ONBEŞİNCİ ÂYET:
Şuâlar · s.703
ﻳَٓﺎ ﺍَﻳُّﻬَﺎ ﺍﻟﻨَّﺎﺱُ ﻗَﺪْ ﺟَٓﺎﺀَﻛُﻢْ ﺑُﺮْﻫَﺎﻥٌ ﻣِﻦْ ﺭَﺑِّﻜُﻢْ ﻭَﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَٓﺎ ﺍِﻟَﻴْﻜُﻢْ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻣُﺒ۪ﻴﻨًﺎ Şu âyet bu zamana dahi hitab eder. Çünki tamam - ﻣُﺒِﻴﻨًﺎ hariç kalsa- bin üçyüz altmış (1360) küsur eder. Eğer ﻗَﺪْ ﺟَٓﺎﺀَﻛُﻢْ den sonraki olsa ﺑُﺮْﻫَﺎﻥٌ ve ﻧُﻮﺭًﺍ kelimelerindeki tenvinler"nun"sayılsa bin üçyüz on (1310) eder. Demek bu asra da hitab eder. Hem ﻗَﺪْ ﺟَٓﺎﺀَﻛُﻢْ ﺑُﺮْﻫَﺎﻥٌ cümlesi yalnız dört farkla Furkan adedine tevafukla sarihan baktığı gibi, o kudsî bürhan-ı İlahînin bu zamanda parlak ve kuvvetli bir bürhanı olan Resaili'n-Nur'a dahi ikinci cümlesi olan ﺍَﻧْﺰَﻟْﻨَﺎ ﺍِﻟَﻴْﻜُﻢْ ﻧُﻮﺭًﺍ ﻣُﺒ۪ﻴﻨًﺎ adedi, iki tenvin vakıfta iki"elif"sayılmak cihetiyle beşyüz doksansekiz (598) ederek aynen tam tamına Resaili'n-Nur'a ve Risalei'n-Nur adedine tevafuk ile o semavî bürhan-ı kudsînin yerde bir bürhanı Resaili'n-Nur olduğunu remzen haber veriyor. İHTAR: Sözler'in üç ismi olan Risalei'n-Nur veya Resaili'n-Nur veya Risaleti'n-Nur'daki şeddeli "nun" iki "nun" sayılmak, cifirce ağlebî bir kaidedir. Şeddeli harf bazan bir, bazan iki sayılabilir.