Altıncı Fark:
Tarihçe-i Hayat · s.731
- Gençlik Rehberi'nin beraeti münasebetiyle Câmiü'l-Ezher Üniversitesi Türk talebelerinin tebrik mektubu
- Risale-i Nur'un Avrupa'daki intişarı ve hüsn-ü kabule mazhariyetine numune olarak Finlandiya'daki Nur talebesi Habiburrahman Şâkir'den gelen diğer bir mektub
Hakikî ihlaslı Nurcular, menfaat-i maddiyeye ehemmiyet vermedikleri gibi; bir kısmı, a'zamî iktisad ve kanaatla ve fakirü'l-hal olmalarıyla beraber, sabır ve insanlardan istiğna ile ve hizmet-i Kur'aniyede hakikî bir ihlas ve fedakârlıkla ve çok kesretli ve şiddetli ehl-i dalalete karşı mağlub olmamak için ve muhtaçları hakikata ve ihlasa davet etmekte bir şübhe bırakmamak için ve rıza-yı İlahîden başka o hizmet-i kudsiyeyi hiçbir şeye âlet etmemek için, bir cihette hayat-ı içtimaiye faidelerinden çekiniyorlar. Amma İhvan-ı Müslimîn ise: Onlar da hakikaten maksad itibariyle aynı mahiyette oldukları halde, mekân ve mevzu ve bazı esbab sebebiyle Nur Talebeleri gibi dünyayı terkedemiyorlar. A'zamî fedakârlığa kendilerini mecbur bilmiyorlar.
İSA ABDÜLKADİR
[Bağdad'da çıkan, ehemmiyetli, siyasî bir ceride olan "Eddifa" gazetesinin muharriri İsa Abdülkadir diyor ki:]
Nur Talebelerinin mürşidi olan Bedîüzzaman Nursî hakkında "Eddifa" gazetesini okuyanlar benden soruyorlar: "Türkiye'deki Nur Talebelerinden ve Üstadları olan Said Nursî'den bize malûmat ver" diyorlar. Ben de bunlar hakkında kısa bir cevab vereceğim. Çünki Üstadın, Nur'un ve Nur Talebelerinin Arablar'da hakkı olduğu için Arablar onlardan ciddî bahsetsinler. Zira İslâmiyet'in madde-i esasiyesi olan Arablar, Risale-i Nur'dan ziyadesiyle faide görmeye başlamışlar. Bu Nur Talebeleri Risale-i Nur'la, hem Türkiye'de, hem bilâd-ı Arabda komünistliğe karşı muhkem bir sed tesis ediyorlar. ........... Bu yazı Demokratlar çıkmadan evvelki zamana bakar; onun için, Nur Talebelerinin adedi hakkında müddeiumumînin dediği gibi, yalnız beşyüz bin değil, belki şimdi Türkiye'de milyonları aşmış bulunuyor.. ve her gün de ziyadeleşiyor. ........... Risale-i Nur ise, öyle geniş bir mikyas ile intişar ediyor ki, değil yalnız Türkiye'de ve bilâd-ı İslâmiyede, hattâ ecnebilerde de iştiyakla istenilir oluyor. Ve Nur'un Talebelerinin şevklerini hiçbirşey kıramıyor. İşte Nur Talebeleriyle Nur Risaleleri ve onların bu büyük hizmet-i Kur'aniyeleri Demokrat Hükûmetinin bir büyük hasenesidir ki, mübarek âlem-i İslâm'daki hareket-i İslâmiye bu hükûmet-i demokrasiyeyi takdir ve tahsinle karşılıyor. Bütün Irak ahali-i müslimesi ki, Arab, Türk, Kürd, İran, bu İslâmî hizmeti ve kudsî mücahedeyi kemal-i ferah ile karşılıyorlar. Ve Türkiye'deki Türk kardeşlerimiz, garbın yanlış tesiratlarına karşı bunlarla mukavemet gösteriyorlar kanaatindedirler.
İSA ABDÜLKADİR
Gençlik Rehberi'nin beraeti münasebetiyle Câmiü'l-Ezher Üniversitesi Türk talebelerinin tebrik mektubu
Mektub: Kahire'den 13/4/1952
Muhterem Üstadımız Bedîüzzaman Said Nursî Hazretlerine! Kalblerdeki imanı nurlandıran ve umumî nizamın direği, âhiret yolunun hakikî pusulası olan ve ilhamını Kur'an-ı Kerim'den alan eserlerinizden Gençlik Rehberi adlı risaleniz suç teşkil ettiği iddiasıyla devam eden mahkemenizin beraet kararını ölçülmez sevinçlerimizle öğrendik. Siz mübarek Üstadımızı ve Demokrat Türk adliyesinin âdil hâkimlerini candan tebrik ediyoruz. Hayatını İslâmiyetin sıhhati için vakfeden, Türk Milletine hizmet etmeyi şeref addeden, asrımızda eşine tesadüf edilmeyen bir din mücahidi bulunan Üstadımız! Size, Âlem-i İslâm ve insaniyet müteşekkirdir. Bizler, ufak bir zerresini ifade için, hürmetlerimizi, teşekkürlerimizi bildiriyor, mübarek dualarınızı taleb ediyoruz. Allah sizden ve sizi sevenlerden razı olsun.
Câmiü'l-Ezher Üniversitesi Türk Talebeleri namına
HACI ALİ KILINCALP
İranlı bir Nur talebesinin Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine bir mektubu
(Türkiye Cumhuriyeti'ne tâbi' Isparta'nın Barla nahiyesinde mukim pek muhterem, faziletmeab Bedîüzzaman Hazretlerine takdim olunur.)
Pek muhterem faziletmeab Üstad-ı muhterem Bedîüzzaman Hazretlerine! Her şeyden evvel selâm ve hürmet-i mahsusamı takdim, sıhhat ve âfiyette devamınızı Cenab-ı Kādir-i Mutlak Hazretlerinden temenni ve niyaz eylerim. Lütfen ahval-i âcizanem istifsar buyurulursa, lehülhamd velminne, vücud-u fânim, bâki İran'da, Rızaiye vilayetine tâbi' Mergivar mahallinde Dize karyesinde imrar-ı hayat etmekte olduğumu arzeylerim. Bu geçen kırk yıl zarfındaki inkılab-ı zaman dolayısıyla müstağrak olarak uzaklara düşmüş bulunmaklığım hasebiyle, sıhhat ve âfiyetinizden bîhaber kalmış, daima vücud-u muhtereminizi soruşturmak, birinci emel ve arzularımdan idi. Cenab-ı Hak Hazretlerine çok şükür, bugünlerde muhterem kardeşimiz Subay Tayyib İranlı vasıtasıyla sıhhat haberlerinizi aldığımdan son derece memnun ve mütehassis oldum. Kādir-i Zülcelal Din-i Mübin-i İslâm'ın hizmet ve saadeti için sizi pek çok zaman lütuf ve himayesinde masûn ve mahfuz buyursun. Âmîn. Kıymetdar te'lifatınızdan "Nur'un İlk Kapısı", "Asâ-yı Musa", "Rehberü'ş-Şebab" ve diğer kitablarınızın bir çoğu, muhterem kardeşimiz vasıtasıyla elime geçti ve son derece memnun oldum. İnşâallah, bunlardan behreyab oluruz. Bu ilk mektubum olmak dolayısıyla fazla tasdi'den içtinabla hatime verir, sıhhat ve âfiyetinize mübeşşer, sıhhat ve vücud-u muhtereminizin devamını Hâlık-ı Mutlak'tan niyaz eylerim. Lütufnamenizi alacağıma ümidvar, Hazretlerinden temenni ve niyaz eylerim efendim.
Merhum Seyyid Abdülkadirzade Muhibbiniz
SEYYİD ABDULLAH
Suriye'li küçük bir Nur talebesinin, Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine gönderdiği mektub
22 Şevval 1373
Fahrü'l-İslâm Üstaz-ı A'zam Bedîüzzaman Hazretlerine! Kemal-i ihtiramla hâk-i pây-i zât-ı âlîlerinize yüzümü ve gözümü sürerek öperim. Altı yaşındayım. Ramazan-ı şerifin yirmi altıncı gününde Kur'an-ı Kerim'i hatmettim. Suriye'de en küçük bir Nur talebesiyim. Arkadaşlarımdan onbir talebe daha Kur'an-ı Kerim'i hatmettiler. Hepimiz namaz kılıyoruz. Bu mektubla fotoğrafımı Urfa Nur talebeleri vasıtasıyla zat-ı meal-i sıfât-ı âlîlerinize gönderiyorum. Çok rica ederim, mübarek hatt-ı şerifinizle fotoğrafın arka tarafına bana bir-iki cümle dua yazınız, tekrar fotoğrafımı iade buyurmanızı rica ederim. Pederim Abdülhâdi, hak-i pây-i âlîlerinizden öper, dualarınızı taleb eder.
Suriye Derbasiye nahiyesine tâbi' Âliye köyünde Nur talebelerinden
HÜSEYİN ABDÜLHÂDİ
Risale-i Nur, Âlem-i İslâmda olduğu gibi Avrupa'da da hüsn-ü kabule mazhar olmuştur. Risale-i Nur'un hüsn-ü kabule mazhariyetine numune olarak Finlandiya'daki "Tampereen İslâmilaisen Sevrakume İmamı" Habiburrahman Şâkir'in iki mektubunu dercediyoruz: İmam Habibur-Rahman Shakir (Tampereen İslâmilaisen seurakunuan imaami) Adress: Tampere. Finland Vellamonkatu 21 Pek muhterem kardeşim! ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢُ ﺍﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻭَﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ Hediye olarak gönderdiğiniz pek kıymetli eser, yani "El-Mesneviyyü'l-Arabî Min Risaleti'n-Nur" isimli kitabı aldım. Bu münasebetle, cenabınıza teşekkürlerimi bildiriyorum. Allah-ı Kerim, her dileğinizi atâ eylesin diye dua ediyorum. Benim için bu kıymetli hediyeniz çok müfid olacak ve benim tebliğ işlerimde daha yardım edecektir. İnşâallah. Size de daima ecir ve sevabı erişip duracağında, sadaka-i cariye kabîlinden olacağında elbette şübhe yoktur. Kitabın müellifi Said Nursî Hazretlerini de bize tanıtmanızı rica ederim. Hürmet ve selâmlarımla...
HABİBURRAHMAN ŞÂKİR
Risale-i Nur'un Avrupa'daki intişarı ve hüsn-ü kabule mazhariyetine numune olarak Finlandiya'daki Nur talebesi Habiburrahman Şâkir'den gelen diğer bir mektub
Vellamonkatu 21 12/2/1958
Çok muhterem kardeşlerim! ﻭَ ﻋَﻠَﻴْﻜُﻢُ ﺍﻟﺴَّﻼﺎﻡُ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﻭَ ﺑَﺮَﻛَﺎﺗُﻪُ Göndermiş olduğunuz inayetnamenizi ve dört tane risale "İhlas" "Zeylü'l-Hubab" "Risale-i Nur hakkında müellifine gönderilen bir mektub" "Risale-i Nur hakkında verilen konferans"ları aldım. Teşekkürlerimi takdim ederim efendim. Evet büyük Üstad Said Nursî Hazretleri, zamanımızın büyük dâhîlerinden ve Allah'ın en büyük sevgili bendelerinden olduğunda aslâ şübhemiz yoktur. Belki bu zâta 14. asrın müceddidlerinden deyip itikad etsek bile, mübalağa etmiş olmayacağız. Hamdler olsun Allah Hazretlerine ki; Türk milleti hazinelerinden zuhur etmiş bu cevheri, inkılab dolaganlarında gark olup zayi' olmasından zamanımıza kadar sakladı; asrımızı, bu zâtın vücudu ile zînetledi. Musa Peygamber'i Firavun'un eteğinde beslediği gibi; bu zât-ı mübareki de dinsiz zalimler meyanında cefalar içinde besledi. Geleceklerde de selâmetlik ile uzun seneler yaşamasını, bir Allah'tan temenni ederiz. Üstad Bedîüzzaman hakkında bizim akidemiz budur. Mümkün olursa, bizim tarafımızdan huzurlarına arz-ı ihlasımızı, gaibane muhabbetimizi bildirseniz ve özünden bizim için hayır dualarını vekaleten rica etseniz diye ricada kalıyoruz. Hürmet ve selâmlar ile.
Muhlis dinî, millî kardeşiniz
HABİBURRAHMAN ŞÂKİR
Sorbon Üniversitesi İslâm ve Roma mukayeseli hukuk kürsüsü profesörü ve Paris İslâm Kültür merkezi fahrî başkanının Üstad Bedîüzzaman Hazretlerine yazdığı mektub
21/ Cemaziyelahir/1377
İslâmbol
Allah yolunda mücahid muhterem Hazret-i Üstad, Allah size uzun ömür ihsan eylesin. Göndermiş olduğunuz kıymetli hediyeniz olan kitabınızı ve selâmınızı alarak teşekkür ettim. Allah size selâmet versin. Kıymetli yüksek eserlerinizden istifadeye muvaffak kılsın. Eskiden beri sizin yüksek vasıflarınızı ve büyük mücahedenizi işitirdim ve daima da işitmekteyim. Allah, birbirinden uzak olanları kavuşturucudur. Bizleri, sevgi ve rızasını kazanmakta muvaffak kılsın. Bu fakir ve zelil kul, yüksek ve aziz olan siz Kur'an hâdimine teşekkürlerini arzeder.
Dr. Muhammed Hamîdullah
Washington'daki İslâm Cem'iyetinin ve İslâm Kültür Merkezinin genel sekreteri Dr. Muhammed Habilullah'tan, Irak'taki Nur talebesi Ahmed Ramazan'a gelen mektub
Washington İslâm Kültür Merkezine hediye etmek lütfunda bulunduğunuz Bedîüzzaman Said Nursî'nin "Hutbetü'ş-Şamiye" ve "Risale-i Nur Mizanları" adlı kitablara mukabil hâlis teşekkürlerimin kabulünü rica ederim. Tekrar tekrar teşekkürlerimi arzeder, iyi ve saadetli günler dilerim.
İslâm Kültür Merkezi Genel Sekreteri
El-Muhlis
DR. MUHAMMED HABİLULLAH
Yunanistan'da Risale-i Nur neşriyatını yapan ve yüzlerce Nur talebesi yetiştiren bir zâtın, Türkiye'deki Nurcu kardeşlerine yazdığı mektub
Din ve imana hâdim (hizmet edici), şirk ve küfrü hdim (yıkıcı) pek aziz kardeşlerim! (Abdullah, Hüsnü, Abdülkadir, Mehmed ve Süleyman Nurdaşlarım) Evvelâ: Pek samimî ve hâlisane yazılan mektubunuzu alarak derecesiz memnun oldum. Muhlis beyanlarınız ve derûnî tebrikleriniz, hep coşkun dinî aşkınızdan ve has nura müstağrak ruhunuzdan doğma olduğundan, o Nur'un elektrizasyonuyla münevver kalbleri tehyic ve temevvüce düşürmemek mümkün değildir. Onun için, selâm ve muhabbetlerinize mukabil selâm ve meveddetlerimiz bîpâyan olduğu gibi, bu rabıta ve iştiyak ile de sizleri kucaklar ve İslâmî hasret ve saffetle gözlerinizden öperim. Sâniyen: Gönderilmesine lütfettiğiniz "Hutbe-i Şamiye", "Şekva" ve sair mahkeme kararı ile mektublar melfufatını alarak fevkalhad memnun oldum. Bunun cevabını vermek üzere iken, Kerkük'ten Ahmed Ramazan kardeşimizden gönderilen "Sözler Mecmuası"nı aldım. Onun için de bînihaye tahassüslerle meşhun-u mesâr oldum. Ona da şimdi sizinle beraber teşekkür bâbında mektub yazıyorum. Bu memnuniyet ve teşekkürlere dahi cemaatimizin bütün efradı iştirak ederek hepinizi selâmlar ve aziz Nurdaşlarıyla kardaşlanırlar. ........... Gerek ben ve gerekse bütün ihvanımız Üstad Hazretlerine bağlılığı şöyle telakki ediyoruz: Âfâk ve enfüsten müstedlel âyât-ı bînihayeyi en iyi tefsir edecek bir insan-ı kâmile her asır muhtaçtır. Asrımızda, şark ve garbda fâzıl ve muktedir çok ulema yok değildir; fakat fâni menfaatlerden mütecerrid, sırf nur-u Bâki ile mütenevvir ve mütelezziz, gavs-ı ferîd makamında en ziyade bir mutemede ihtiyaç vardır. Bu evsaf-ı mebhuse ile Üstad-ı Kebir muttasıf olduğundan, zamanımızın kutbu mesabesindedir. Ona tebaiyet, tam uyulmağa lâyık bir muktedabih'e iktida manasındadır. Zamanın müceddidi, imam-ı kübrası fetrete uğradığına göre, böyle bir mürşid-i a'zama merbutiyet vâcib derecesine varmıştır. İşte bu saika, bizi ve onları düşünmeğe bile sevketmeden Üstad-ı Kebir'e rabtediyor. Bunu yapan, onlardaki iman bağının, kendisinde mevcud bulunan nur-u aslînin, nur kaynağının merkez sıkletindeki cazibe kuvvetine incizab ve incilâbıdır. Bunlar, bu eserleri şimdi mütalaa ve müzakere etmekle, tahsilleri az zamanda bazısının derhal husuliye münkalib olmaktadır... Yani derhal, Nur mevzuunu idrak kabiliyetiyle mütefeyyiz oluyorlar. ﻫٰﺬَﺍ ﻣِﻦْ ﻓَﻀْﻞِ ﺭَﺑّ۪ﻰ ٭ ﻫٰﺬَﺍ ﺭَﺣْﻤَﺔٌ ﻣِﻦْ ﺭَﺑّ۪ﻰ Onun için, fazl ve rahmetine karşı ne kadar hamd ü sena edilse azdır. .......... Bu hizmette muvaffak olmak için, sizin binbir müşkilâtla ikazkâr ve irşadkâr hareketleriniz gibi, yıkılmaz ve sarsılmaz azim ve metanetler lâzımdır. İnşâallah her ufukta, her kuturda böyle çalışılması, İslâmiyetin halas-ı umumîsini mûcib ve müntic olacaktır.
HÂFIZ ALİ
@
(Risale-i Nur Türkiye'de olduğu gibi, Avrupa'da ve Amerika'da da yayılmış ve birçok okuyucu kitlesi bulmuştur. Türkiye'de neşrolan Risale-i Nur Külliyatı'ndan istifade ederek, Kur'an nuru ile nurlanan Avrupa'daki Nur Talebelerinden bir grup, hocalarıyla bir arada.)
--
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ ﻳَﺎ ﺍَﻟﻠّٰﻪُ ﻳَﺎ ﺭَﺣْﻤٰﻦُ ﻳَﺎ ﺭَﺣ۪ﻴﻢُ ﻳَﺎ ﻓَﺮْﺩُ ﻳَﺎ ﺣَﻰُّ ﻳَﺎ ﻗَﻴُّﻮﻡُ ﻳَﺎ ﺣَﻜَﻢُ ﻳَﺎ ﻋَﺪْﻝُ ﻳَﺎ ﻗُﺪُّﻭﺱُ İsm-i A'zam'ın hakkına ve Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ın hürmetine ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın şerefine, bu mecmuayı bastıranları ve mübarek yardımcılarını ve Risale-i Nur talebelerini Cennetü'l-Firdevs'te saadet-i ebediyeye mazhar eyle, âmîn. Ve hizmet-i imaniye ve Kur'aniyede daima muvaffak eyle, âmîn. Ve defter-i hasenatlarına bu mecmuanın herbir harfine mukabil bin hasene yazdır, âmîn. Ve Nurların neşrinde sebat ve devam ve ihlas ihsan eyle âmîn. Yâ Erhamerrâhimîn! Umum Risale-i Nur Şakirdlerini iki cihanda mes'ud eyle, âmîn. İnsî ve cinnî şeytanların şerlerinden muhafaza eyle, âmîn. Ve bu âciz ve bîçare Said'in kusuratını afveyle, âmîn...
Umum Nur Şakirdleri namına
Said Nursî
--
İÇİNDEKİLER
ÖNSÖZ 5 - 20 GİRİŞ 21 - 29 İLK HAYATI 30 - 149 BARLA HAYATI 150 - 214 ESKİŞEHİR HAYATI 215 - 280 KASTAMONU HAYATI 281 - 398 DENİZLİ HAYATI 399 - 452 EMİRDAĞ HAYATI 453 - 540 AFYON HAYATI 541 - 611 ISPARTA HAYATI 612 - 679 BEDÎÜZZAMAN ve RİSALE-İ NUR 680 - 709 RİSALE-İ NUR ve HARİÇ MEMLEKETLER 710 - 740
--
ardsad