Risale-i NurRumuzat-ı Semaniye

Silsile Harici Küçük Tevafukat

Rumuzat-ı Semaniye · s.44

1 Kur'anSatır 14, Sahife Numarası: 443, 578, 382, 318, 203, 361, 2 Kur'anSatır 5, Sahife Numarası: 287, 90, 384, 573 3 Kur'anSatır 12, Sahife Numarası: 265, 214, 361, 409, 430 4 Kur'anSatır 3, Sahife Numarası: 574, 589 5 Kur'anSatır 7, Sahife Numarası: 7, 311, 508 6 Kur'anSatır 13, Sahife Numarası: 234, 358 7 Kur'anSatır 10, Sahife Numarası: 460, 478, 490, 519

İKİNCİ NÜKTE

Kur'an-ı Hakîm'deLafz-ı Resul'ünzikir ve tekrarındaki esrarın bir ikisine işaret eder. Şöyle ki: Nasıl ki Kur'an'daLafz-ı Kur'an, Sure-i İsraileSure-i Kamer'denbaşlayan silsile-i tevafuk -birinci nüktede beyan edildiği vecihle- bir lem'a-i i'caziyeyi gösteriyor. Öyle deLafz-ı Resul, Sure-i MuhammedveSure-i Fetih'teﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ dan başlayan o kelime ile bize ihtar edilen altı silsile-i tevafuk çok manidar bir surette bir sahife-i vâhide hükmünde olan mecmu-u Kur'an'da o altı silsile uzanmış birbirine bakıyor. Nasıl ki âyât-ı Kur'aniyedeki hakaikin hakiki tefsirleri olan Risaletü'n-Nur eczaları içinde Mu'cizat-ı Ahmediye Risalesi,Lafz-ı Resul-i Ekremyüzer defa tekrar edildiği halde pek nadir istisna ile gayet parlak bir tevafuku göstermekle menba-ı mu'cizat olan zat-ı risaletin bir unvanı olanResul-i Ekremkelimesi dahi o zat-ı nuraniden istifade edip mu'cizane bir keramete mazhar olmuştur. Öyle de,Resul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmınferman ve bürhan-ı risaleti olan Kur'an-ı Mu'cizü'l-Beyan'daLafz-ı Resultekrarının ve o lafzı tekrar eden âyetlerde mu'cizanesurîvemanevî tevafukatvar. Lafız birbirine baktığı gibi âyetler manaca birbirini o kadar kuvvetle ispat eder, tekmil eder.Dikkat eden kat'iyen anlar ki tesadüf işi olmadığı gibi fikr-i beşerin düşünüşü dahi olamaz. İşte şu numune içinSure-i MuhammedveSure-i Fetih'tenbaşlayan ve risalet-i Muhammediyeyi gösterensilsilelerin birincisi Sure-i Fetih'tekiﻣُﺤَﻤَّﺪٌ ﺭَﺳُﻮﻝُ ﺍﻟﻠّٰﻪِ dan başlar. Yirmi dokuz âyetteLafz-ı Resulzikredilmiş. Birbiri üstünde bir satırda düşer. Yalnız hattın adem-i intizamından bazılarında az inhiraf eder. Âyetler dahi o kadar manidar birbirine bakar ki dikkat eden hayret eder.