Risale-i NurŞuâlar

İkinci Hakikat:

Şuâlar · s.147

Sıfat-ı kelâmdan gelen tekellüm-ü İlahîdir. ﻟَﻮْ ﻛَﺎﻥَ ﺍﻟْﺒَﺤْﺮُ ﻣِﺪَﺍﺩًﺍ ﻟِﻜَﻠِﻤَﺎﺕِ ﺭَﺑّ۪ﻰ âyetinin sırrıyla: Kelâm-ı İlahî, nihayetsizdir. Bir zâtın vücudunu bildiren en zahir alâmet, konuşmasıdır. Demek bu hakikat, nihayetsiz bir surette Mütekellim-i Ezelî'nin mevcudiyetine ve vahdetine şehadet eder. Bu hakikatın iki kuvvetli şehadeti, bu risalenin ondördüncü ve onbeşinci mertebelerinde beyan edilen vahiyler ve ilhamlar cihetiyle ve geniş bir şehadeti dahi, onuncu mertebesinde işaret edilen kütüb-ü mukaddese-i semaviye cihetiyle ve çok parlak ve câmi' bir diğer şehadeti dahi, onyedinci mertebesinde Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan cihetiyle geldiğinden, bu hakikatın beyan ve şehadetini o mertebelere havale edip o hakikatı mu'cizane ilân eden ve şehadetini sair hakikatların şehadetleriyle beraber ifade eden ﺷَﻬِﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻧَّﻪُ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﻭَﺍﻟْﻤَﻠٰﺌِﻜَﺔُ ﻭَ ﺍُﻭﻟُﻮﺍ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻗَٓﺎﺋِﻤًﺎ ﺑِﺎﻟْﻘِﺴْﻂِ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﺰ۪ﻳﺰُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ âyet-i muazzamanın envârı ve esrarı, bizim bu yolcuya kâfi ve vâfi gelmiş ki, daha ileri gidememiş. İşte bu yolcunun, bu makam-ı kudsîden aldığı dersin kısa bir mealine bir işaret olarak,Birinci Makam'ın ondokuzuncu mertebesinde: ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﺍﻻﺎَﺣَﺪُ ﻟَﻪُ ﺍﻻﺎَﺳْﻤَٓﺎﺀُ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ ﻭَ ﻟَﻪُ ﺍﻟﺼِّﻔَﺎﺕُ ﺍﻟْﻌُﻠْﻴَﺎ ﻭَ ﻟَﻪُ ﺍﻟْﻤَﺜَﻞُ ﺍﻻﺎَﻋْﻠٰﻰ ﺍَﻟَّﺬ۪ﻯ ﺩَﻝَّ ﻋَﻠٰﻰ ﻭُﺟُﻮﺏِ ﻭُﺟُﻮﺩِﻩِ ﻓ۪ﻰ ﻭَﺣْﺪَﺗِﻪِ ﺍَﻟﺬَّﺍﺕُ ﺍﻟْﻮَﺍﺟِﺐُ ﺍﻟْﻮُﺟُﻮﺩِ ﺑِﺎِﺟْﻤَﺎﻉِ ﺟَﻤ۪ﻴﻊِ ﺻِﻔَﺎﺗِﻪِ ﺍﻟْﻘُﺪْﺳِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﺤ۪ﻴﻄَﺔِ ﻭَ ﺟَﻤ۪ﻴﻊِ ﺍَﺳْﻤَٓﺎﺋِﻪِ ﺍﻟْﺤُﺴْﻨٰﻰ ﺍَﻟْﻤُﺘَﺠَﻠِّﻴَّﺔِ ﺑِﺎِﺗِّﻔَﺎﻕِ ﺟَﻤ۪ﻴﻊِ ﺷُُﻨَﺎﺗِﻪِ ﻭَ ﺍَﻓْﻌَﺎﻟِﻪِ ﺍﻟْﻤُﺘَﺼَﺮِّﻓَﺔِ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﺣَﻘ۪ﻴﻘَﺔِ ﺗَﺒَﺎﺭُﺯِ ﺍﻻﺎُﻟُﻮﻫِﻴَّﺔِ ﻓ۪ﻰ ﺗَﻈَﺎﻫُﺮِ ﺍﻟﺮُّﺑُﻮﺑِﻴَّﺔِ ﻓ۪ﻰ ﺩَﻭَﺍﻡِ ﺍﻟْﻔَﻌَّﺎﻟِﻴَّﺔِ ﺍﻟْﻤُﺴْﺘَﻮْﻟِﻴَﺔِ ﺑِﻔِﻌْﻞِ ﺍﻻﺎ۪ﻳﺠَﺎﺩِ ﻭَ ﺍﻟْﺨَﻠْﻖِ ﻭَ ﺍﻟﺼُّﻨْﻊِ ﻭَ ﺍﻻﺎِﺑْﺪَﺍﻉِ ﺑِﺎِﺭَﺍﺩَﺓٍ ﻭَ ﻗُﺪْﺭَﺓٍ ﻭَ ﺑِﻔِﻌْﻞِ ﺍﻟﺘَّﻘْﺪ۪ﻳﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺼْﻮ۪ﻳﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﺑ۪ﻴﺮِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﺪْﻭ۪ﻳﺮِ ﺑِﺎِﺧْﺘِﻴَﺎﺭٍ ﻭَ ﺣِﻜْﻤَﺔٍ ﻭَ ﺑِﻔِﻌْﻞِ ﺍﻟﺘَّﺼْﺮ۪ﻳﻒِ ﻭَ ﺍﻟﺘَّﻨْﻈ۪ﻴﻢِ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﺤَﺎﻓَﻈَﺔِ ﻭَ ﺍﻻﺎِﺩَﺍﺭَﺓِ ﻭَ ﺍﻻﺎِﻋَﺎﺷَﺔِ ﺑِﻘَﺼْﺪٍ ﻭَ ﺭَﺣْﻤَﺔٍ ﻭَ ﺑِﻜَﻤَﺎﻝِ ﺍﻻﺎِﻧْﺘِﻈَﺎﻡِ ﻭَ ﺍﻟْﻤُﻮَﺍﺯَﻧَﺔِ ﻭَ ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘ۪ﻴﻘَﺔِ ﺍَﺳْﺮَﺍﺭِ ﺷَﻬِﺪَ ﺍﻟﻠّٰﻪُ ﺍَﻧَّﻪُ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﻭَ ﺍﻟْﻤَﻠٰﺌِﻜَﺔُ ﻭَ ﺍُﻭﻟُﻮﺍ ﺍﻟْﻌِﻠْﻢِ ﻗَﺎﺋِﻤًﺎ ﺑِﺎﻟْﻘِﺴْﻂِ ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ ﺍﻟْﻌَﺰ۪ﻳﺰُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ denilmiştir.

--

İhtar

Geçen İkinci Makam'ın Birinci Bâb'ındaki ondokuz aded mertebelerin şehadet eden hakikatlarının herbirisi, tahakkuklarıyla ve vücudlarıyla vücub-u vücuda delalet ettikleri gibi; ihataları ile dahi vahdete ve ehadiyete delalet ederler. Fakat başta sarihan vücudu isbat ettikleri cihetle, vücub-u vücudun delilleri sayılmış. İkinci Makam'ın İkinci Bâb'ı ise; başta ve sarahatla vahdeti ve içinde vücudu isbat ettiği haysiyetiyle, tevhid bürhanları denilir. Yoksa her ikisi, her ikisini isbat eder. Farklarına işaret için Birinci Bâb'da ﺑِﺸَﻬَﺎﺩَﺓِ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘ۪ﻴﻘَﺔِ , İkinci Bâb'da vahdet görünür gibi zuhuruna işareten ﺑِﻤُﺸَﺎﻫَﺪَﺓِ ﻋَﻈَﻤَﺔِ ﺍِﺣَﺎﻃَﺔِ ﺣَﻘ۪ﻴﻘَﺔِ fıkraları tekrar ediliyor. Gelecek İkinci Bâb'ın mertebelerini Birinci Bâb gibi izah etmeye niyet etmiştim. Fakat bazı hallerin mümanaatıyla, ihtisara ve icmale mecburum. Hakkıyla beyan etmeyi Risale-i Nur'a havale ediyoruz.

--