Risale-i NurTarihçe-i Hayat

MERHUM HASAN FEYZİ'NİN RİSALE-İ NUR HAKKINDAKİ MANZUMESİ

Tarihçe-i Hayat · s.533

ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ ﻭَﻣَٓﺎ ﺍَﺭْﺳَﻠْﻨَﺎﻙَ ﺍِﻻَﺎ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ âyetinin Veraset-i Ahmediye (A.S.M.) cihetinde, mana-yı işarî noktasında, bu asırda o Rahmetenlilâlemîn'in bir âyinesi ve hakikat-i Kur'aniyenin bir hakikî tefsiri olan Risale-i Nur, o küllî rahmetin bir cilvesi, bir numunesi olmasından; hakikat-i Muhammediyenin (A.S.M.) bir kısım evsafı, mana-yı mecazî ile cüz'î bir vârisine verilebilir diye, bu parlak kasideye ilişmedim. Yalnız hakikat-i Ahmediye (A.S.M.) âyinesinin farkına işareten bazı kelimeler ilâve edildi.

Said Nursî

Huzur bulur bugün seninle âlem Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur Sürur bulur bugün seninle âdem Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur Bu hasta gönüller çoktan perişan Varsa sende eğer Lokman'dan nişan Bir şifa sun, gel ey mahbub-u zîşan Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Gelmez mi sonu bu uzun hecenin Geçmez mi gamı bu yaslı gecenin Zâri arttı, sabrı bitti nicenin Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Fahr-i Âlem, Arş'tan bu yere indi Şah-ı Velayet gelip Düldül'e bindi Zülfikar'a bugün artık Nur dendi Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur ........... Derdlere dermansın, mahbub-u cansın Hem câmi'ü'l-esma vel-Kur'ansın Hem de Nur-u Hak'tan bize ihsansın Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur Bu âlemde madde değil, bir özsün Her zerreden bakan bütün bir gözsün Kâinatı hayran eden bütün bir yüzsün Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur ........... Çünki sensin bu asırda Rahmetenlilâlemîn'in cilvesi Çünki sensin şimdi Şefîu'l-Müznibîn'in vârisi Ağisnâ ya Gıyase'l-Müstagîsîn, bir duası Ey şu'le-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Şifa bulsun şimdi biraz yaramız Revaç bulsun geçmez olan paramız Saç nurunu, aka dönsün karamız Ey ziya-i rahmet-i âlem Risale-i Nur ........... Meylimiz yok yalancı bir dünyaya Son verdik biz bid'alara, riyaya Kapılmayız öyle kuru hülyaya Ey bir hakikat-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Yok bizde cem'iyet kurma hülyası Yok başka bir yola gitme sevdası Olduk ancak Nur'un derdli şeydası Ey derdlilere rahmet-i âlem Risale-i Nur ........... Geçmişiz hep medihlerden senadan Yüz çevirdik servetlerden gınadan Nur isteriz, geçmeden bu fenadan Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur ........... Âşıkların, arşa çıkan feryadı Ağlatıyor o pâk ruhlu ecdadı Allah için eyle bize imdadı Ey muhtaçlara rahmet-i âlem Risale-i Nur Gökler saldı bela, yer verdi bela Sarstı âfâkı bir acı vaveylâ Rahmet et âleme ey Nur-u Mevlâ Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Bir yanda sel var, bir yanda kan akar Bu bela ateşi âlemi yakar Ağlayan bu beşer hep sana bakar Ey numune-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Çevrildi ateşle bu koca dünya Bir Cehennem gibi kaynadı derya Yetiş imdada ey şah-ı evliya Ey bu zamanda rahmet-i âlem Risale-i Nur ........... Zındıkaya, küfre karşı saldırdın Gönüllerden kederleri kaldırdın Bizi nurun deryasına daldırdın Ey bîçarelere rahmet-i âlem Risale-i Nur Kaldıramaz sana aslâ kimse el Bağlıyoruz bizler sana candan bel Dünyalara sensin ümid ve emel Ey ziya-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Sen ordu kurmazsın erle, uşakla Savaşmazsın öyle topla, bıçakla Nurunla şu asrı tutup kucakla Ey şimdi rahmet-i âlem Risale-i Nur Bitsin de, bu korkunç tufan-ı şedid Açılsın yepyeni bir devr-i mes'ud Onsekiz bin âlem eylesin hep îd Ey ehl-i Kur'ana rahmet-i âlem Risale-i Nur Geliyor şu karşıdan gerçi bir zulmet Fakat sensin bugün atâ-yı rahmet Boğacaksın onu nurunla elbet Ey bir rahmet-i âlem Risale-i Nur Kızıl ejder yuvamıza girmesin Zehirli eli yakamıza ermesin Karşı durup nurun fırsat vermesin Ey seyf-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Kara duman üstümüzden dağılsın Kızıl alev sönüp âlem ayılsın Bu zaferin haşre kadar anılsın Ey zülfikar-ı rahmet-i âlem Risale-i Nur O soydandır nice canlar yakanlar O soydandır evler barklar yıkanlar O soydandır sana kinle bakanlar Ey hüccet-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Masumların kanlarını içerler Ebu Cehl'i, Nemrudları geçerler Ölümlerden ölümleri seçerler Ey şimdi bir rahmet-i âlem Risale-i Nur Bir mikrop ki, ciğerleri dişliyor Kanımızla kendisini besliyor Temiz yurdu telvis edip pisliyor Ey bir eczahane-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Gazilerin, fatihlerin konağı Seyyidlerin, serverlerin otağı Bu vatandır, şehidlerin yatağı Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur O şehidlerin ala dönmüş kefeni Miskler kokar, güle benzer bedeni Öper melekler de nurlu na'şını Ey cilve-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Kur'an diyor ölmemiştir, diridir Herbirisi Hakk'ın arslan eridir Türbeleri yürekleri titretir Ey âyine-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Armağansın çünki asil millete Düşmeyelim bir gün bile zillete Götür bizi şanlı büyük devlete Ey misal-i rahmet-i âlem Risale-i Nur Eyleyeler nurun ile hep savlet Zaferlerle şanlar bulur bu millet Şarka, garba ziya salsın bu devlet Ey bizlere rahmet-i âlem Risale-i Nur Nurdan kanadın, hem sağlam kolun var Nurdan senin Hakk'a giden yolun var Kabul et bir kemter Feyzi kulun var Ey bu asırda rahmet-i âlem Risale-i Nur! ﺍَﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢْ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ Üstadım, Efendim Hazretleri! ﻭَﻣَٓﺎ ﺍَﺭْﺳَﻠْﻨَﺎﻙَ ﺍِﻻَﺎ ﺭَﺣْﻤَﺔً ﻟِﻠْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ âyetinin nurlarından, nurun sayesinde alabildiğim bir zerreyi bu şekilde yazdım ve huzur-u irfanınıza sundum. Kabulünü rica eder, selâmlarımızı sunar ve mübarek ellerinizden öperiz.

Bîçare talebeniz

HASAN FEYZİ

(Rahmetullahi aleyhi ebeden daima)

--

Merhum Hasan Feyzi, Nurlardan aldığı hakikat dersini, Nurlara işaret ederek güzel tanzim etmiş. Lâhika'ya girsin.

Said Nursî

Güzel oku! Her zerrede coşkun birer mana var Derd ehline bu manada canlar sunan eda var Vermek için parlaklığı, gamlı gönül evine Bir bak hele, her cilâdan üstün olan cilâ var Derin, güzel düşünce ile incelersen bunu sen Zaîflemiş ruhlar için dağlar gibi gıda var Hem dilersen, tükenmeyen sermaye-i serveti Aç gözünü Nurlara bak, işte sana tufan gibi gına var Beni tanı, yürü kulum yürü diye bizlere Her nefeste şefkat ile Rabbimizden nida var Duymuş isen bu nidayı her zerrenin dilinden Müjde olsun, artık sana Cennet denen safa var Uzaklara bakma! "Nurlara bak, yürü!" âlem onun âyinesi Görmez misin, her yüzünde aynı renkte ziya var Bir güneştir her zerrede cilve yapıp parlayan Bilmez misin, sende dahi o edadan eda var Eller açıp yürü bugün kana kana Risale-i Nur'dan ışık al Aşka uyan, nura kanan her zerrede reha var Hüner değil; dostu düşman, yârı ağyar eylemek Yâdı biliş yapasın ki, ancak dostta vefa var Hünerdir ki; yaprak atlas, toprak elmas olmalı Çünki bir bak, ne yaprakta ne toprakta beka var Kısa görüp denizleri damlalara çevirme Hakikatta, her damlada gizli birer derya var Damla iken aslın senin, dağı taşı aşarsın Hem gökleri keşfedersin, sende ey nur, böyle deha var Bir noktayı bir cihan yap, o cihana hâkim ol Zira senin bir noktanda, güneş kadar zekâ var Her zerrenin Kâ'be'sidir kalbi, yine kendine Dikkat eyle, herbirinde yine ancak hüda var Sakın Feyzi!. Sen gözünü Hak yüzünden ayırma Hakkı gören gerçeklere, hakkı kadar atâ var.

(Denizli Kahramanı Merhum)

HASAN FEYZİ

--

(Mekteb-i fünunda ve ulûm-u İslâmiyede gayet müdakkik ve kıdemli muallimlerden Hasan Feyzi'nin bir şiiri)