Risale-i NurRumuzat-ı Semaniye

sırrına dairdir.

Rumuzat-ı Semaniye · s.131

İhtar:Nasıl ki risalelerde kelime tevafukatı Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'ınLafza-i Celaltevafukatına bir basamak veLafz-ı Kur'anveLafz-ı Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmo sırrın anahtarları oldular. Öyle deİşaratü'l-İ'caz'dakitevafukat-ı harfiye, maksud-u bizzat değildir. BelkiSure-iﺍِﻧَّٓﺎ ﺍَﻋْﻄَﻴْﻨَﺎ sırrına bir basamaktı. Şimdimatbu Onuncu Söz'üntevafukatı dahiSure-iﺍِﺫَﺍ ﺟَٓﺎﺀَ ﻧَﺼْﺮُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ sırrına yetişmek için bir basamaktı. Fakat o basamak fikirlerde tam yerleşmediği için, o sır da tam açılmadı. Yalnız göründü ve der-akab kapandı. Demek o iki risalenin tevafukat-ı harfiyesine ciddi ehemmiyet, o iki sure-i kudsiyenin sırlarının ehemmiyetinden gelmiştir. Ben de şimdi bu hikmeti anladım. Ehemmiyetsiz zannettiğim münasebat-ı tevafukiye ehemmiyetli olabilir. Çünkü gayet mühim sırlara hizmet ederler.