DEBAGAT İLE TEMİZLEME:
Nimet-i İslâm · s.112
Debg ki, sepileme suretiyle deri temizlemektir. Hakiki ve hükmî olur. Meyyitenin derisi, encasta zikrolunduğu üzere, necistir. {(2) Boğazlanan hayvanın derisi üzerinde kan bulaşığı gibi necaset olmadıkça, tahirdir.} Sepileme ile temizlenir. Hakikî debagat (sepileme): Şap, mazı, palamut, nar kabuğu istimali gibi sanat icrasiyle olur. Hükmî debagat: Topraklamak, güneşletmek, hava aldırmak suretleri ile olur. Debagatı hakikiyye ile Debagatı hükmiyye, sair hükümlerde farksızdır. Yalnız bir hükümde farklıdır ki, hakikaten debagatten sonra, su isabet eden derinin necaseti, - rivayetlerin ittifakı ile - avdet etmez. Hükmen debagatte iki rivayet vardır, onların da esahhı, necasetin avdet etmemesidir. Nitekim, müteneccis kuyunun, çekildikten sonra, gelen suyu tahirdir. Hınzırdan mâdâ, her hayvanın derisi, {(3) Kabil-i debagat olan deri maksuttur. Yılan ve fare derileri muhtemil-i debagat değildir. Hadis-i şerifte vaki (ihâb) ın, zaten onlara şümulü yoktur. Tahtâvî kuşların derilerini dahi onlara ilhak eylemiştir.} hakikî veya hükmî debagat ile tahir olur. Seccade ittihaz olunursa, üzerinde namaz kılınır. Kova yapılırsa, içindeki su ile abdest alınır. (Debbag, gerek müslim, gerek gayr-i müslim, sabi veya mecnun, yahut kadın olsun.). {(4) Lâkin, Dürr-ü Muhtârın kuyu faslının evvelinde, (sincap gibi) dârül-harpten çıkan şeyler, temiz şeylere sepilenmiş ise, tahirdir. Pis şeylerle sepilenmişse, necistir. Meşkük ise, yıkanmak efdâldir, diye mezkûrdur.} Gelecekteki fasılda beyan olunduğu üzere, hınzır (ayni necis) olduğundan, onun derisi taharet kabul etmediği gibi {(1) İmam Muhammed Hazretleri, hınzır kılı ile intifaa ruhsat vermiştir.} insan dahi {(2) Hınzırın, insandan mukaddem zikredilmesi, mevzii ihanet olduğundandır.} mükerrem olarak halk edilmiş olduğundan - kâfir dahi olsa - keramet ve hürmetini sıyaneten, ne derisi debagat kabul eder, ne de insan azalarının hiç biriyle, böyle bir faydalanma mübah olur.