Risale-i NurNimet-i İslâm

İSNA AŞERİYE MESAİLİ:

Nimet-i İslâm · s.259

{(4) Mürekkep olan, aded isminin bu suretle istimali, câiz değilken, âtîde zikr olunan mesail, - fukara indinde - bu nisbetle iştihar etmiştir.} 1 - Teyemmüm ile namaz kılmakta olan kimse, namaz sonunda tahiyyatı, okuyacak kadar oturduktan sonra, su istimaline kaadir olmak. 2 - Müteyemmime, iktida eden kimse, kuuddan sonra, suyu görüp imamı suyun istimaline, kendince kaadir bilmek. {(5) Bilir ki, kendi ihbariyle imam, onu istimâle kaadirdir. İmamın haberi olmadığı için, namazı tamdır.} 3 - Meste mesh edici olan musâllînin, mesih müddeti, mezkûr kadeden sonra münkazî olmak. 4 - Ayağındaki mesti, ondan uğraşarak çıkarmak. {(6) Mestler geniş olmakla, çıkarılması fazla mesaîye muhtaç değil, demektir. İşîn ziyadeliğinde, sun'u ile çıkış, tahakkuk ettiği için, hilâf yoktur. Yâni namaz, icmaan tamdır.} 5 - Ümmî olan musâllî, mezkûr kuuddan sonra, hatırlamak veya görüp anlamak sûretiyle sûre öğrenmek. {(7) Eğer başkasından öğrenilirse, - huruç bi-sunihî - mutahakkak olmakla, ihtilâf kalmaz.} 6 - Musâllî uryan iken, mezkûr kuuddan sonra, setr-i avret edici şey bulmak. 7 - Musâllî namazı îmâ ile kılmakta iken, rükû ve sücuda - sonradan - kaadir olmak. 8 - Sahib-i tertip olan kimse, namazın son kadesinde - mezkûr kuudun husulünden sonra - kendinin (veya sahibi tertip olan imamın) geçmiş namazı olduğunu (vaktin ittisaliyle beraber) hatırlamak. {(1) Vakitte darlık varsa, namaz ittifakla, tamdır.} 9 - Kıraet edici olan imam, ümmî olan şahsı, mezkûr kuuddan sonra istihlâf etmek. 10 - Sabah namazında, ondan sonra güneş doğmak. 11 - Bayram namazında, güneş zevale ermek. {(2) Bunu, Dürr-ü Muhtâr sahibi zikretmiştir. Halebîde (buna bedel) Vâsîlin müfsidatında (bununla beraber): Cuma namazında, ikindi vakti dahil olmak, mezkûrdur. İkindinin duhulünde, imameynin kavli, kavl-i imama muhalif iken, bu meseleyi bu babın füruundan kılmak, teemmül yeridir.} 12 - Özür sahibinin özrü, kesilmek. {(3) Ve kezâ, namaz vakti çıkmak ve kırık sargısı, şifa bularak, düşmek.} Zikr olunan meselelerde, hüküm, {(4) Bu meselelere, şunlar dahi, ilhak olunur: İzale edicinin yokluğuna mebni, necaset-i mânîa ile namaz kılmakta olan kimse, mezkûr kuuddan sonra, onu izaleye kaadir olmak. Fâitenin kazâsında, mekrûh bulunan üç vakitten biri dahil olmak. Cariye, başı açık, namaz kılmakta iken, ondan sonra âzâd olup, kolaylıkla hemen örtünebilecekken örtünmemek.} imam indinde fesad, ve imameyn indinde sıhhattir. [Dürr-ü Muhtârda sıhhat, müraccahtır, denilmiş ise de, Reddül-muhtârda ibadetin sıhhatinde matlup olan ihtiyat, ancak imamın kavlinde olduğu ve metinler dahi, imamın kavli üzere bulunduğu, beyan olunmuştur. ] {(5) Şu kadar ki, namazın fesadı, kendi sun'u ile çıkışın, kendilerince farziyyetine mebni olmak zû'mu, Berdeinin yanlış bir istinbatı olup olmaması hususunda hilâf yoktur. Mezkûr mesailde hükmün, imam indinde, butlan olması, başka bir mânâya mebnidir ki; mezkûr avarıza, ikamet niyyeti gibi, fana mugayir olan şeyler olmakla hudusunde, salâtın önü ile sonu müsavi olmaktır. Meselâ: Müteyemmimin, suyu görüp, istimaline kaadir olmasiyle namazın butlanı, onun farzı, teyemmüm iken, abdest olmuş olmasındandır. Mesailin bakiyyesi dahi buna göredir. Kelâm, katı, olup, mugayyir olmadığı cihetle, bunlara kıyas edilemez. Hades-i amid ve kahkaha dahi mugayyir değil, ibtal edicidir.}