Vehim ve Tenbih:
Muhakemat · s.162
Eğer istidlalin makamında denilse idi ki: Elektriğin acaibi ve cazibe-i umumiyenin garaibi ve küre-i arzın yevmiye ve seneviye olan hareketi ve yetmişten ziyade olan anasırın imtizac-ı kimyeviyelerini ve şemsin istikrarıyla beraber suriye olan hareketini nazara alınız, tâ Sâni'i bilesiniz! İşte o vakit delil olan san'at, marifet-i Sâni' olan neticeden daha hafî ve daha gamız ve kaide-i istidlale münafî olduğundan bazı zevahiri, efkâra göre imale olunmuştur. Bu ise: Ya müstetbeü't-terakib kabilesinden veya kinaî nev'inden olduğu için medar-ı sıdk ve kizb olmaz. Meselâ: ﻗَﺎﻝَ lafzındaki elif eliftir. Aslı vav olsa, kâf olsa, ne olursa olsun tesir etmez. Ey birader! İnsaf et... Acaba şu üç nokta-i itiraz cemi' a'sarda cemi' insanların irşadları için inzal olunan Kur'an'ın i'cazına en zahir delil değil midir? Evet.. ﻭَﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻋَﻠَّﻢَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ﺍﻟْﻤُﻌْﺠِﺰَ ﺍِﻥَّ ﻧَﻈَﺮَ ﺍﻟْﺒَﺸ۪ﻴﺮِ ﺍﻟﻨَّﺬ۪ﻳﺮِ ﻭَ ﺑَﺼ۪ﻴﺮَﺗَﻪُ ﺍﻟﻨَّﻘَّﺎﺩَﺓَ ﺍَﺩَﻕُّ ﻭَ ﺍَﺟَﻞُّ ﻭَ ﺍَﺟْﻠٰﻰ ﻭَ ﺍَﻧْﻔَﺬُ ﻣِﻦْ ﺍَﻥْ ﻳَﻠْﺘَﺒِﺲَ ﺍَﻭْ ﻳَﺸْﺘَﺒِﻪَ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﺍﻟْﺤَﻘ۪ﻴﻘَﺔُ ﺑِﺎﻟْﺨَﻴَﺎﻝِ ﻭَﺍِﻥَّ ﻣَﺴْﻠَﻜَﻪُ ﺍﻟْﺤَﻖَّ ﺍَﻏْﻨٰﻰ ﻭَ ﺍَﻋْﻠٰﻰ ﻭَ ﺍَﻧْﺰَﻩُ ﻭَ ﺍَﺭْﻓَﻊُ ﻣِﻦْ ﺍَﻥْ ﻳُﺪَﻟِّﺲَ ﺍَﻭْ ﻳُﻐَﺎﻟِﻂَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﻨَّﺎﺱِ {1: Şu Arabiyyü'l-ibare iki mezheb-i bâtılın reddine işarettir.} Neam.. hayalin ne haddi vardır ki; nurefşan olan nazarına karşı kendini hakikat gösterebilsin. Evet, mesleği nefs-i hak ve mezhebi ayn-ı sıdktır. Hak ise, tedlis ve tağlit etmekten müstağnidir.