Risale-i NurÂsâr-ı Bediiye

KÜRDİSTAN ULEMA VE MEŞAYİH VE RÜESA VE EFRADINA MEŞRUTİYETE DAİR TELKİNATDIR

Âsâr-ı Bediiye · s.456

Ey verese-i enbiya ulema ve meşayih-i ekrad!.. Merkezde olduğum için size tenbih ediyorum ki; bu zaman-ı âhirde fikr-i istibdadın sehab-ı muzlimi, şems-i İslâmiyetin ulvîyet ve hüsn-ü hakikisini enzardan setr etmişti. Hatta âdetâ İslâmiyet, ecnebilerin nazarında mâni-i terakki ve adalet ve hürriyet gibi imiş... Hâşâ sümme hâşâ!... Zira sadr-ı evvelin (bâhusus o zamanda) hürriyet ve müsavat ve adaletleri bürhan-ı bahirdir ki; şeriat-ı garra, (ibadetteki müsavat bunu teyid ediyor) hürriyet-i hakkı ve adalet ve müsavat-ı hukukun cemi'-i revabıt ve levazımatıyla câmi'dir. Zira şeriat, Kelâm-ı Ezelîden geldiğinden ebede gidecektir. Nasıl enbiyalar vahiy ile kavaidi tesis ve müçtehidîn, içtihad ile ahkâmı istinbat... Siz de ilcaat-ı zamana o ahkâm-ı âdileyi tevfik ve tatbik ediniz!.. Ey şecaat-nihâd rüesa-yı Ekrad!.. Şimdiye kadar padişaha iktida ettiniz ki; milletin vahşetinden dolayı tedenni ve inkırazın mahkûmu olan kuvvet ve cebri millette istimal lüzum gördünüz. Şimdi de padişah yine size imamdır. İktida ediniz ki; o ömr-ü ebediye mazhar olan marifet ve adaleti ile milletini idare edecek... Siz de öyle yapınız. Tâ ki, necat bulasınız. Kuvvet ve cebr yerine akıl ve adaleti istimal ediniz!.. Tahvif yerinde muhabbeti ikame ediniz, tâ riyasetiniz berdevam olsun. Mâhasıl:Efendimiz o kadar haşmetli ağalık kürkünü milletine bağışladı, siz de o eski ve köhnelenmiş ağalık abâsını bir hulle-yi adalete tebdil ediniz. Ey bağlı arslanlar gibi efrad-ı Ekrad!.. Şimdiye kadar iki cihetle esir idiniz. Biri hükûmet-i müstebidenin tekâlif-i zalimanesiyle... Diğeri bazı zalimlerin gasp u garet tecavüzatıyla... Şimdi bu inkılab-ı azîmden sonra âzadesiniz. Herbiriniz âleminizde hükûmet-i meşruta-i meşru'anın tekâlif-i âdilânesine itaat; ve hukuk-u gayra men'-i tecavüz şartıyla birer padişah gibisiniz!.. Bu saltanat-ı şahsiyeyi muhafaza, teşebbüs-ü şahsî ile ellerinizden geldiği kadar bu ittihad-ı millete ve meşrutiyete her cihetle hizmet ediniz!.. Zira bizim, belki umum millet-i İslâmın ve mutlak Osmanlıların necat ve hayatı bu ittihad-ı milletle kaimdir. Ey umum Ekrad!.. Gözünüzü açınız, sabah geldi. Ve müteyakkız olunuz. Sizin ihtilaf ve vahşetinizden efkâr-ı faside sahibi istifâde etmesin. Bu şanlı olan ittihad-ı milleti fena bir hastalığa hedef etmesinler. Zira o vakit bütün millet ve İslâmiyet size davacı olacaktır. Zaman size sille vurmakla o ihtilaf ve keşmekeşi atacaktır... Namusunuzu isterseniz, tokat yemeden atınız!.. Bunu da muhakkak bilin; her tarafa hücum eden medeniyete karşı vahşetinizi muhafaza edemezsiniz. Bu "vahşet" lafzından darılmayınız. Zira evvel nefsime söylüyorum... Hem de kabahat hükûmetindir. İstediğim nokta, Kürtlük namus ve haysiyetini muhafaza; ve yiğit, kahraman Arnavutlara meşrutiyet ve adalete hizmet ile iktida ediniz. Bu hal-i hazır, saadetimize herkesten ziyade hizmet edecektir. Çünkü herkesten ziyade istibdattan biz zarar görmüşüz. Güya bizden darılmıştılar. Mazi tarafına bizi sevk ediyorlardı. Beşaret ediyorum ki, yakın zamanda umum Kürdistanda medaris-i münderiseyi ihya ve olmayan yerlerde de medaris tesis edilecektir vesselâm.