Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

NUTUK - 4

Âsâr-ı Bediiye · s.454

HERKES VAZİFESİNİ BİLMELİ, SÛ'-İ İSTİMAL ETMEMELİ!

Gazeteler iki vazife-i mühimmeyi deruhde etmiştir. Çünkü iki rütbeye mazhar olmuş... Birincisi:Dellâlü'l-mehasin ve'l-meayib... İkincisi:Hatib-i umumî ve yahut mürebbi-i efkâr... Evvelki unvan iktiza ediyorki:Hâkimiyet-i millet ve hakk-ı tefettüşün seyf-i kātı'ı olan lisan-ı matbuattaki tesiratı muhafaza etsin. İkinci unvan iktiza ediyor ki:Efkârı terbiye ve talim etsin, sathi etmesin. Halbuki; şimdi aksü'l-amel yapıyor. Zira bu kadar kesret ve karmakarışıklık bu tesiratı inkısama vermekle kuvvetini kaybetmiş ve efkârı âdeta sathî etmiş; ve ehl-i sa'yin vaktini de imate ediyor. Hem de gazete sahibi zemin bulmak için fikr-i intikamın maden-i habîsi olan şahsiyatı karıştırıyor.. Veyahut on para kazanmak için ahlâk-ı İslâmiyeyi esasıyla sarsan istihzaât ve terzilât ve müstehcenât ile ezhan-ı şûrede ahlâk-ı rezilenin tohumunu ekiyorlar.. Veyahut devletin en mühim, en nazik ve en hafî noktaları avamın ezhanına arz ediyorlar ki, bizi bu hale düşüren malayanilik ve mâfevkinin vazifesine karışmak gibi seyyiata meydan veriyorlar. Bu gazetelere ya tensîkât veya taksim-i a'mal kaidesinin icrası lâzımdır. Ciddi gazetelerin âyinelerinde; iki aylık çocuğun ağzına ekmek doldurmakla çarçabuk büyük olmak için öldüren seksen yaşındaki acuzenin suret-i kabihi, içinde görünüyor. Ve mizah gazetelerin paslı mir'atlarında, üçüncü arkadaşın müşairâne vaktinde kafiye-i ﺙ yi bulmak için ﺍِﻣْﺮَ َﺗ۪ﻰ ﻃَﺎﻟِﻖٌ ﺛَﻼﺎﺛًﺎ Arkadaşları demişler: ﻣَﺎ ﺫَﻧْﺐُ ﺍﻟْﻔَﻘ۪ﻴﺮَﺓِ ﻗَﺎﻝَ ﺿ۪ﻴﻖُ ﺍﻟْﻘَﺎﻓِﻴَﺔِ Bu paslı muzahref âyine içinde bunun suretini görüyoruz. Ey gazeteciler!.. Hedef-i maksadımız olan ittihadı, sizin cerbeze ile yaptığınız mugalatalar ile inhilal-i anasırı netice vermekte olduğundan; bizim delil-i hayatımız olan mukaddemat-ı ittihadı akîm bırakıyorsunuz. Hasıl-ı kelâm:Evvel "Haydar Ağalık" vardı. Şimdi siz de "Haydo" yaptınız. Halbuki; bize lâzım "Haydar"dır. O elmas kılınca benzeyen lisan-ı matbuata itidal ile saykal vurun. Tâ ki ifrat ve tefrit ile pas tutmasın.