Kudrete nisbet her şey müsavidir
Sözler · s.699
ﻣَﺎ ﺧَﻠْﻘُﻜُﻢْ ﻭَﻻﺎ ﺑَﻌْﺜُﻜُﻢْ ﺍِﻻَﺎ ﻛَﻨَﻔْﺲٍ ﻭَﺍﺣِﺪَﺓٍ Bir kudret-i zâtiyedir, hem ezelî; acz tahallül edemez. Onda meratib olmayıp, mevani' tedahül edemez. İsterse küll, isterse cüz' nisbet tefavüt eylemez. Çünki her şey bağlıdır her şey ile. Her şeyi yapamayan, bir şeyi de yapamaz.
Kâinatı elinde tutamayan, zerreyi halkedemez
Tesbih gibi nazmeyleyip kaldıracak; arzımızı, şümusu, nücumu, hasra gelmez Şu fezanın başına hem sinesine takacak öyle kuvvetli ele bir kimse mâlik olmasa Dünyada hiçbir şeyde dava-yı halk edip, iddia-yı icad edemez.
İhya-yı nev', ihya-yı ferd gibidir
Mevt-âlûd bir nevm ile kışta uyuşmuş bir sinek, nasıl onun ihyası kudrete ağır gelmez. Şu dünyanın mevti de, ihyası da öyledir. Bütün zîruh ihyası onda fazla nazlanmaz.
Tabiat, bir san'at-ı İlahiyedir
Değil tabi' tabiat, belki matba'. Değil nakkaş, o belki bir nakıştır. Değil fâil, o kabildir. Değil masdar, o mistardır. Değil nâzım, o nizamdır. Değil kudret, o kanundur. İradî bir şeriattır, değil hariç hakikatdar.
Vicdan, cezbesi ile Allah'ı tanır
Vicdanda mündemiçtir, bir incizab ve cezbe. Bir cazibin cezbiyle daim olur incizab. Cezbe düşer zîşuur, ger Zülcemal görünse. Etse tecelli daim pür-şaşaa bîhicab. Bir Vâcibü'l-Vücud'a, Sahib-i Celal ve Cemal; şu fıtrat-ı zîşuur kat'î şehadetmeab. Bir şahidi o cezbe, hem diğeri incizab.