Risale-i NurZülfikar

YİRMİ DOKUZUNCU MEKTUP'UN SEKİZİNCİ KISMI'NIN ALTINCI REMZİ

Zülfikar · s.377

Sure-i İnna A'taynake'l-Kevser'in pek çok esrarından tevafuk sırrıyla münasebettar birkaç sırrına dairdir. O esrar sarîhan gösteriyor ki İnna A'tayna tek başıyla bir mu'cizedir. Numune için letafetlerinden iki üç küçük nüktelerine işaret etmek münasiptir. Birincisi:Sure-i Kevser'de mevcud hurufatın tekerrürleri birden dokuza kadar yani birer, ikişer, üçer, dörder tâ dokuza kadar muntazaman bulunmasıyla beraber, 28 huruf-u hecaîden mevcud olan 19 harfin içinde ikişer kardeş olan ikişer harften en güzelini ve lisana en hafifini almasıdır. Şöyle ki: ﺭﺯ den ﺭ var, ﺯ yok. ﺱ ﺵ den ﺵ var, ﺱ yok. ﺹ ﺽ dan ﺹ var, ﺽ yok. ﻁ ﻅ dan ﻁ var, ﻅ yok. ﻉ ﻍ dan ﻉ var, ﻍ yok. ﻑ ﻕ dan ﻑ var, ﻕ yok. ﻥ ﻡ den ﻥ var, ﻡ yok gibi zarif ve muntazam ve manidar bir intihab olduğu gibi mecmu-u hurufu Besmele ile 65 olup ﻫُﻮَ yi ifade eder. Besmele'siz hurufu vakt-i nüzulüne işaret ediyor. İkincisi:Şu Sure-i Kevser'e dair remizde 13 defa 13 rakamıyla beyan edilen sırrın hülâsası şudur ki: Fatiha-i Şerife'de 13 ﺍﻝ ile 13 meşhur suver-i Kur'aniye olan 7 ﺍﻟٓﻢٓ , 6 ﺍﻟٓﺮٰ nın mecmu-u adedine tevafukla 13 ﺍﻝ ile 13 surenin başlarına işaret edip parmaklarını bastığı gibi ve Fatiha'da bulunan 15 ﻡ ile ve ﺍﻟٓﻢٓ ler ve ﺣٰﻢٓ ler ve bir ﺍﻟٓﻤٓﺮٰ ile 15 surenin başına işaret edip ﻡ lerine parmağını bastığı misillü Kur'an Fatiha'da, Fatiha Sure-i Kevser'de münderic olduğunun sırrı ile Sure-i Kevser dahi 13 elif ile Fatiha'nın 13 ﺍﻝ i gibi 13 parmakla 13 meşhur surelerin başlarına parmağını basıyor ve kendi de küçük bir Kur'an olduğunu gösteriyor. Üçüncüsü:Kevser kelimesi kudsî, câmi', küllî, nurani bir kelime olduğundan mana-yı lügavîsi olan hayr-ı kesîrden ve uhrevî havz-ı Kevser'den ve manevî bir havz-ı Kevser olan Kur'an'dan tut tâ hayr-ı kesîr ıtlakına mâsadak olan Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma i'ta edilen bütün hedâyâ-yı Rahmaniye ve fütuhat-ı Rabbaniye, tâ feth-i Mekke ve feth-i Beytü'l-Makdis ve feth-i Şam ve feth-i İstanbul'a kadar manaları olduğu gibi o manalara da işaratı var. Mesela, âb-ı zemzeme-i Kur'aniyenin menbaı ve havz-ı Kevser'i olan Mekke-i Mükerreme'nin sekizinci senesindeki tarih-i fethine, tekerrürsüz harflerin 8 adediyle ve mütekerrirlerin yine 8 adediyle ve elifin 8 tekerrürüyle ve nun'un 8 tekerrürüyle ve feth-i İstanbul'a işaret eden ﻙ ﺍﻟﻜﻮﺛﺮ ﻑ 8 harfiyle tevafuk sırrıyla ve beş defa sekizlerin ittifakıyla tevafuku, şu fütuhatçı sure-i nuraniyede elbette tesadüfî olamaz. Belki tevfik edilen kudsî bir işarettir. Dördüncüsü:Madem El-Kevser bir küllîdir, bir ferdi de İstanbul'dur. Ve madem bu sure, fütuhat-ı İslâmiyeyi ve Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâma ihsan edilen atiye-i İlahiyeyi haber veriyor. Ve madem El-Kevser'in makam-ı ebcedîsi 757 olup Sultan Orhan zamanında Süleyman Paşa kumandasında "Erler" tabir edilen 40 kahramanın şahit olmasıyla İstanbul'u, Hükûmet-i İslâmiye akdi altına girmeye ve fatihasını o tarihte 757'de muhasara ile okumuştur. Ve madem Kevser kime verildiğini ifade için ﺍِﻧَّﺎ ﺍَﻋْﻄَﻴْﻨَﺎﻙَ deki ﻙ , ne için verildiğine delâleten ﻓَﺼَﻞِّ deki ﻑ zammıyla 857 adediyle Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmın vekili olan Sultan Fatih'in eliyle İstanbul daire-i İslâmiyet'e ve bir mescid-i ekber ve bir mahall-i salât-ı kübra olarak 857'nin tarihine tevafuk ediyor. Elbette bu sure, şu kevser-i hilafet-i İslâmiyeye sarahate yakın işaret eder, denilebilir. ﻳَﺎﺭَﺏِّ ﺑِﺴِﺮِّ ﺳُﻮﺭَﺓِ ﺍﻟْﻜَﻮْﺛَﺮِ ﻭَﺑِﺤُﺮْﻣَﺔِ ﺻَﺎﺣِﺐِ ﺍﻟْﻜَﻮْﺛَﺮِ ﺍَﺳْﻘِﻨَﺎ ﻭَﺭُﻓَﻘَﺎﺋَﻨَﺎ ﻣِﻦْ ﻣَﺎﺀِ ﺍﻟْﻜَﻮْﺛَﺮِ ﻓِﻰ ﻳَﻮْﻡِ ﺍﻟْﻤَﺤْﺸَﺮِ ﺍٰﻣِﻴﻦ