Risale-i NurRumuzat-ı Semaniye

Mülahazat

Rumuzat-ı Semaniye · s.197

İsm-i Celalveİsm-i Rabtevafukatı yalnız bir cihetle değil, belki müteaddid vücuhu var. Hem tevafukat içinde latîf nükteler var. Ezcümle: Yirmi Sekizinci cüzdeİsmullahbeş defa on bir, beş defa on, beş defa on üç geliyor. Beş defa on üç altmış beş olupism-iﻫُﻮَ olmakla beraber sırr-ı tevafukta ve bilhassa ﺍِﻧَّٓﺎ ﺍَﻋْﻄَﻴْﻨَﺎ sırrında on beş defa on üç adedi o sırrın keşfine medar olduğu gibi;İsm-i Celal'ınKur'an'daki sırr-ı tevafukuna bir basamak ve bir mukaddime olanOnuncu Söz'deki eliftevafukatının medarı olan (dört, beş, üç, altı) adetleri her biri o risalenin mecmuunda on üç defa gelmesi bu tevafuka manidar bir letafet daha katarlar. {(Hâşiye): Onuncu Söz'ün elif tevafukatı ile yirmi sekizinci cüzün Lafzullah tevafukatına zarif bir tevafuku şudur ki: Onuncu Söz'ün beş adedi on üç defa tekerrür edip altmış beş ﻫُﻮَ olur. Yirmi sekizinci cüzde Lafzullah'ın on üç adedi beş defa tekerrür ettiğinden yine altmış beş olup ﻻٓﺎ ﺍِﻟٰﻪَ ﺍِﻻَﺎ ﻫُﻮَ der.} Hem ezcümle: Dördüncü cüz başında üç dokuz tevafuk edip sonra iki beş ortasında bir on, iki beş ortasında bir dokuz, on bir, on iki ve dokuz ve on üç, dört, dört, dokuz, dört, dört, beş, altı ki Lafz-ı ﻫُﻮَ yi teşkil ediyor. Edna bir dikkatle bu cüzdekiLafza-i Celalne kadar muntazam bir vaziyet aldığı görülür. Üçüncü cüz başında üç defa sekiz, sonra iki defa altı, bir defa yedi, bir defa altı, yine iki yedi, iki defa dokuz, yine bir yedi, on iki, on bir, on üç, üç defa sekiz, bir yedi ve bir altı. İşte bu cüzde, tevafuk gayet muntazamdır. İki muvafık ortasında bir sahife ya iki sahife fâsıla olsa zarar vermez. Ezcümle: Cüz-i evvelde birinci sahife pek kısa olduğundan ondaki birİsm-i Celalikinci sahifeye zammı münasip bulunmakla altı veyahut beş. Altı ve beş âdeta ikisi ﻫُﻮَ lafzını gösteriyor. Sonra iki sıfırdan sonraRab ismizammedilse yine iki defa dört, sonra yedi ile altı ve iki ile altı, yine yedi ve dört geliyor. Ortada iki kalmak üzere her iki tarafında dört, yedi, altı gelmekle daha latîf oluyor. Sonra sekiz ile yedi, üç, üç ve yine sekiz geliyor. Şu birinci cüzdekiİsm-i Rabnadir gelmiş, fakat gelen miktar gayet latîf bir tevafuktadır. Mesela başta dört defa bir, sonra dört defa iki ve bir defa beş tekerrür vardır. Hem mesela: İkinci cüzde dahiİsm-i Rab, İsm-i Celalile beraber üç defa altı geliyor. Sonra iki defa sekiz, sonra iki defa yedi ortasında iki üç, sonra üç dokuz ortasında bir on ve iki dokuz ortasında bir yedi, dokuz ile sekiz arasında sırlı adet olan on üç, sonra bir defa beş ve iki misli olan on ve o iki on ortasında bir sekiz geliyor. Şu halde mukaddimede beyan ettiğimiz gibi, bir iki sahife bazen iki muvafık ortasına girebilir. Bu kaideye binaen bu ikinci cüzde tevafuksuz yalnız on üç adedi kalır. Zaten onun sırrı ona kâfidir, tevafuk yerini tutuyor. En âhirki cüz olan otuzuncu cüzdekiİsm-i Rabgayet latîf bir tarzda tevafuk ediyor. Mesela: İki defa üç, iki defa iki, bir üç, iki defa bir, yine bir defa iki ve üç ve bir defa beşten sonra bir ve iki ve dört defa üç sonra bir ve iki yine bir ve iki. Yine o cüzdeİsm-i Celaladetleri bütün tevafukta. Yalnız bir defa üç, zahirî tevafuksuz görünüyor. Başta dört defa bir, âhirdeİsm-i Rabzammıyla dört defa beş geliyor.