Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

İSTANBUL'DA BULUNAN KÜRDLERE EDİLEN TELKİNAT

Âsâr-ı Bediiye · s.452

Ruhumu misafireten bir hammal cesedine gönderdim. Ve hammal lisanıyla hammallara hitaben beyan-ı hal ettim. Kusurumu müstear hammallığıma bağışlamalı. Ey hammallar! Sizin kalbinizde bu fikri ekiyorum. Zira kalbiniz hâlî ve bozulmamıştır. ﺍَﺗَﺎﻧ۪ﻲ ﻫَﻮَﺍﻫَﺎ ﻗَﺒْﻞَ ﺍَﻥْ ﺍَﻋْﺮَﻑَ ﺍﻟْﻬَﻮٰﻯ ٭ ﻓَﺼَﺎﺩَﻑَ ﻗَﻠْﺒًﺎ ﺧَﺎﻟِﻴًﺎ ﻓَﺘَﻤَﻜَّﻨَﺎ beytinin ruhu sizden tecelli edecek. Kulak istemem, kalble dinleyiniz!.. Gayet kıymettarüç cevherimizvar: Şeriat, namus, gayret lisanıyla muhafazasını bizden istiyorlar. Birincisi: İslâmiyet ki, milyonlarla şühedanın kan bahasıdır. İkincisi: İnsaniyet ki, insanı umum âleme sultan eden odur. Üçüncüsü: Milliyetimiz ki, o âsâr ile hayy olan dâhî seleflerimizle bir rabıta-i ittihadımızdır. Bundan maada; bizimüç düşmanımızvar, bizi mahvediyor: Birincisi: Fakr!.. Yalnız burada Kürdlerden kırkbin hammal buna canlı delillerdir. İkincisi: Cehil!.. Bu kırkbinden kırk nefer mürebbi-yi efkârî olan gazeteyi bu zaman-ı terakkide okuyamamasıyla müsbettir. Üçüncüsü: Keşmekeştir. Şimdi dörtyüz bin cesur muharib bir kuvve-i cesîmeye mâlik olduğumuz halde, ihtilaf-ı dâhilîden dolayı mahvoluyor. Şimdi bizeüç elmas kılıçlâzımdır. Tâ ki, üç cevherimizi muhafaza ve üç düşmanımızı da mahvetsin. Birincisi: İttihad-ı millî... İkincisi: Sa'yi insanî... Üçüncüsü: Muhabbet-i millîdir kî; bu ittihadla o kuvve-i cesîmeyi hükûmetin eline vermekle harice sarfettiğinden; kendimizi müstehakk-ı adalet; ve ona bedel hükûmetten adalet ve müterakim hukukumuzu isteyeceğiz. Altıyüz seneden beri bayrak-ı tevhidi umum âleme karşı i'la eden ve istibdada şiddet-i itaat; ve terk-i âdât-ı milliye ile ihtiyarlanan bizim şanlı Türk pederlerimize kuvvet ve cesaretimizi peşkeş ve hediye edelim. Ona bedel:Onların akıl ve marifetinden istifade edeceğiz. Ve asaletimizi de göstereceğiz. Elhasıl:Türkler, bizim aklımız... Biz de onların kuvveti... Mecmuumuz bir iyi insan oluruz. Hodserane yapmayacağız. Bu azmimizle başka unsurlara ders-i ibret vereceğiz. İyi evlad böyle olur. Hem de istibdad zamanında bir batman itaat etmişsek, şimdi on batman itaat ve ittihad lâzımdır. Zira, şimdi sırf menfaati göreceğiz. Çünkü hükûmet-i meşruta, hakikî hükûmet-i meşruâdır. Elhasıl:İttifakta kuvvet var, ittihadda hayat var. Uhuvvette saadet var. İtaat-ı hükûmette selâmet var. Hablü'l-metin-i ittihada ve şerit-i muhabbete sarılmak zarurîdir.

-Said-