EDDÂÎ
Sözler · s.694
{(): Bu kıt'a, onun imzasıdır.} Yıkılmış bir mezarım ki, yığılmıştır içinde Said'den yetmiş dokuz emvat {(): Her senede iki defa cisim tazelendiği için iki Said ölmüş demektir. Hem bu sene Said yetmişdokuz senesindedir. Herbir senede bir Said ölmüş demektir ki, bu tarihe kadar Said yaşayacak.} bâ-âsam âlâma. Sekseninci olmuştur, mezara bir mezar taş. Beraber ağlıyor {(): Yirmi sene sonraki bu şimdiki hali, hiss-i kable'l-vuku' ile hissetmiş.} hüsran-ı İslâm'a. Mezar taşımla pür-emvat enîndar o mezarımla Revanım saha-i ukba-yı ferdâma. Yakînim var ki: İstikbal semavatı, zemin-i Asya Bâhem olur teslim, yed-i beyza-yı İslâm'a. Zira yemin-i yümn-ü imandır Verir emni eman ile enama...
--
ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠّٰﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣ۪ﻴﻢِ ﺍَﻟْﺤَﻤْﺪُ ﻟِﻠّٰﻪِ ﺭَﺏِّ ﺍﻟْﻌَﺎﻟَﻤ۪ﻴﻦَ ﻭَﺍﻟﺼَّﻠَﻮﺓُ ﻋَﻠٰﻰ ﺳَﻴِّﺪِ ﺍﻟْﻤُﺮْﺳَﻠِﻴﻦَ ﻭَ ﻋَﻠٰٓﻰ ﺍٰﻟِﻪ۪ ﻭَ ﺻَﺤْﺒِﻪ۪ٓ ﺍَﺟْﻤَﻌ۪ﻴﻦَ