REGAİB GECESİ
Nimet-i İslâm · s.327
Müellif aleyhirrahme, leyle-i recebi yalnız duânın red olunmayacağı beş gece arasında zik^reyledi. İhyâ-i ulûmun, senelerin tekerrürü ile mütekerrir olan nevafil kısmında, salât-ı receb ve salât-ı şaban zikr edilmiş olduğu gibi, fazileti olan gece ve gündüzlerin beyanım hâvi olan fasılda, recebin ilk ve nısıf ve yirmi yedinci geceleri ve mîraç gecesi namazı dahi mezkûrdur. Bunlardan, nevafil faslındaki namaz, Recep ayının ilk cuma gecesine âittir ki, bizim (leyle-i regaip) dediğimiz gecedir. {(4) Regaip, revatibin kasimi, olmak üzere babı nevafilin hamişinde beyan olunmuştur. O geceye, - seyyidül-kâinat efendimizin sülbü pederden, rahm-i pâkimâdere nüzul buyurmuş olmalarından dolayı - leyle-i regaip denilmiş olmasıdır ki, bu, aklen asılsızdır. Erbaini Nevevînin beşinci hadîsin şerhinde şeyh İsmail Hakkıkaddese sırrehû, demiştir ki, o gecede hususî üzere, tecelli efâl vâki olup Cenabı nübüvvet sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem, nûr-u ef'ale-müstağrak olmakla, - şükrenlillâhi teâlâ - on iki rekât regaip namazı kılmışlardır. Nitekim, imam Nesefinin yâkûte namındaki kitabında musarrahtır.} Mezkûr namaz, miraç gecesi namazı gibi, kemiyyetçe on iki rekâttır. Onun keyfiyeti, ihyada genişçe açıklanmıştır. Yolculuğa çıkarken ve yolculuktan dönüşte ve bir menzile konuşta, hemen iki rekât namaz kılmak dahi, - vakit, kerahet olmamak şartiyle - menduptur. İstiğfar namazı dahi menduptur ki, vakî olan masiyetine mebni, güzelce abdest alınıp, iki rekât namaz kılınarak, istiğfar edilir. Müellif der ki, zikrolunan gecelerden birinin ihyası için, mesacidde ve mesacidin gayride, içtima etmek mekruh olup, {(1) Gerek o gecelerin namazlarında, gerek regaipten olan sâir namazlarda, cemaat nezr edilmiş olmakla dahi, kerahetten çıkılmaz.} çünkü, o içtimai, Nebiy aleyhissalâtü ves selâm ve Sahâbe-i kirâm, yapmadılar. İçtimadan mütebadir olan mânâ - alâ sebîlit-tedâi - olmaktır. Nevafilde - tedâîsiz olan - iktidanın, kerahetsizliğini müellif, Vitir babının sonunda zikretmiştir. {(2) Nafile namazlar aslında tek başına kılınmak sıfatı ile meşrû olup, onda iktida dahi - alâ vechit-tedâî ise - maal-kerâhe sahih olur, demiştir ki, - lâ âlâ veçhittedâî ise - kerahetsiz sahih demektir. Tedâî, malûm olduğu üzere, dâvetleşmektir ki, cemaat çoğalmak için, birbirine haber vermek, yahut ezan okunmaktır. Vitir namazının cemaati hakkındaki, hamişe müracaat oluna.}