Risale-i NurNur Çeşmesi

Mukaddeme

Nur Çeşmesi · s.184

Evvelâ:Bu Ramazan-ı Şerifte üniversitede ecnebi bir müsteşrik feylesof konferansında Kur'ana itiraz suretinde "Seb'a Semavat" cümlesini inkâr tarzında, dinleyen safdil müslüman gençleri şübheye sevketmek ihtimaline binaen; Birinci Harb-i Umumî'nin başında Arabî İşaratü'l-İ'caz tefsirinde ve yirmibeş sene evvel Onikinci Lem'ada İkinci Mes'ele-i Mühimme serlevhasıyla, o müsteşrikin inkârına karşı kuvvetli cevabını göstermek lâzım geldi. Tâ çok âyet-i Kur'aniyede bulunan o cümle (Seb'a Semavat cümlesine) mektebli İslâm yavrularının kalblerine bir şübhe, bir vesvese gelmesin. Sâniyen:Kur'an-ı Hakîm arz ve semavattan bahsi, Sâni'-i Zülcelal'i sıfatıyla bildirmek için bahsediyor. Dolayısıyla ve mana-yı harfiyle bakıyor. Kozmoğrafya, Coğrafya ders vermiyor. San'at ve intizam, hikmet ve mizan ile Hâlık'ı bildiriyor. Mana-yı harfiyle o kitab-ı kebir-i kâinata bakıyor, okuyor. Ehl-i fen gibi mana-yı ismiyle, madde ve tabiat hesabıyla bakmıyor. Sâlisen:Madem Kur'an kâinattan bahsi istidlal suretiyledir, delil zahir ve malûm olmak lâzım geldiğinden, örf ve âdetçe malûm tabiratı istimal etmek talim ve irşad iktiza ediyor. Onun için bazı zahir manası, ehl-i fennin derin mes'elelerini bildirmiyor. Râbian:Risale-i Nur'da Mu'cizat-ı Kur'aniye Zülfikar Risalesinde, ehl-i fennin anlamadıkları için bütün iliştikleri pek çok âyetlerin her birinin, aynı iliştikleri yerinde Risale-i Nur birer i'caz lem'asını göstermiş. Medar-ı şübhe ve kusur zannettikleri noktalar, medar-ı i'caz yüksek hakikatlar gösterilmiş. İsteyen bakabilir. Fakat münkirlerin şübhelerini zikretmeden cevab vermiş. Tâ zayıf kalblilerde bir iz, bir şübhe bırakmasın. Zâten Risale-i Nur'un mümtaz bir hâsiyeti de şudur ki: Hiç şübheleri, itirazları zikretmeden öyle bir tarzda cevab verir ki, o şübheler kalbe gelmeye ihtimal kalmıyor. Başka münakaşa ve münazaralar gibi, münkirlerin şübhelerini göstermeden mahvediyor. Bu hakikatı görmek isteyenleri, Risale-i Nur'a havale edip; yalnız numune için bu Ramazan-ı Şerifte o konferansı dinleyen bir kısım İmam-Hatib talebelerinden ve Kur'an hıfzı ile meşgul olan masum gençlerin kalbine vesvese, vehim gelmemek için pek çok âyetlerdeki "Seb'a Semavat" cümlesini inkâr eden müsteşrik feylesofun inkârından kırkbeş sene evvel Risale-i Nur bu gelen cevabı vermiş: