İkinci Emare:
Şuâlar · s.700
Birinci Âyetbin üçyüz yirmiiki (1322) ederek makam-ı ebcedî ile Risalei'n-Nur müellifinin doğrudan doğruya ulûm-u âliyeden ﺍٰﻟِﻴَﻪ başını kaldırıp hikmet-i Kur'aniyeye müteveccih olarak hâdimü'l-Kur'an vaziyetini aldığı tarihtir ki, bir sene sonra İstanbul'a gitmiş manevî mücahedesine başlamış. İkinci âyet ise:Makam-ı cifrîsi bin üçyüz iki (1302) ederek Risale-i Nur müellifinin Kur'an dersini aldığı tarihe tam tamına tevafuk ile remzen Kur'anın bahir bir bürhanı olan Resaili'n-Nur'a bakar. Üçüncü âyet ise:Bin üçyüz otuzsekiz (1338) olduğundan hikmet-i Kur'aniyeyi Avrupa hükemasına karşı parlak bir surette gösterebilen ve gösteren Risalei'n-Nur müellifi"Dârü'l-Hikmeti'l-İslâmiye"dehikmet-i Kur'aniyeyi müdafaa etmekle, hattâ İngiliz'in baş papazı sual ettiği ve altıyüz kelime ile cevab istediği altı sualine altı kelime ile cevab vermekle beraber inzivaya girip bütün gayretiyle Kur'anın ilhamatından Risale-i Nur'un mes'elelerini iktibasa başladığı aynı tarihe tam tamına tevafukla remzen bakar.