Mühim Bir Mesele-i Kur'aniye ve Esalib-i Kur'aniyenin Tenevvüündeki Hikmetli Bir Nükte
Rumuzat-ı Semaniye · s.25
Bir zaman Kur'an-ı Azîmüşşan'ı okuduğum vakitMekkî surelerbana çok kuvvetli, îcazlı ve i'cazlı geliyordu.Medine surelerini okuduğum vakit, bana çok izahlı ve vüs'atli ve tafsilli geliyordu. Hayret ediyordum. Hem bakıyordum kiMekkîlerdeekseriyetleLafzullahaz tekerrür ediyor. Onun yerinde Rab, Rahman isimleri zikrediliyor. Kur'an'ın irşadıyla ve dersiyle anladım ki: Mekkî sureler,bidayet-i vahiyde oldukları ve saff-ı evvel muhatapları ve muarızları ümmi müşrikler olduğunu ve en ziyade erkân-ı imaniyenin ispatına dair geldikleri için elbette îcazlı olacaklar. Tâ ki mebde-i vahiyde, o ağır halet-i kudsiyeye mazhar olanResul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmtahammül edip zabtetsin. Hem gayet ulvi ve kuvvetli bir tarzda vahdaniyeti ispat edecek bir tarzda, müşriklerin kafalarını dağıtacak bir şiddet bulunacaktır. Hem müşrikler şirk sebebiyleAllah'ıtanımadıkları için,Allah'ınicraat-ı rububiyesi ve niam-ı Rahmaniyesiyle kendini onlara bildirmek için ekseriyetleRabveRahmanlafzının zikri daha ziyade mutabık ve mukteza-yı hal olarak belâgat-ı Kur'aniye iktiza etmiştir. AmmaMedine'denâzil olan sureler ise, çünküResul-i Ekrem aleyhissalâtü vesselâmgittikçe tekemmül etmiş, hitabat-ı ezeliyeye mazhariyete tahammüle alışmış ve müşriklere bildirmiş ki sizi terbiye edenRabb'inizve sizi nimetleriyle besleyenRahmanu'r-RahîmiseAllah'tır. HemMedine'deen ziyade muhatap ve muarızı, Allah'ı tanıyan Ehl-i Kitap olduklarından, hem erkân-ı imaniyesuver-i Mekkiyeile ispat edildiğinden, ihtiyaç ise füruata ve sair hakaike daha ziyade göründüğünden, elbette ekseriyet itibarıylaMedine surelerindedaha ziyadeLafzullahcilveger olup tekerrür edecek ve îcazlı icmalin cemalinden vuzuhlu, tafsilli hüsnüne mazhar olacak ve usûl-ü dinin erkânıyla beraber füruat-ı şeriatı ve sair hayat-ı içtimaiyeyi terbiye eden tafsilli kudsî düsturların beyanı, oMedine surelerindedaha ziyade görünecektir.
DOKUZUNCU MESELE
Ey ihvan! Madem Cenab-ı Hak, kemal-i rahmetiyle bizi Kur'an-ı Hakîm'e hizmetkâr kabul ettiğini gösterir bir tarzda bizi muvaffak ediyor. Biz de merhametine ve inayet ve tevfikine istinad edip o merkez-i nuraninin etrafında mütesanid bir daire-i muhita olmaya çalışmalıyız. Vehatt-ı Kur'an'ın ref'ine çalışanları susturmalıyız ve Kur'an'ı unutturmaya niyet edenlerin niyetlerini onlara unutturmalıyız. Evvelen:Her birimiz evladı varsa lâekall bir veledini, yoksamüstaidbaşkabir çocuğa Kur'an'ı öğretmeliyiz.Kendi öğretmese de, öğretmek için himaye ve teşvik vasıtasıyla birisini yetiştirmeli. Sâniyen:Kardeşlerimizde Arabî hattı varsa -çok güzel olmak şart değil-tayin ettiğimiz tarzda bir iki cüz yazmaya gayret etmek;Arabî hattı olmayanlar onlara, o yazanlara ciddi muavenet etmek lâzım gelir. Sâlisen:Bize fikirleriyle, kalpleriyle yardım etsinler. Buldukları mezaya-yı Kur'aniyeyi bize bildirsinler. Çünküumum ihvan namına bu mühim mesele ortaya konuluyor.Bir iki şahsın haddi değil bunu çevirebilsin. Hem Selef-i Salihîn, Kur'an'ın hâşiyelerinde hiçbir şeyin konulmasına müsaade etmiyordular. Sonra müteahhirîn-i ulema, Kur'an'a ait bazı şeylerin hâşiye yerinde yazılmasına fetva verdiler. Sonra muhtasar tefsir Arapça olsun, Türkçe olsun Kur'an'ın sahifesinin etrafında yazılmasını kabul ettiler. Ben seleflerin içtinabından korkuyorum, cesaret edemiyorum. Sizin reyiniz inzimam ederse, Kur'an'ın i'caz-ı zahirî ve manevîsine medar bazı işaretlerle hâşiyesinde herhangi risalede izah ve ispat edildiğine işaret olunacaktır. ﺳُﺒْﺤَﺎﻧَﻚَ ﻻﺎ ﻋِﻠْﻢَ ﻟَﻨَٓﺎ ﺍِﻻَﺎ ﻣَﺎ ﻋَﻠَّﻤْﺘَﻨَٓﺎ ﺍِﻧَّﻚَ ﺍَﻧْﺖَ ﺍﻟْﻌَﻠ۪ﻴﻢُ ﺍﻟْﺤَﻜ۪ﻴﻢُ ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠٰﻰ ﺳَﻴِّﺪِﻧَﺎ ﻣُﺤَﻤَّﺪٍ ﻣَﻈْﻬَﺮِ ﺍِﺳْﻤِﻚَ ﺍﻻﺎَﻋْﻈَﻢِ ﻭَﺣَﺒ۪ﻴﺒِﻚَ ﺍﻻﺎَﻛْﺮَﻡِ ﻭَﻋَﻠٰﻰ ﺍٰﻟِﻪ۪ ﻭَﺻَﺤْﺒِﻪ۪ ﻭَﺳَﻠِّﻢْ