Barla Hayatı
Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.912
(Tarihçe-i Hayat sh: 168) ﺷَﺠَﺮَﺓٌ ﻣُﺒَﺎﺭَﻛَﺔٌ Mübârek (verimli, bereketli) bir ağaç. (Nûr Sûresi, 24:35) (Tarihçe-i Hayat sh: 172) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﺳَﻼﺎﻡُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﻋَﻠٰﻰ ﺍِﺧْﻮَﺍﻧِﻜُﻢْ ﻻﺎﺳِﻴَّﻤَﺎﺍﻟﺨﺮﻩ Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi sizin ve arkadaşlarınızın, hususan ... ilâ âhir, üzerine olsun. ﻭَﻣَﻦْ ﻳُْﺖَ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔَ ﻓَﻘَﺪْ ﺍُﻭﺗِﻰَ ﺧَﻴْﺮًﺍ ﻛَﺜ۪ﻴﺮًﺍ Kime hikmet verilmişse, işte ona pek çok hayır verilmiştir. (Bakara Sûresi, 2:269) (Tarihçe-i Hayat sh: 173) ﺍَﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ Bâkî olan sadece Odur. (Tarihçe-i Hayat sh: 174) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﺳَﻼﺎﻡُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺘُﻪُ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻤَﺎ ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍِﺧْﻮَﺍﻧِﻜُﻤَﺎ ﻣَﺎﺩَﺍﻡَ ﺍﻟْﻤَﻠَﻮَﺍﻥِ ﻭَ ﺗَﻌَﺎﻗَﺐَ ﺍﻟْﻌَﺼْﺮَﺍﻥِ ﻭَ ﻣَﺎﺩَﺍﺭَ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮَﺍﻥِ ﻭَ ﺍﺳْﺘَﻘْﺒَﻞَ ﺍﻟْﻔَﺮْﻗَﺪَﺍﻥِ Gece ve gündüz devam ettikçe, devirler birbirini takip ettikçe, ay ve güneş durdukça iki kutup yıldızı karşılıklı bulundukça Allah'ın selâmı, rahmeti ve bereketi de siz ikinizin ve kardeşlerinizin üzerine olsun. (Tarihçe-i Hayat sh: 175) ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛ۪ﻴﻞُ Allah bize yeter; O ne güzel vekildir. (Âl-i İmrân Sûresi, 3:173) ﻓَﺎِﻥْ ﺗَﻮَﻟَّﻮْﺍ ﻓَﻘُﻞْ ﺣَﺴْﺒِﻰَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺗَﻮَﻛَّﻠْﺖُ ﻭَﻫُﻮَ ﺭَﺏُّ ﺍﻟْﻌَﺮْﺵِ ﺍﻟْﻌَﻈ۪ﻴﻢِ Eğer Senden yüz çevirecek olurlarsa de ki: Allah bana yeter. Ondan başka hiçbir ilâh yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur. (Tevbe Sûresi, 9:129) ﺍُﻭ ُﻓْﺖْ ﺍَﻟَﺴْﺖُ ﻭ ﺗُﻮ ُﻓْﺘ۪ﻰ ﺑَﻠٰﻰ ﺷُﻜْﺮِ ﺑَﻠٰﻰ ۪ﻳﺴْﺖْ ﻛَﺸ۪ﻴﺪَﻥْ ﺑَﻼﺎ ٭ ﺳِﺮِّ ﺑَﻼﺎ ۪ﻳﺴْﺖْ ﻛِﻪ ﻳَﻌْﻨ۪ﻰ ﻣَﻨَﻢْ ﺣَﻠْﻘَﻪ ﺯَﻥِ ﺩَﺭَْﻩِ ﻓَﻘْﺮُ ﻭ ﻓَﻨَﺎ O, "ben Senin Rabbin değil miyim?" dedi. Sen "Evet" dedin. "Evet" demenin şükrü nedir, bilir misin? Çok bela çekmektir. Bilir misin bela çekmenin sırrı nedir? Yani fakr u fena dergahındaki halkaya katılmaktır. (Dîvân-ı Kebîr, s. 157, Gazel 251) (Tarihçe-i Hayat sh: 176) ﻣَﺎﺫَﺍ ﻭَﺟَﺪَ ﻣَﻦْ ﻓَﻘَﺪَﻩُ ٭ ﻭَ ﻣَﺎﺫَﺍ ﻓَﻘَﺪَ ﻣَﻦْ ﻭَﺟَﺪَﻩُ "Cenâb-ı Hakkı bulan neyi kaybeder? Ve Onu kaybeden neyi kazanır?" yani, "Onu bulan herşeyi bulur. Onu bulmayan hiçbir şey bulmaz, bulsa da başına belâ bulur" İbn-i Atâillah el-İskenderî, Şerhü'l-Hikemi'l-Atâiye, s. 208 ﻃُﻮﺑٰﻰ ﻟِﻠْﻐُﺮَﺑَٓﺎﺀِ Ne mutlu gariplere! (Keşf-ül Hafa: 887, Müslim, Îman: 232; Tirmizî, Îman: 13; İbni Mâce, Fiten: 15; Dârimî, Rikâk: 42; Müsned, 1:184, 398, 2:177, 222, 389, 4:73) ﺩَﺍﻧ۪ﻰ ﺳَﻤَﺎﻉِ ِﻩ ﺑُﻮَﺩْ ﺑ۪ﻰ ﺧُﻮﺩْ ﺷُﺪَﻥْ ﺯِﻫَﺴْﺘ۪ﻰ ﺍَﻧْﺪَﺭْ ﻓَﻨَﺎﻯِ ﻣُﻄْﻠَﻖْ ﺫَﻭْﻕِ ﺑَﻘَﺎ َﺷ۪ﻴﺪَﻥْ Semâ'ın ne olduğunu bilir misin? O, şahsî varlıktan ve mevcuttan vazgeçip fenâ bulmak; mutlak yokluk içinde bekâyı zevk etmektir. ﺍَﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ Bâkî olan sadece Odur. (Tarihçe-i Hayat sh: 177) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻻَﺎ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩ۪ Hiçbir şey yoktur ki Allah'ı hamd ile tesbih etmesin. (İsrâ Sûresi, 17:44) ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬُﺪٰﻯ Selâm, doğru yola tâbi olanlara olsun. (Tâhâ Sûresi, 20:47) ﻭَﺍﻟْﻤَﻼﺎﻡُ ﻋَﻠٰﻰ ﻣَﻦِ ﺍﺗَّﺒَﻊَ ﺍﻟْﻬَﻮٰﻯ Kınama ve azarlama ise nefsin heves ve arzularına tâbi olanlara olsun. (Tarihçe-i Hayat sh: 179) ﻭَ ﻧَﺤْﻦُ ﺍُﻧَﺎﺱٌ ﻻﺎ ﺗَﻮَﺳُّﻂَ ﺑَﻴْﻨَﻨَﺎ ٭ ﻟَﻨَﺎ ﺍﻟﺼَّﺪْﺭُ ﺩُﻭﻥَ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ ﺍَﻭِ ﺍﻟْﻘَﺒْﺮُ Öyle insanlarız ki, bir orta seviyemiz yoktur. Ya herşeyin üstünde, ya da kabirde oluruz. (Tarihçe-i Hayat sh: 180) ﺍَﻋُﻮﺫُ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﺍﻟﺴِّﻴَﺎﺳَﺔِ Şeytanın ve siyasetin şerrinden Allah'a sığınırım. (Tarihçe-i Hayat sh: 181) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻫَﺪٰﻳﻨَﺎ ﻟِﻬٰﺬَﺍ ﻭَﻣَﺎ ﻛُﻨَّﺎ ﻟِﻨَﻬْﺘَﺪِﻯَ ﻟَﻮْﻻٓﺎ ﺍَﻥْ ﻫَﺪٰﻳﻨَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟَﻘَﺪْ ﺟَٓﺎﺀَﺕْ ﺭُﺳُﻞُ ﺭَﺑِّﻨَﺎ ﺑِﺎﻟْﺤَﻖِّ Dediler: Bizi buna eriştiren Allah'a hamd olsun; yoksa Allah hidayet etmeseydi, biz kendiliğimizden buna erişemezdik. Gerçekten Rabbimizin peygamberleri bize hakkı getirdiler. (A'râf Sûresi, 7:43) ﺍَﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗ۪ﻰ Bâkî olan sadece Odur. (Tarihçe-i Hayat sh: 182) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪ۪ ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻪُ Her türlü noksan sıfatlardan yüce olan Allah'ın adıyla. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﻭَﻣَﻦْ ﻳَﺘَﻮَﻛَّﻞْ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻓَﻬُﻮَ ﺣَﺴْﺒُﻪُ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻠّٰﻪَ ﺑَﺎﻟِﻎُ ﺍَﻣْﺮِﻩ۪ ﻗَﺪْ ﺟَﻌَﻞَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪْﺭًﺍ Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir. Allah emrini mutlaka gerçekleştirir. Allah herşeye bir ölçü takdir etmiştir. (Talâk Sûresi, 65:3) (Tarihçe-i Hayat sh: 187) ﺍَﻟْﻤَﻮْﺕُ ﺣَﻖٌّ Ölüm haktır, kesin gerçektir. (Tarihçe-i Hayat sh: 190) ﺭَﺏِّ ﺍَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﻫَﻤَﺰَﺍﺕِ ﺍﻟﺸَّﻴَﺎﻃ۪ﻴﻦِ ٭ ﻭَﺍَﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﺭَﺏِّ ﺍَﻥْ ﻳَﺤْﻀُﺮُﻭﻥِ ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﻳَﺎ ﺣَﺎ ﻓِﻆُ ﻳَﺎ ﺣَﻔ۪ﻴﻆُ ﻳَﺎ ﺧَﻴْﺮَ ﺍﻟْﺤَﺎﻓِﻈ۪ﻴﻦَ ﺍِﺣْﻔَﻈْﻨِﻰ ﻭَ ﺍﺣْﻔَﻆْ ﺭُﻓَﻘَﺎﺋ۪ﻰ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﺍﻟﻨَّﻔْﺲِ ﻭَ ﺍﻟﺸَّﻴْﻄَﺎﻥِ ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﺍﻟْﺠِﻦِّ ﻭَ ﺍﻻﺎِﻧْﺴَﺎﻥِ ﻭَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﺍَﻫْﻞِ ﺍﻟﻀَّﻼﺎﻟَﺔِ ﻭَ ﺍَﻫْﻞِ ﺍﻟﻄُّﻐْﻴَﺎﻥِ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Ey muhafaza edici olan ve koruyucuların en hayırlısı olan Allahım! Beni ve arkadaşlarımı nefsin ve şeytanın şerrinden, insanların ve cinlerin şerrinden, ehl-i dalâlet ve tuğyanın şerrinden muhafaza et. Âmin, âmin, âmin. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32) (Tarihçe-i Hayat sh: 193) ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla ﻗُﻞْ ﺑِﻔَﻀْﻞِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻪِ ﻓَﺒِﺬٰﻟِﻚَ ﻓَﻠْﻴَﻔْﺮَﺣُﻮﺍ ﻫُﻮَ ﺧَﻴْﺮٌ ﻣِﻤَّﺎ ﻳَﺠْﻤَﻌُﻮﻥَ Onlara söyle ki: Allah'ın lütfuyla ve rahmetiyle ancak bununla ferahlansınlar. Bu, onların dünyada toplayıp durduklarından daha hayırlıdır. (Yûnus Sûresi, 10:58) (Tarihçe-i Hayat sh: 195) ﻭَ ﻣَﺎ ﻣَﺪَﺣْﺖُ ﻣُﺤَﻤَّﺪًﺍ ﺑِﻤَﻘَﺎﻟَﺘ۪ﻰ ٭ ﻭَ ﻟٰﻜِﻦْ ﻣَﺪَﺣْﺖُ ﻣَﻘَﺎﻟَﺘ۪ﻰ ﺑِﻤُﺤَﻤَّﺪٍ Ben sözlerimle Muhammed'i (a.s.m.) övmüş olmadım; aslında sözlerimi Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmla övmüş ve güzelleştirmiş oldum. (Hassan b. Sâbit (r.a.) ait bir sözdür. İbn-i Esir, el-Meselü's sair, 2/357; el-Kalkeşendî, Subhu'l Aşa, 2/321; İmam-ı Rabbanî, Mektubât, 1/58, 44. Mektub.) ﻭَ ﻣَﺎ ﻣَﺪَﺣْﺖُ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ﺑِﻜَﻠِﻤَﺎﺗ۪ﻰ ٭ ﻭَ ﻟٰﻜِﻦْ ﻣَﺪَﺣْﺖُ ﻛَﻠِﻤَﺎﺗ۪ﻰ ﺑِﺎﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥِ Yani, "Kur'ân'ın hakaik-i i'câzını ben güzelleştiremedim, güzel gösteremedim. Belki Kur'ân'ın güzel hakikatleri benim tabiratlarımı da güzelleştirdi, ulvîleştirdi." (Tarihçe-i Hayat sh: 199) ﻭَ ﻫُﻮَ ﻋَﻠٰﻰ ﻛُﻞِّ ﺷَﻲْﺀٍ ﻗَﺪ۪ﻳﺮٌ O herşeye kâdirdir. (Hûd Sûresi, 11:4; Rum Sûresi, 30:50; Şûrâ Sûresi, 42:9; Mülk Sûresi, 67:1) (Tarihçe-i Hayat sh: 202) ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪ ﻫٰﺬَﺍ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻞِ ﺭَﺑِّﻰ Rabbimin bu ihsanından dolayı Allah'a hamd olsun. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin. (Bakara Sûresi, 2:32) ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻋَﻠٰﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﺻَﻼﺎﺓً ﺗَﻜُﻮﻥُ ﻟَﻚَ ﺭِﺿَٓﺎﺀً ﻭَ ﻟِﺤَﻘِّﻪ۪ ﺍَﺩَٓﺍﺀً ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪ۪ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪ۪ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﺗَﺴْﻠ۪ﻴﻤًﺎ ﻛَﺜ۪ﻴﺮًﺍ ﺍٰﻣ۪ﻴﻦَ Allahım! Efendimiz Muhammed'e ve âl ve ashabına Senin razı olacağın ve Onun lâyık ve müstehak olduğu bir rahmetle ve pek kesretli bir selâmetle salât ve selâm et. Âmin. (Tarihçe-i Hayat sh: 206) ﺭَﺑَّﻨَﺎ ﻻﺎ ﺗَُﺎﺧِﺬْﻧَٓﺎ ﺍِﻥْ ﻧَﺴ۪ﻴﻨَٓﺎ ﺍَﻭْ ﺍَﺧْﻄَﺎْﻧَﺎ Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi, 2:286) (Tarihçe-i Hayat sh: 208) ﻭَ ﻻﺎ ﺗَﻨَﺎﺯَﻋُﻮﺍ ﻓَﺘَﻔْﺸَﻠُﻮﺍ ﻭَ ﺗَﺬْﻫَﺐَ ﺭ۪ﻳﺤُﻜُﻢْ İhtilâfa düşmeyin; sonra gevşeyip cesaretiniz kırılır, cemaatinizin tadı (gücünüz) elden gider. (Enfâl Sûresi, 8:46) (Tarihçe-i Hayat sh: 211) ﻫُﻮَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﺟَﻌَﻞَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲَ ﺿِﻴَٓﺎﺀً ﻭَ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮَ ﻧُﻮﺭًﺍ Güneşi bir ışık, ayı bir nur yapan Odur. (Yûnus Sûresi, 10:5) ﻧُﻮﺭُ ﺍﻟْﻘَﻤَﺮِ ﻣُﺴْﺘَﻔَﺎﺩٌ ﻣِﻦَ ﺍﻟﺸَّﻤْﺲِ Ayın ışığı güneşten gelir. (Tarihçe-i Hayat sh: 212) ﻣَﻦْ ﺗَﻮَﺍﺿَﻊَ ﺭَﻓَﻌَﻪُ ﺍﻟﻠّٰﻪُ Tevâzu göstereni Allah yüceltir. (el-Münâvî, Feyzü'l-Kadîr, 6:108, hadis no: 8605; Aynı manayı ifade eden diğer rivayetler için bk. İbn-i Mâce, Zühd: 16; Müsned, 3:76) ﺍَﻧْﺖَ ﻓِﻰ ﺩَﺍﺭِ ﺍﻟْﺤِﻜْﻤَﺔِ ﻓَﺎﻃْﻠُﺐْ ﻃَﺒ۪ﻴﺒًﺎ ﻳُﺪَﺍﻭ۪ﻯ ﻗَﻠْﺒَﻚَ Sen dârü'l-hikmettesin; önce, kalbini tedavi edecek bir tabip ara, kalbini tedavi etsin. (Tarihçe-i Hayat sh: 213) ﺍَﻟْﻘَﻄْﺮَﺓُ ﺗَﺪُﻝُّ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟْﺒَﺤْﺮِ Bir damla su denize delâlet eder. ﻭَﺍﻟﺼَّﺎﺣِﺐِ ﺑِﺎﻟْﺠَﻨْﺐِ Yanınızdaki arkadaşa... (Nisâ Sûresi, 4:36) (Tarihçe-i Hayat sh: 215)