âlemlerin Rabbi; Her bir varlığa yaratılış gayelerine ulaşmaları için muhtaç olduğu şeyleri veren, onları terbiye eden; tedbir, tasarruf ve egemenliği altında bulunduran Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:2) ﻣَﺎﻟِﻚِ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦِ Hesap gününün yegane sahibi, yöneticisi ve hakimi olan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:4) ﺍِﻧَّٓﺎ ﺍَﻋْﻄَﻴْﻨَﺎﻙَ ﺍﻟْﻜَﻮْﺛَﺮَ (Yâ Muhammed) Biz sana kevseri verdik. (Kevser Sûresi, 108:1) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın adıyla. ﺍَﺳْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Yardım diliyorum. ﺍَﺗَﻴَﻤَّﻦُ Uğurlu, bereketli sayarım, teberrük ederim. ﻗُﻞْ De, söyle ﺍِﻗْﺮَﺍْ Oku ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın adıyla. (İşarat-ül İ'caz sh: 15) ﺍِﺳْﻢ İsim, ad.. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Allah'ın ismiyle. ﺍَﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ O Rahman'dır, Rahim'dir. ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ Rahmeti herşeyi kuşatmakla birlikte, dilediği varlıklara çok özel ihsanı ve hususî rahmet tecelîsi olan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:3) ﺍَﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦ Kullarına karşı çok merhametli olan ve şefkat eserleri bütün varlık âlemini kuşatan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:3) (İşarat-ül İ'caz sh: 16) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü. (Fâtiha Sûresi, 1:2) (İşarat-ül İ'caz sh: 17) ﻭَ ﻣَﺎ ﺧَﻠَﻘْﺖُ ﺍﻟْﺠِﻦَّ ﻭَ ﺍﻻﺎِﻧْﺲَ ﺍِﻻَﺎ ﻟِﻴَﻌْﺒُﺪُﻭﻥِ Cinleri ve insanları ancak Bana îman ve ibadet etsinler diye yarattım. (Zâriyat Sûresi, 51:56) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ Ezelden ebede her türlü hamd ve övgü Allah'a mahsustur. (Fâtiha Sûresi, 1:2) ﻛُﻨْﺖُ ﻛَﻨْﺰًﺍ ﻣَﺨْﻔِﻴًّﺎ ﻓَﺨَﻠَﻘْﺖُ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖَ ﻟِﻴَﻌْﺮِﻓُﻮﻧ۪ﻰ Ben gizli bir hazine idim. Bilineyim diye mahlukatı yarattım. (Süyûti, ed-Dürerü'l-Müntesire, s. 125; Ali el-Kārî, el-Esrârü'l-Merfûa', s. 273) ﻟِﻠّٰﻪِ Allah'a has olan. (İşarat-ül İ'caz sh: 18) ﺭَﺏِّ Rabb, varlıkları terbiye eden, ihtiyaçlarını veren. ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤِﻴﻦَ Âlemler, varlık âlemleri. ﻋِﺸْﺮ۪ﻳﻦَ ﺛَﻼﺎﺛ۪ﻴﻦَ Yirmi, otuz. ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻛَﻢْ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻣِﻦْ ﻓَﻠَﻚٍ ٭ ﺗَﺠْﺮِﻯ ﺍﻟﻨُّﺠُﻮﻡُ ﺑِﻪِ ﻭَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲُ ﻭَ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮُ Hamd olsun Allah'a ki Onun tayin ettiği nice yörüngeler vardır ki, yıldızlar, güneş ve ay o yörüngelerde akıp gider. ﺭَﺍَﻳْﺘُﻬُﻢْ ﻟ۪ﻰ ﺳَﺎﺟِﺪ۪ﻳﻦَ Bana secde ettiklerini gördüm. (Yûsuf Sûresi, 12:4) (İşarat-ül İ'caz sh: 19) ﺍَﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ O Rahman'dır, Rahim'dir. (Fâtiha Sûresi, 1:3) ﻣَﺎﻟِﻚِ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦِ Hesap gününün yegane sahibi, yöneticisi ve hakimi olan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:4) ﻳَﻮْﻡ Gün. (İşarat-ül İ'caz sh: 20) ﺩِﻳﻦ Din, hakâik-i diniyye, ceza. ﺍِﻳَّﺎﻙَ ﻧَﻌْﺒُﺪُ Yalnızca Sana ibadet ederiz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) (İşarat-ül İ'caz sh: 21) ﺍُﻋْﺒُﺪْ ﺭَﺑَّﻚَ ﻛَﺎَﻧَّﻚَ ﺗَﺮَﺍﻩُ Rabbine, sanki Onu görüyormuş gibi ibadet et. (Hadis-i bilmânâdır. Buhari, Tefsîru Sûre 31:2, İmân: 31; Müslim, İmân: 1,5,7; Ebu Dâvud, Sünne: 16; Tirmizî, İmân: 4; İbni Mâce, Mukaddime: 9; Neseî, İmân: 5, 6; Müsned, 1:27, 51, 53, 319, 2:107, 462, 4:129, 164) ﻧَﻌْﺒُﺪُ İbadet ederiz. ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ Hamd, övgü. ﻣَﺎﻟِﻚِ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦِ Hesap gününün yegane sahibi, yöneticisi ve hakimi olan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:4) ﺍِﻳَّﺎﻙَ (Yalnızca) Sana. ﻭَ ﺍِﻳَّﺎﻙَ ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Ve yalnızca senden yardım dileriz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) "Bizim vücudumuzun zerratı veya ehl-i tevhid cemaatı veyahut kâinat mevcudatı, bütün hâcat ve maksatlarımıza, bilhassa en ehem olan ibadetimize, Senden iane ve tevfik istiyoruz." ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Yardım dileriz. ﻧَﻌْﺒُﺪُ İbadet ederiz. ﺍِﻳَّﺎﻙَ Senden, sana. (İşarat-ül İ'caz sh: 22) ﺍِﻫْﺪِﻧَﺎ Bizi hidayete ulaştır. (Fâtiha Sûresi, 1:6) ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Yardım dileriz. ﻭَ ﺧَﻠَﻖَ ﻛُﻞَّ ﺷَﻰْﺀٍ ﻭَ ﻫَﺪٰﻯ Her şeyi yarattı ve ona doğru yolu gösterdi. ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺍَﺭِﻧَﺎ ﺍﻟْﺤَﻖَّ ﺣَﻘًّﺎ ﻭَ ﺍﺭْﺯُﻗْﻨَﺎ ﺍِﺗِّﺒَﺎﻋَﻪُ ﻭَ ﺍَﺭِﻧَﺎ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻞَ ﺑَﺎﻃِﻼﺎ ﻭَ ﺍﺭْﺯُﻗْﻨَﺎ ﺍِﺟْﺘِﻨَﺎﺑَﻪُ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Allah'ım bize hakkı hak olarak gösterip onun ittibâıyla, bâtılı da batıl olarak gösterip onun içtinabıyla rızıklandır. Âmin, Allah'ım, duamı kabul buyur! (İşarat-ül İ'caz sh: 23) ﺍﻟﺼِّﺮَﺍﻁَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻘ۪ﻴﻢَ En doğru ve istikametli yol. (Fâtiha Sûresi, 1:6) ﻭَ ﻣَﻦْ ﻳُْﺖَ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔَ ﻓَﻘَﺪْ ﺍُﻭﺗِﻰَ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻛَﺜ۪ﻴﺮًﺍ Kime hikmet verilmişse işte ona pek çok hayır verilmiştir. (Bakara Sûresi, 2:269) (İşarat-ül İ'caz sh: 24) ﺻِﺮَﺍﻁَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﺍَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ Nimet ve lütfuna mazhar ettiklerinin yoluna... (Fâtiha Sûresi, 1:7) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ Hamd ve övgü Allah'a mahsustur." Fâtiha Sûresi, 1:2 ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ Bütün âlemlerin Rabbidir. (Fâtiha Sûresi, 1:2) ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Kullarına karşı sınırsız rahmet sahibi olan ve rahmetinin eserleri dünya ve âhireti dolduran Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:3) ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ O kimseler ki. ﻣَﺎﻟِﻚِ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟﺪّ۪ﻳﻦِ Hesap gününün yegane sahibi, yöneticisi ve hakimi olan Allah. (Fâtiha Sûresi, 1:4) ﻧَﻌْﺒُﺪُ İbadet ederiz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Yardım dileriz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) (İşarat-ül İ'caz sh: 25) ﺍِﻫْﺪِﻧَﺎ Bizi hidayet yoluna ulaştır. (Fâtiha Sûresi, 1:6) ﺻِﺮَﺍﻁَ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻘ۪ﻴﻢَ En doğru ve istikametli yol. ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ O kimseler ki. ﺍَﻧْﻌَﻤْﺖَ Nimet verdin. ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ Onların üzerine. ﻋَﻠٰﻰ Üzerine (İşarat-ül İ'caz sh: 26) ﻓَﺎُﻭﻟٰٓﺌِﻚَ ﻣَﻊَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﺍَﻧْﻌَﻢَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻨَّﺒِﻴّ۪ﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟﺼِّﺪّ۪ﻳﻘ۪ﻴﻦَ ﻭَ ﺍﻟﺸُّﻬَﺪَٓﺍﺀِ ﻭَ ﺍﻟﺼَّﺎﻟِﺤ۪ﻴﻦَ İşte onlar, Allah'ın kendilerine pek büyük nimetler bağışladığı peygamberler, sıddıklar, şehidler ve salih kimselerle beraberdirler. (Nisâ Sûresi, 4:69) ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﺍَﻧْﻌَﻤْﺖَ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ Nimet ve lütfuna mazhar ettiğin kimseler... (Fâtiha Sûresi, 1:7) ﻏَﻴْﺮِ ﺍﻟْﻤَﻐْﻀُﻮﺏِ ﻋَﻠَﻴْﻬِﻢْ Gazaba uğramışların yoluna değil. (Fâtiha Sûresi, 1:7) ﻧَﻌْﺒُﺪُ İbadet ederiz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) ﻧَﺴْﺘَﻌ۪ﻴﻦُ Yardım dileriz. (Fâtiha Sûresi, 1:5) (İşarat-ül İ'caz sh: 27) ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺗُﻌْﺮَﻑُ ﺍﻻﺎَﺷْﻴَﺎﺀُ ﺑِﺎَﺿْﺪَﺍﺩِﻫَﺎ Her şey zıtlarıyla bilinir. ﺍَﻧْﻌَﻤْﺖَ Nimet verdin. ﻣَﻐْﻀُﻮﺏِ Gazaba ve öfkeye maruz kalanlar. ﺿَٓﺎﻟّ۪ﻴﻦَ Hak yoldan sapanlar. ﻭَﻻﺎ ﺿَّﺎﻟّ۪ﻴﻦَ Ve sapmışların yoluna değil. (Fâtiha Sûresi, 1:7) (İşarat-ül İ'caz sh: 29) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺑِﺤُﺮْﻣَﺔِ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟﺴُّﻮﺭَﺓِ ﺍﺟْﻌَﻠْﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﺍَﺻْﺤَﺎﺏِ ﺍﻟﺼِّﺮَﺍﻁِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻘ۪ﻴﻢِ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Allah'ım, bizi bu sûrenin hürmetine sırât-ı müstakim ehlinden eyle. Âmin. (İşarat-ül İ'caz sh: 30)