Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

ÜÇÜNCÜ VEHİM

Âsâr-ı Bediiye · s.506

Volkan'a mensub cem'iyetin, tefrikadan ve başkalarına tevlid-i ye'sinden başka ne faidesi var? Elcevab:Bu tefrik değil, tevhiddir. Ye's değil, ümiddir. O hakikat-i uzma ki, nısf-ı küre-i arzda meknuz uruk-u zeheb gibi bir köşesini keşf ile tecelli etmiş yeni bir meş'aledir. Bahr-i umman bir destide sığışmadığı gibi, İttihad-ı Muhammedî de Volkan idaresinde veya İstanbul'da sıkışıp kalmayacaktır. Belki şimdiki kuvveden fiile çıkmış bir parça İttihad-ı Muhammedî kar'u'l-asâ gibi ikazdan ibarettir. Hem de o derece uzun ve müteselsil ve merakiz-i İslâmiyeyi birbirine rabt eden silsile-i nuranîyi ihtizaza getirmekle, onunla merbut umum mü'minleri i'lâ-i kelimetullahın bu zamanda en büyük vasıtası olan maddeten ve manen terakkiyata bir şevk ve emr-i vicdanî ile sevk etmektir. Zira istibdad ve tahakkümden tahallüs, hâhiş ve şevk-i vicdanî ile sevk olur. Halbuki binde bir tane münevverü'l-fikirdir, vicdanen mütehassis oluyor. Hiss-i din olsa, ehass-ı havass ve en âmî hiss-i din ile mütesaviyen tarîk-i terakkide münevverü'l-fikir gibidirler. Hem de tenvir-i fikre sebeb olan marifet-i âmm veya medeniyet-i tâmm bizde olmadığı için, nuru'n-nur olan din-i İslâmı menâr etmeliyiz, tâ aheng-i terakki muhtell olmasın.