Risale-i NurNimet-i İslâm

HAC VEUMRE:

Nimet-i İslâm · s.531

Malûm olsun ki, bir hac, bir de umre vardır. Bunların ikisi de, ehli İslâmın kıblesi olan, Kâbe-i Mükerremeyi, ve onun civarında bulunan müşerref yerleri, ziyaretten ibarettir. (Ziyâret): Görmeğe varmak ise de, burada maksat, ihram üzere tavaf ve sâyden ibaret olan, (Fiili mahsus) tur. O (fiili mahsus), belli vakitte olur ve vakfeyi dahi, hâvi bulunur ise, (HAC), ve vakti mahsusa tâbi olmayarak, yalnız tavaf ve sâyden ibaret olursa, (umre) adını alır. {(1) Saiy, erkândan değil ise de, umreyi izah için, zikr olunmuştur, âtide kendi faslında mübeyyen olduğu üzere, (ihram, tavaf, saiy ve tıraş, yahut taksirden ibaret, dört şeydir. İkisi rükün ki, ihram ve tavaftır. Diğer ikisi vâciptir ki, saiy ve tıraş veya taksirdir.)} Bunların evvelkisine (Hacc-ı ekber) ve ikincisine (Hacc-ı asgar) dahi denir. {(2) Berâetün (Tevbe) sûresinin üçüncü âyetindeki "yevmel-haccil-ekber" kavli kerimin mânâsı budur. Kühustânî dahi "Hacc-ı ekber, hacc-ı islâmdır, hacc-ı asgar ise umredir." dedi.} Hacc-ı ekberin, Cuma gününe mahsus olması, vârit değildir. Cumaya müsadif olan arefe gününün, sevabının ziyâdeliği, "Günlerin en efdali arefeye tesadüf eden cuma günüdür. Bu yetmiş hacdan daha efdaldir." hadis-i şerifiyle mübeyyendir. Nitekim, eyyam (Günler) bölümünde ayrıca anlatılacaktır. Hem hac ve hem umre etmelidir ki, hadis-i şerifte: "Hac ettiğiniz vakit, umre ve umre ettiğiniz vakit, hac dahi ederek onlardan birine, diğerini tâbi kılınız ki, hac ile umre arasında vâki olan mütâbaat, demirci ocağının, demir kirini giderdiği gibi, fakr ve zünubü giderir..."buyurulmuştur. Haccın vaktine {(1) Bundan murat sıkışık vakittir ki, Mekke-i Mükerremenin, en kalabalık zamanı olan, zilhiccenin onudur. Nitekim, âtîdeki ifadelerden zahirdir.} (Mevsim), fillerine (Menâsik) tâbir olunur. {(2) Menâsik, umrenin fiillerine de şâmildir ki, bâzı fıkıh kitaplarında kitabül-hac, (kitabül-menâsik) ünvaniyle ünvanlandırılmıştır. (Nüsük), taattir, "İnne salâtı ve nüsükî" âyetinde olduğu gibi.} (Mevsim) âtîde mezkûr, hac aylarının, son on gününden ve (menâsik), tavaf, saiy ve vukuf fiillerinden ve bunların mütemmimatından ibârettir. Hac etmemiş kimseye - ki, (Sarûr) denilir - şartlarının tahkikinde hac etmek - kendi niyyeti üzere - farzdır. Haccı tekrar edenin, ikinci ve üçüncü ve... , haccı, nafile ve tetavvûdur. Nezir ile, vâcip dahi olur. umre sünnettir. Hac edene, Hâcc cem'ine de (Huccac) denir. Beyti muazzama, (Mahcûc) tâbir olunur. Umre etmeğe (İtimar) ve edene (Mûtemir) denir. (Âmir) dahi, mûtemir mânâsınadır. Cemî, ummar olur. Haccın ekseri, hem de ummardır.