Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

İlk Hayatı

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.905

(Tarihçe-i Hayat sh: 34) ﺩَﻉْ ﻣَﺎ ﻳُﺮ۪ﻳﺒُﻚَ ﺍِﻟٰﻰ ﻣَﺎﻻﺎ ﻳُﺮ۪ﻳﺒُﻚَ Sana şüphe vereni bırak, şüphe vermeyene yönel. (Buharî, Büyû': 3; Tirmizî, Kıyâme: 60; Müsned, 3:152; el-Münâvî, Fezü'l-Kadîr, 3:528-529, Hadis no: 4211-4214) (Tarihçe-i Hayat sh: 37) ﻗَﺪْ ﺟَﻤَﻊَ ﻓ۪ﻰ ﺣِﻔْﻈِﻪِ ﺟَﻤْﻊُ ﺍﻟْﺠَﻮَﺍﻣِﻊِ ﺟَﻤ۪ﻴﻌَﻪُ ﻓ۪ﻰ ﺟُﻤْﻌَﺔٍ Cem'ü'l-Cevâmi' kitabının tamamını bir Cuma'da hıfzında cem etmiştir. (Tarihçe-i Hayat sh: 46) ﻋَﺎﻟِﻴﻪ Yüksek ilimler: İman hakikatları ilmi, tefsir, ilm-i kelam, hadîs, fıkıh.. gibi ﻟِﻴَﻪ Gramer ilimleri, dilbilgisi: Sarf ve nahiv, felsefe, mantık.. gibi. (Tarihçe-i Hayat sh: 46) ﺍِﻧَّﺎ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻭَﺍِﻧَّٓﺎ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﺭَﺍﺟِﻌُﻮﻥَ Biz Allah'ın kullarıyız; sonunda yine Ona döneceğiz. (Bakara Sûresi, 2:156) ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Allah'ın rahmeti onun üzerine olsun. Âmin. (Tarihçe-i Hayat sh: 53) ﻣَﺎ ﺗَﻘُﻮﻝُ ﻓِﻰ ﺣَﻖِّ ﺍﻻﺎَﻭْﺭُﻭﺑَﺎﺋِﻴَّﺔِ ﻭَ ﺍﻟْﻌُﺜْﻤَﺎﻧِﻴَّﺔِ Yani, "Avrupa ve Osmanlılar hakkında ne diyorsunuz, fikriniz nedir?" (Tarihçe-i Hayat sh: 54) ﺍِﻥَّ ﺍﻻﺎَﻭْﺭُﻭﺑَﺎ ﺣَﺎﻣِﻠَﺔٌ ﺑِﺎﻻﺎِﺳْﻼﺎﻣِﻴَّﺔِ ﻓَﺴَﺘَﻠِﺪُ ﻳَﻮْﻣًﺎ ﻣَﺎ ﻭَ ﺍِﻥَّ ﺍﻟْﻌُﺜْﻤَﺎﻧِﻴَّﺔَ ﺣَﺎﻣِﻠَﺔٌ ﺑِﺎﻻﺎَﻭْﺭُﻭﺑَﺎﺋِﻴَّﺔِ ﻓَﺴَﺘَﻠِﺪُ ﻳَﻮْﻣًﺎ ﻣَﺎ Yâni "Avrupa, bir İslâm devletine hâmiledir, günün birinde onu doğuracak; Osmanlılar da Avrupa ile hâmiledir, o da onu doğuracak." (Tarihçe-i Hayat sh: 55) ﻭَﺍﻟْﺒَﻌْﺚُ ﺑَﻌْﺪَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺕِ Ölümden sonra yeniden diriliş (haktır). (Tarihçe-i Hayat sh: 56) ﻳَﺎ ﻟَﻴْﺘَﻨِﻰ ﻛُﻨْﺖُ ﺗُﺮَﺍﺑًﺎ Keşke toprak olsaydım. (Nebe Sûresi: 40) ﻧُﻜَﻠِّﻢُ ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻓِﻰ ﺍﻟْﻤَﻬْﺪِ ﺻَﺒِﻴًّﺎ Henüz beşikte çocukken konuştu. (Tarihçe-i Hayat sh: 59) ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻘَﻮِﻯُّ ﺍﻟْﻤَﺘ۪ﻴﻦُ Hiç şüphesiz ki, Allah kudretlidir., herşeye gücü yeter ve yücedir, izzetlidir. (Hac Sûresi, 40: 74) (Tarihçe-i Hayat sh: 61) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﻭَ ﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﻳَﻮْﻡَ ﺗُﺒْﻠَﻰ ﺍﻟﺴَّﺮَٓﺍﺋِﺮُ Sırların ortaya çıktığı gün... (Tarık Sûresi: 9) (Tarihçe-i Hayat sh: 62) ﺍِﺫًﺍ ﻣَﺤَﺎﺳِﻨِﻰ ﺍﻟﻼَﺎﺗ۪ﻰ ﺍَﺩَﻝُّ ﺑِﻬَﺎ ﻛَﺎﻧَﺖْ ﺫُﻧُﻮﺑ۪ﻰ ﻓَﻘُﻞْ ﻟ۪ﻰ ﻛَﻴْﻒَ ﺍَﻋْﺘَﺬِﺭُ Yani, "Medar-ı iftiharım olan mehasinim, şimdi günah sayılıyor! Artık nasıl itizar edeyim, mütehayyirim!" (Tarihçe-i Hayat sh: 63) ﺳَﻴِّﺪُ ﺍﻟْﻘَﻮْﻡِ ﺧَﺎﺩِﻣُﻬُﻢْ Milletin efendisi, onlara hizmet edendir. (el-Mağribî, Câmiu'ş-Şeml, 1:450, Hadis no: 1668; el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 2:463) (Tarihçe-i Hayat sh: 72) ﺍِﻧَّﻤَﺎ ﺍﻟْﺤ۪ﻴﻠَﺔُ ﻓ۪ﻰ ﺗَﺮْﻙِ ﺍﻟْﺤِﻴَﻞِ Gerçek hile, hileyi terk etmektedir. (Tarihçe-i Hayat sh: 73) ﻓَﻠْﻴَﺸْﻬَﺪِ ﺍﻟﺜَّﻘَﻼﺎﻥِ ﺍَﻧّ۪ﻰ ﻣُﺮْﺗَﺠِﻊٌ Bütün insanlar ve cinler şahit olsun ki, ben mürteciyim (Tarihçe-i Hayat sh: 76) ﺍَﻟْﺤَﻖُّ ﻳَﻌْﻠُﻮ ﻭَﻻﺎ ﻳُﻌْﻠٰﻰ ﻋَﻠَﻴْﻪِ Hakkın hatırı yücedir, hiçbir şey ondan yüce ve üstün olamaz. (Tarihçe-i Hayat sh: 82) ﺍَﻋُﻮﺫُ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﻴَﺎﺳَﺔِ Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a sığınırım. (Tarihçe-i Hayat sh: 85) ﻫَﻨ۪ﻴﺌًﺎ ﻟَﻜُﻢْ Ne mutlu size! Sizi tebrik ederiz! (Tarihçe-i Hayat sh: 87) ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﺖُّ ﻋَﻄْﺸًﺎ ﻓَﻼﺎ ﻧَﺰَﻝَ ﺍﻟْﻘَﻄْﺮُ Ben susuzluktan ölürsem, tek damla bile yağmur yağmasın! ﻭَﺍﻟْﻤَﻮْﺕُ ﻳَﻮْﻡُ ﻧَﻮْﺭُﻭﺯِﻧَﺎ Ölüm, Nevruz günümüzdür, baharımızdır. (Tarihçe-i Hayat sh: 88) ﻓَﻌَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﺑِﺎﻟﺘَّﺪَﺍﺭُﻙِ ﻟِﻤَﺎ ﺿَﻴَّﻌْﺘُﻢْ ﻓِﻰ ﺍﻟﺼَّﻴْﻒِ Vakit geçmiş değil, eskiden kaybettiklerinizi şimdi tadârik edin. (Tarihçe-i Hayat sh: 95) ﻻﺎ ﺗَﻘْﻨَﻄُﻮﺍ ﻣِﻦْ ﺭَﺣْﻤَﺔِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Rahmet-i İlâhiyeden ümidinizi kesmeyiniz. (Zümer Sûresi, 39:53) ﻣَﺎ ﻻﺎ ﻳُﺪْﺭَﻙُ ﻛُﻠُّﻪُ ﻻﺎ ﻳُﺘْﺮَﻙُ ﻛُﻠُّﻪُ Birşey bütünüyle elde edilmezse, bütünüyle de terk edilmez. ﺍَﻧَﺎ ﻋِﻨْﺪَ ﺣُﺴْﻦِ ﻇَﻦِّ ﻋَﺒْﺪ۪ﻯ ﺑ۪ﻰ Ben kulumun zannı üzereyim (yani kulum Beni nasıl tanırsa, ona öyle muamele ederim). (Buharî, Tevhid: 15, 35; Müslim, Tevbe: 1, Zikr: 2, 19; Tirmizî, Zühd: 51, Daavât: 131; İbni Mâce, Edeb: 58; Dârimî, Rikak: 22; Müsned, 2:251, 315, 391, 412, 445, 482, 516, 517, 524, 534, 539, 3:210, 277, 491, 4:106) (Tarihçe-i Hayat sh: 96) ﺍَﻋُﻮﺫُ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﻴَﺎﺳَﺔِ Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a sığınırım. (Tarihçe-i Hayat sh: 99) ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻫِﻤَّﺘُﻪُ ﻧَﻔْﺴَﻪُ ﻓَﻠَﻴْﺲَ ﻣِﻦَ ﺍﻻﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﻻﺎَﻧَّﻪُ ﻣَﺪَﻧِﻰٌّ ﺑِﺎﻟﻄَّﺒْﻊِ Kimin himmeti yalnız nefsi ise; o insan değil. Çünkü insan fıtratı medenidir, ebna-yı cinsini mülâhazaya mecburdur. (Tarihçe-i Hayat sh: 100) ﻭَ ﺍَﻣْﺮُﻫُﻢْ ﺷُﻮﺭٰﻯ ﺑَﻴْﻨَﻬُﻢْ Onların yönetimi, aralarında yaptıkları istişare iledir. (Şûrâ Sûresi, 42: 38) ﺍَﻥْ ﻻﺎ ﻳُﺬَﻟِّﻞَ ﻭَ ﻻﺎ ﻳَﺘَﺬَﻟَّﻞَ ﻣَﻦْ ﻛَﺎﻥَ ﻋَﺒْﺪًﺍ ﻟِﻠّٰﻪِ ﻻﺎ ﻳَﻜُﻮﻥُ ﻋَﺒْﺪًﺍ ﻟِﻠْﻌِﺒَﺎﺩِ ﻭَ ﻻﺎ ﻳَﺘَّﺨِﺬَ ﺑَﻌْﻀُﻨَﺎ ﺑَﻌْﻀًﺎ ﺍَﺭْﺑَﺎﺑًﺎ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻥِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ٭ ﻧَﻌَﻢْ ﺍَﻟْﺤُﺮِّﻳَّﺔُ ﺍﻟﺸَّﺮْﻋِﻴَّﺔُ ﻋَﻄِﻴَّﺔُ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ Yani, İman bunu iktiza ediyor ki, tahakküm ve istibdat ile başkasını tezlil etmemek ve zillete düşürmemek, ve zâlimlere tezellül etmemek... Allah'a hakikî abd olan, başkalara abd olamaz. Birbirinizi, Allah'tan başka kendinize Rab yapmayınız. Yani, Allah'ı tanımayan, herşeye, herkese nispetine göre bir rububiyet tevehhüm eder, başına musallat eder. Evet, hürriyet-i şer'iye Cenâb-ı Hakkın Rahmân, Rahîm tecellîsiyle bir ihsanıdır ve imanın bir hassasıdır. (Tarihçe-i Hayat sh: 101) ﻓَﻠْﻴَﺤْﻴَﻰ ﺍﻟﺼِّﺪْﻕُ ﻭَﻻﺎ ﻋَﺎﺵَ ﺍﻟْﻴَﺎْﺱُ ﻓَﻠْﺘَﺪُﻡِ ﺍﻟْﻤَﺤَﺒَّﺔُ ﻭَﻟْﺘَﻘْﻮَﻯ ﺍﻟﺸُّﻮﺭٰﻯ ﺍَﻟْﻤَﻼﺎﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬَﻮٰﻯ ﻭَﺍﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻯ Yaşasın sıdk! Ölsün yeis! Muhabbet devam etsin! Şûrâ kuvvet bulsun! Bütün levm ve itâb ve nefret, hevâ hevese tâbi olanlara olsun. Selâm ve selâmet, hüdâya tâbi olanlar üstüne olsun. Âmin. (Tarihçe-i Hayat sh: 119) ﻳَﻮْﻣًﺎ ﻳَﺠْﻌَﻞُ ﺍﻟْﻮِﻟْﺪَﺍﻥَ ﺷ۪ﻴﺒًﺎ Çocukları ihtiyarlatan bir gün... (Müzzemmil Sûresi, 73:17) ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛ۪ﻴﻞُ Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173) (Tarihçe-i Hayat sh: 126) ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ Ondan başka ilâh yoktur. (Bakara Sûresi 163; Al-i İmrân Sûresi: 2) (Tarihçe-i Hayat sh: 128) ﺍِﻥَّ ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﺗَﺪْﻋُﻮﻥَ ﻣِﻦْ ﺩُﻭﻥِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻟَﻦْ ﻳَﺨْﻠُﻘُﻮﺍ ﺫُﺑَﺎﺑًﺎ ﻭَﻟَﻮِ ﺍﺟْﺘَﻤَﻌُﻮﺍ ﻟَﻪُ Yani, "Allah'tan başka bütün çağırdığınız ve ibadet ettiğiniz şeyler toplansalar da, asla bir sineği halk edemezler." ﻣَﺎ ﺧَﻠْﻘُﻜُﻢْ ﻭَﻻﺎ ﺑَﻌْﺜُﻜُﻢْ ﺍِﻻَﺎ ﻛَﻨَﻔْﺲٍ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ Sizin yaratılmanız da, diriltilmeniz de, tek bir kişinin yaratılıp diriltilmesi gibidir. (Lokman Sûresi, 31:28) ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ Ondan başka ilâh yoktur. (Bakara Sûresi 163; Al-i İmrân Sûresi: 2) (Tarihçe-i Hayat sh: 131) ﻋَﺎﺟِﻠَﻪ Acile, hemen, peşin.. ﺟِﻠَﻪ Bilâhere, sonradan, şarta bağlı olarak. (Tarihçe-i Hayat sh: 134) ﺍَﻟْﺠَﺰَٓﺍﺀُ ﻣِﻦْ ﺟِﻨْﺲِ ﺍﻟْﻌَﻤَﻞِ Verilecek cezâ yapılan iş ve davranışın türüne göredir. (Tarihçe-i Hayat sh: 135) ﻭَ ﻓ۪ﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻟَﻪُٓ ﺍٰﻳَﺔٌ ﺗَﺪُﻝُّ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍَﻧَّﻪُ ﻭَﺍﺣِﺪٌ Herbir şeyde Onun bir olduğuna delâlet eden bir delil vardır. (İbnü'l-Mu'tez'in bir şiirinden alınmıştır. İbn-i Kesîr, Tefsîrü'l-Kur'âni'l-Azîm, 1:24) (Tarihçe-i Hayat sh: 136) ﺍَﻧْﺖَ ﻓِﻰ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ﻓَﺎﻃْﻠُﺐْ ﻃَﺒ۪ﻴﺒًﺎ ﻳُﺪَﺍﻭ۪ﻯ ﻗَﻠْﺒَﻚَ Sen dârü'l-hikmettesin; önce, kalbini tedavi edecek bir tabip ara kalbini tedavî etsin. (Tarihçe-i Hayat sh: 139) ﻳَٓﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟْﻤَﺒْﻌُﻮﺛُﻮﻥَ ﺍِﻧَّﻜُﻢْ ﻟَﻤَﺒْﻌُﻮﺛُﻮﻥَ ﻟِﻴَﻮْﻡٍ ﻋَﻈ۪ﻴﻢٍ Ey Mebuslar (Vekiller)! Şüphesiz siz azim bir gün için mebuslarsınız (diriltileceklersiniz). (Tarihçe-i Hayat sh: 142) ﻭَ ﺍﻋْﺘَﺼِﻤُﻮﺍ ﺑِﺤَﺒْﻞِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺟَﻤ۪ﻴﻌًﺎ Allah'ın dinine ve Kur'ân'a hep birlikte sımsıkı sarılın. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:103) ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَ ﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛ۪ﻴﻞُ Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173) (Tarihçe-i Hayat sh: 146) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺍﻏْﻔِﺮْ ﻟِﻠْﻤُْﻤِﻨ۪ﻴﻦَ ﻭَﺍﻟْﻤُْﻤِﻨَﺎﺕِ Allahım, erkek, kadın bütün mü'minleri mağfiret et, bağışla. ﺍِﺗَّﻘُﻮﺍ ﻓِﺮَﺍﺳَﺔَ ﺍﻟْﻤُْﻤِﻦِ ﻓَﺎِﻧَّﻪُ ﻳَﻨْﻈُﺮُ ﺑِﻨُﻮﺭِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ Mü'minin ferasetinden sakının; çünkü o Allah'ın nuruyla bakar. (Tirmizî, Tefsiru Sûre 15:6; Ebû Nuaym, Hılyetü'l-Evliyâ, 4:94; el-Heysemî, Mecmeu'z-Zevâid, 10:268; el-Aclûnî, Keşfü'l-Hafâ, 1:42) (Tarihçe-i Hayat sh: 147) ﺍَﻻﺎَﺧِﻼَٓﺎﺀُ ﻳَﻮْﻣَﺌِﺬٍ ﺑَﻌْﻀُﻬُﻢْ ﻟِﺒَﻌْﺾٍ ﻋَﺪُﻭٌّ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟْﻤُﺘَّﻘ۪ﻴﻦَ O gün dostlar birbirine düşman kesilir -ancak takvâ sahipleri müstesna. (Zuhruf Sûresi, 43:67) (Tarihçe-i Hayat sh: 150)