Risale-i NurÂyet ve Hadîs Meâlleri

Dördüncü Bâb

Âyet ve Hadîs Meâlleri · s.400

Lâ ilâhe illallah hakkındadır. İki Fasıl'dır.

Birinci Fasıl

Hazret-i Hızır'ın (a.s.) meşhûr ve mühim bir virdi mebde' ve esâs olarak ma'rifetullâhta ve tevhîdin merâtibinde altmış üç mertebeye işâret ediyor. O altmış üç mertebenin herbirisi iki cümledir. ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪ vahdâniyeti isbât ettiği gibi ﻫُﻮَ ile başlayan isimler, Vücûd-u Vâcibi isbât ediyor. Âdetâ birinci cümle vahdâniyeti gösterdiği zamân bir suâl-i mukadder hâtıra geliyor. "O vâhid kimdir? Nasıl bileceğiz?" diye vâki' olan suâle, meselâ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦُ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢُ ile cevâb veriyor. Yani kâinâtı dolduran âsâr-ı şefkat ve merhamet Onundur. O Rahmân'ı tanıttırıyor ve hâkezâ... Kıyâs et. ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺍِﻧِّﻰ ﺍُﻗَﺪِّﻡُ ﺍِﻟَﻴْﻚَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻯْ ﻛُﻞِّ ﻧِﻌْﻤَﺔٍ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔٍ ﻭَ ﺣِﻜْﻤَﺔٍ ﻭَ ﻋِﻨَﺎﻳَﺔٍ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻯْ ﻛُﻞِّ ﺣَﻴَﺎﺓٍ ﻭَ ﻣَﻤَﺎﺓٍ ﻭَ ﺣَﻴْﻮَﺍﻥٍ ﻭَ ﻧَﺒَﺎﺕٍ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻯْ ﻛُﻞِّ ﺯُﻫْﺮَﺓٍ ﻭَ ﺛَﻤَﺮَﺓٍ ﻭَ ﺣَﺒَّﺔٍ ﻭَ ﺑُﺬْﺭَﺓٍ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻯْ ﻛُﻞِّ ﺻَﻨْﻌَﺔٍ ﻭَ ﺻِﺒْﻐَﺔٍ ﻭَ ﻧِﻈَﺎﻡٍ ﻭَ ﻣِﻴﺰَﺍﻥٍ ﻭَ ﺑَﻴْﻦَ ﻳَﺪَﻯْ ﻛُﻞِّ ﺗَﻨْﻈِﻴﻢٍ ﻭَ ﺗَﻮْﺯِﻳﻦٍ ﻭَ ﺗَﻤْﻴِﻴﺰٍ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺍﻟْﻤَﻮْﺟُﻮﺩَﺍﺕِ ﻭَ ﺫَﺭَّﺍﺗِﻬَﺎ ﺷَﻬَﺎﺩَﺓً (10) Bu şehâdetlerde iki hüküm var. Birisi vahdâniyeti gösterir. ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪ dır. Diğeri o vâhidin vücûdunu isbât eder ki ﻫُﻮَ ile başlayan isimlerdir. Herbir ﻫُﻮَ geldiği vakit bir suâl-i mukaddere cevâbdır. Gûyâ deniliyor ki; "O İlâh-ı vâhidi nasıl tanıyacağız?" Cevâb veriyor ki; Meselâ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺴَّﻤِﻴﻊُ ﺍﻟْﺒَﺼِﻴﺮُ bunda diyor ki: "Bu mevcûdâtın derdlerini görüp dinleyen birisi var ki, istediklerini yapıyor." Böyle âsâr-ı ef'âl-i İlâhiyeyi ve o ef'âl; Semî', Basîr gibi isimleri isbât eder. O isimler mevsûfların vücûdunu gösterirler. İşte bütün bu cümleler bu tarzdadırlar. Âsâr ile ef'âli, ef'âl ile esmâyı, esmâ ile Vücûd-ı Vâcib'i isbât ederler. ﻧَﺸْﻬَﺪُ ﺍَﻥْ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺤَﻰُّ ﺍﻟْﻘَﻴُّﻮﻡُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﺍﻟﺪَّﻳْﻤُﻮﻡُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻭَﺣْﺪَﻩُ ﻻﺎ ﺷَﺮِﻳﻚَ ﻟَﻪُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﺰِﻳﺰُ ﺍﻟْﺠَﺒَّﺎﺭُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ ﺍﻟْﻐَﻔَّﺎﺭُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻻﺎَﻭَّﻝُ ﻭَ ﺍﻻﺎٰﺧِﺮُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻈَّﺎﻫِﺮُ ﻭَ ﺍﻟْﺒَﺎﻃِﻦُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺴَّﻤِﻴﻊُ ﺍﻟْﺒَﺼِﻴﺮُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠَّﻄِﻴﻒُ ﺍﻟْﺨَﺒِﻴﺮُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻐَﻔُﻮﺭُ ﺍﻟﺸَّﻜُﻮﺭُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺨَﻼَﺎﻕُ ﺍﻟْﻘَﺪِﻳﺮُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﺼَﻮِّﺭُ ﺍﻟْﺒَﺼِﻴﺮُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺠَﻮَّﺍﺩُ ﺍﻟْﻜَﺮِﻳﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﺤْﻴِﻰ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﻐْﻨِﻰ ﺍﻟْﻜَﺮِﻳﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﺪَﺑِّﺮُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﺮَﺑِّﻰ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﺰِﻳﺰُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﻠِﻰُّ ﺍﻟْﻘَﻮِﻯُّ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻮَﻟِﻰُّ ﺍﻟْﻐَﻨِﻰُّ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺸَّﻬِﻴﺪُ ﺍﻟﺮَّﻗِﻴﺐُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻘَﺮِﻳﺐُ ﺍﻟْﻤُﺠِﻴﺐُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻔَﺘَّﺎﺡُ ﺍﻟْﻌَﻠِﻴﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺨَﻼَﺎﻕُ ﺍﻟْﺤَﻜِﻴﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺮَّﺯَّﺍﻕُ ﺫُﻭ ﺍﻟْﻘُﻮَّﺓِ ﺍﻟْﻤَﺘِﻴﻦُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻻﺎَﺣَﺪُ ﺍﻟﺼَّﻤَﺪُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﺍﻻﺎَﻣْﺠَﺪُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻮَﺩُﻭﺩُ ﺍﻟْﻤَﺠِﻴﺪُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻔَﻌَّﺎﻝُ ﻟِﻤَﺎ ﻳُﺮِﻳﺪُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍْﻟﻤَﻠِﻚُ ﺍﻟْﻮَﺍﺭِﺙُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﻗِﻰ ﺍﻟْﺒَﺎﻋِﺚُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺒَﺎﺭِﺉُ ﺍﻟْﻤُﺼَﻮِّﺭُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻠَّﻄِﻴﻒُ ﺍﻟْﻤُﺪَﺑِّﺮُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺴَّﻴِّﺪُ ﺍﻟﺪَّﻳَّﺎﻥُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﺤَﻨَّﺎﻥُ ﴾١١﴿ ﺍﻟْﻤَﻨَّﺎﻥُ ﴾٢١﴿ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﺴُّﺒُّﻮﺡُ ﺍﻟْﻘُﺪُّﻭﺱُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﺪْﻝُ ﺍﻟْﺤَﻜَﻢُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻔَﺮْﺩُ ﺍﻟﺼَّﻤَﺪُ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟﻨُّﻮﺭُ ﺍﻟْﻬَﺎﺩِﻯ 11 ﺍﻟْﺤَﻨَّﺎﻥُ Rahmetlerin en latîf cilvesini gösterendir. 12 ﺍﻟْﻤَﻨَّﺎﻥُ Ni'met verici demektir. ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻌْﺮُﻭﻑُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﻌَﺎﺭِﻓِﻴﻦَ ﴾٣١﴿ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻌْﺒُﻮﺩُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﻌَﺎﺑِﺪِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﺸْﻜُﻮﺭُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟﺸَّﺎﻛِﺮِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﺬْﻛُﻮﺭُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟﺬَّﺍﻛِﺮِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﺤْﻤُﻮﺩُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﺤَﺎﻣِﺪِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺟُﻮﺩُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟﻄَّﺎﻟِﺒِﻴﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺻُﻮﻑُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﻤُﻮَﺣِّﺪِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﺤْﺒُﻮﺏُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﻤُﺤِﺒِّﻴﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﺮْﻏُﻮﺏُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﻤُﺮِﻳﺪِﻳﻦَ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻘْﺼُﻮﺩُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﻤُﻨِﻴﺒِﻴﻦَ ﴾٤١﴿ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﻘْﺼُﻮﺩُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﺠَﻨَﺎﻥِ ﴾٥١﴿ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﻮﺟِﺪُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻻﺎَﻧَﺎﻡِ ﴾٦١﴿ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻮْﺟُﻮﺩُ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﺯَﻣَﺎﻥٍ 13 ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻌْﺮُﻭﻑُ ﻟِﻜُﻞِّ ﺍﻟْﻌَﺎﺭِﻓِﻴﻦَ fıkrasından sonraki fıkraların meâli şudur ki: "O İlâh-ı Vâhid'i tanımak istiyorsan bak bütün nev'-i beşerde gelen âriflerin ayrı ayrı yollarla delîlleriyle tanıdıkları bir Ma'rûf var. İşte o Ma'rûf O'dur. O İlâh-ı Vâhid'in böyle had ve hesâba gelmez ehl-i ma'rifetin had ve hesâba gelmez ayrı ayrı tarzlarda tanıdıkları bir Zâtın vücûdu güneş gibi zâhir olur. Hem nev'-i beşerdeki had ve hesâba gelmez âbidlerin bir tek Ma'bûda ibâdet etmeleri ve o ibâdete karşı mukâbele-i ma'neviye görmeleri ve münâcât ve füyûzâta mazhar olmaları güneş gibi o Ma'bûdun vücûdunu muzâaf tevâtürlerle güneş gibi gösteriyorlar ve hâkezâ." Öteki fıkraları kıyâs et. 14 ﻣُﻨِﻴﺐِ Kâinatdan yüzünü çeviren ve Baki-i Hakikiye müteveccih olan kimse. 15 ﺟَﻨَﺎﻥِ Kalb. 16 ﺍﻻﺎﻧَﺎﻡِ Mahlûkat. ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﻌْﺒُﻮﺩُ ﻓِﻰ ﻛُﻞِّ ﻣَﻜَﺎﻥٍ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﺬْﻛُﻮﺭُ ﺑِﻜُﻞِّ ﻟِﺴَﺎﻥٍ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤَﺸْﻜُﻮﺭُ ﺑِﻜُﻞِّ ﺍِﺣْﺴَﺎﻥٍ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ٭ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻤُﻨْﻌِﻢُ ﺑِﻼﺎ ﺍِﻣْﺘِﻨَﺎﻥٍ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍِﻳﻤَﺎﻧًﺎ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ ﴾٧١﴿ 17 ﺍِﻳﻤَﺎﻧًﺎ ﺑِﺎﻟﻠّٰﻪِ Bu kelime ile Allaha iman ediyorum. ٭ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻣَﺎﻧًﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﴾٨١﴿ 18 ﺍَﻣَﺎﻧًﺎ ﻣِﻦَ ﺍﻟﻠّٰﻪ Bana azabdan emniyetim için bir vesikadır. ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻣَﺎﻧَﺔً ﻋِﻨْﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ٭ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺣَﻘًّﺎ ﺣَﻘًّﺎ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍِﺫْﻋَﺎﻧًﺎ ﻭَ ﺻِﺪْﻗًﺎ ٭ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺗَﻌَﺒُّﺪًﺍ ﻭَ ﺭِﻗًّﺎ ﻻﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍﻟْﻤَﻠِﻚُ ﺍﻟْﺤَﻖُّ ﺍﻟْﻤُﺒِﻴﻦُ ٭ ﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺻَﺎﺩِﻕُ ﺍﻟْﻮَﻋْﺪِ ﺍﻻﺎَﻣِﻴﻦُ Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla Allâhım, her bir ni'met ve rahmet ve hikmet ve inâyetin önünde, her bir hayât ve memât ve hayvân ve nebâtın önünde, her bir çiçek ve meyve ve çekirdek ve tohum önünde, her san'at ve sıbgat ve nizâm ve mîzânın önünde ve bütün mevcûdât ve zerrâtında bulunan her bir tanzîm ve tevzîn ve temyîzin önünde sana şöyle bir şehâdeti takdîm ediyorum: Şehâdet ederiz ki, Allâh'dan başka ilâh yoktur. Hay ve Kayyûm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Bâkî ve Zevâlsiz olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Azîz ve Cebbâr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Hakîm ve Gaffâr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Evvel ve Âhir olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Zâhir ve Bâtın olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Semî' ve Basîr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Latîf ve Habîr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Gafûr ve Şekûr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Hallâk ve Kadîr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Musavvir ve Basîr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Cevâd ve Kerîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Muhyî ve Alîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Muğnî ve Kerîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Müdebbir ve Hakîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Mürebbî ve Rahîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Azîz ve Hakîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Aliyy ve Kaviyy olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Veliyy ve Ganiyy olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Şehîd ve Rakîb olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur. Garîb ve Mücîb olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Fettâh ve Alîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Hallâk ve Hakîm olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Rezzâk ve Kuvvet sâhibi Metîn olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Ehad ve Samed olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Bâkî ve Emced olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Vedûd ve Mecîd olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Dilediğini yapan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Melik ve Vâris olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Bâkî ve Bâis olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Bârî ve Musavvir olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Latîf ve Müdebbir olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Seyyid ve Deyyân olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Hannân ve Mennân olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Sübbûh ve Kuddûs olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Adl ve Hakem olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Ferd ve Samed olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Nûr ve Hâdî olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her ârifin Ma'rûf'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her âbidin hak Ma'bûd'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her şâkirin Meşkûr'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her zâkirin Mezkûr'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her hâmidin Mahmûd'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her tâlibin Mevcûd'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her muvahhidin Mevsûf'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her muhibbin hak Mahbûb'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her mürîdin Mergûb'u olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her münîbin Maksûd'u ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her kalbin Maksûd'u ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her mahlûkun Mûcid'i ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her zamânda Mevcûd olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her mekânda Ma'bûd olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her lisânla Mezkûr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Her ihsânla Meşkûr olan ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Minnetsiz in'âm eden ancak O'dur. Allâh'dan başka ilâh yoktur; Allâh'a îmân ile Allâh'dan başka ilâh yoktur; Allâh'dan emân ile Allâh'dan başka ilâh yoktur; Allâh katında emânetle Allâh'dan başka ilâh yoktur; Hak ve Hak ile Allâh'dan başka ilâh yoktur; İz'ân ve Sıdk ile Allâh'dan başka ilâh yoktur; Kulluk ve kölelik ile Melik ve Hak ve Mübîn olan Allâh'dan başka ilâh yoktur; Muhammed Allâh'ın resûlü ve va'dinde sâdık ve emîndir. (Osmanlıca Lem'alar sh: 710)