Risale-i NurSözler

Üçüncü Misal:

Sözler · s.542

Nübüvvetin tevhid-i İlahî hakkındaki netaic-i âliyesinden ve düstur-u galiyesinden ﺍَﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﻻﺎ ﻳَﺼْﺪُﺭُ ﺍِﻻَﺎ ﻋَﻦِ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪِ yani "Her birliği bulunan, yalnız birden sudûr edecektir. Madem her şeyde ve bütün eşyada bir birlik var, demek bir tek zâtın icadıdır" diye olan tevhidkârane düsturu nerede? Eski felsefenin bir düstur-u itikadiyesinden olan ﺍَﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ ﻻﺎ ﻳَﺼْﺪُﺭُ ﻋَﻨْﻪُ ﺍِﻻَﺎ ﺍﻟْﻮَﺍﺣِﺪُ "Birden bir sudûr eder" yani "Bir zâttan, bizzât bir tek sudûr edebilir. Sair şeyler, vasıtalar vasıtasıyla ondan sudûr eder" diye Ganiyy-i Ale'l-ıtlak ve Kadîr-i Mutlak'ı âciz vesaite muhtaç göstererek, bütün esbaba ve vesaite, rububiyette bir nevi şirket verip Hâlık-ı Zülcelal'e, "akl-ı evvel" namında bir mahluku verip, âdeta sair mülkünü esbaba ve vesaite taksim ederek bir şirk-i azîme yol açan, şirk-âlûd ve dalalet-pişe o felsefenin düsturu nerede? Hükemanın yüksek kısmı olan İşrakiyyun böyle haltetseler; Maddiyyun, Tabiiyyun gibi aşağı kısımları ne kadar haltedeceklerini kıyas edebilirsin.