GECELERİ İHYA
Nimet-i İslâm · s.324
Ramazanı şerifin son onundaki geceleri ihya etmek {(4) Geceyi ihya: Onda ibâdet için, kaim olmaktır. Müellif, gece ihyasını, salâtı şabanda tarif etmiştir.} menduptur. Hazret-i Âyişe (radiyallahü teâlâ anhâ) dan mervî olduğu üzere, Hazret-iResûl-i Ekrem efendimiz, ramazanın son on günü dahil oldukta, leyli ihya ve ehlini ikaz ve ibadette cehd ederlerdi. Maksat, leyle-i kadri ihyadır. (Kadir gecesini ramazanın son onanda arayınız) hadîsi müttefekü-aleyhtir! O mübarek gecedeki amel, ondan hâlî olan, bin aydaki amelden hayırlıdır. Hadîs-i şerifte: Leyle-i kadirde, îmanen ve ihtisaben kaim olanın günahlarının geçeni ve geleceği mağfur olur, buyurulmuştur. (İhtisaben demek, sevabını, indallah gözetmek kasdiyle demektir). {(1) Leyle-i kadirin, ömür boyunca işlenmiş günahları, mükeffir (örtücü) olduğunu, müellif şabanın nısfı gecesinin ihyası bahsinde zikreder. Malûmdur ki, "leyleikadir" şeref gecesi demektir. Hadis-i şerifler, nâtık olduğu üzere, "kadir gecesi" ramazan ayının aşri ahirinde gizlidir. Geceleri ihyasına cehdetmek için ihfâ buyurulmuştur. Mûtekif olarak, ramazanın aşri ahirinin ihyası ile araştırmak gerektir. Nevevînin beyanına göre, en ümitlisi, o aşri âhirin tek gecelerinden biri olmaktır. Seyyidina İbni Abbâsın ve sahabeden daha bir takım zevatın kavillerine göre, ramazanın yirmi yedinci gecesi, olmak lâzımdır.} İki bayram gecelerini, yâni ramazan ve kurban bayramlarının ilk gecelerini, ihya etmek menduptur. Hadîs-i şerifte "Bayram gecesini ihya edenin kalbini, Allah, kalblerin öldüğü gün ihyâ eder." buyurulmuştur. {(2) Kalblerin ölümü, dünya mahabbeti iledir ki, sahibini ahretten meneder. Nitekim, "mevtâ ile oturmayın." varit olmuştur ki, ehl-i dünya ile demektir.} Seherlerde istiğfarı çoğaltmak müstahaptır: Cenab-ı Hak, seherlerde istiğfar edenleri zâriyat sûresinin on sekizinci âyet-i kerimesinde şöyle methedilmiştir: ﻭَﺑِﺎﻻﺎَﺳْﺤَﺎﺭِ ﻫُﻢْ ﻳَﺴْﺘَﻐْﻔِﺮُﻭﻥَ
(zariyat 18)
Seyyidül-istiğfâr dahi şudur: ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ َﻧْﺖَ ﺭَﺑِّﻰ ﻻﺎ ِﻟٰﻪَ ﺍِﻻّﺎ َﻧْﺖَ ﺧَﻠَﻘْﺘَﻨِﻰ ﻭَ َﻧَﺎ ﻋَﺒْﺪُﻙَ ﻭَ َﻧَﺎ ﻋَﻠَﻰ ﻋَﻬْﺪِﻙَ ﻭَ ﻭَﻋْﺪِﻙَ ﻣَﺎ ﺍﺳْﺘَﻄَﻌْﺖُ َﻋُﻮﺫُ ﺑِﻚَ ﻣِﻦْ ﺷَﺮِّ ﻣَﺎ ﺻَﻨَﻌْﺖُ َﺑُﻮﺀُﻟَﻚَ ﺑِﻨِﻌْﻤَﺘِﻚَ ﻋَﻠَﻰَّ ﻭَ َﺑُﻮﺀُ ﺑِﺬَﻧْﺒِﻰ ﻓَﺎﻏْﻔِﺮْﻟِﻰ ﺫُﻧُﻮﺑِﻰ ﻓَِﻨَّﻪُ ﻻﺎ ﻳَﻐْﻔِﺮُﺍﻟﺬُّﻧُﻮﺏَ ﺍِﻻّﺎ َﻧْﺖَ ﺑِﺮَﺣْﻤَﺘِﻚَ ﻳَﺎﺍَﺭْﺣَﻢَ ﺍﻟﺮَّﺍﺣِﻤِﻴﻦَ Bayram gecelerinde duâ müstecaptır. (Şabanın nısfı, gecesinin ihyasına âit ehadisi okuyunuz). Zilhiccenin ilk on gününü ve gecelerini {(1) O geceler "ve leyâl-i Aşr" kavl-i keriminde şanına yemîn edilerek tebcil olunmuştur. Günleri dahi, mübarek günlerdendir. Eyyam-i madûdat: Taşrîk günleridir.} ihyâ etmek menduptur. Hadis-i şerifte "Cenab-ı Hakka ibadet etmek için, Allah katında zilhiccenin on gününden daha sevimli günler yoktur," buyurulmuştur. Onlardan her bir günün orucu, sene orucuna ve her bir gecenin kıyamı leyle-i kadrin kıyamına muâdil tutulur demektir. Ve diğer hadîste: "Arefe orucu {(2) Arefe, zilhiccenin dokuzuncu günüdür, bunun kurban bayramının evveline hükmü şâmil değildir.} biri geçmiş ve biri gelecek iki seneye keffarettir. Aşure (muharremin onu) günü orucu {(3) Muharremin onuncu günüdür. Dokuzuncu gününe tasua denir.} geçmiş bir seneye keffarettir." buyurulmuştur. {(4) Denildi ki, bu tefavütün hikmeti, evvelkisi şer'-i hatemül-enbiyâ ve ikincisişer'i Hazret-i Mûsâ olmasıdır. Elbette evvelkisi evlâdır. Lâkin, zilhiccenin onuncu günü, zebh günü olmakla onda saim olmak, câiz olmadığı gibi, arefe günü dahi, arafatta bulunan huccaca göre, saim olmak, mendub olamaz. Zira hacı oruçlu olmak sebebiyle, o gün kendisinden istenilen hususlarda, zâîf kalabilir.}