Üçüncü Nokta:
Muhakemat · s.105
Netice-i vâhideyi tenatüc eden usûl-ü müteaddideyi cem' ve zikretmektir. Zira herbir aslın yüksek netice ile kasden ve bizzât irtibatı olmaz ise, lâekal bir derece ihtizaza ve inkişafa getirir. Güya usûl denilen mezahir ve âyinelerin ihtilafıyla ve netice ve mütecellinin vahdetiyle maksadın tecerrüdüne ve ulviyetine ve hayat-ı âlem denilen deveran-ı umumî tesmiye olunan hayat-ı külliye ile yâd edilen hakikatıyla kelâmın kuvve-i hayatiyesinin ittisaline işarettir. Üçüncü Makale'nin âhirindeki üçüncü maksadda olan birinci maksad buna bir derece misaldir. Hem de Üçüncü Makale'de Dördüncü Mes'ele ve meslekten olan işaret ve irşad ve tenbih ve muhakeme buna misaldir. ﻓَﺎﻧْﻈُﺮْ ﺍِﻟٰﻰ ﻛَﻼﺎﻡِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤٰﻦِ ﺍﻟَّﺬ۪ﻯ ﻋَﻠَّﻢَ ﺍﻟْﻘُﺮْﺍٰﻥَ ﻓَﺒِﺎَﻯِّ ﺍٰﻳَﺎﺕِ ﺭَﺑِّﻚَ ﻻﺎ ﺗَﺘَﺠَﻠّٰﻰ ﻫٰﺬِﻩِ ﺍﻟْﺤَﻘ۪ﻴﻘَﺔُ ﻓَﻮَﻳْﻞٌ ﺣ۪ﻴﻨَﺌِﺬٍ ﻟِﻠﻈَّﺎﻫِﺮِﻳّ۪ﻴﻦَ ﺍﻟَّﺬ۪ﻳﻦَ ﻳَﺤْﻤِﻠُﻮﻥَ ﻣَﺎ ﻻﺎ ﻳَﻔْﻬَﻤُﻮﻥَ ﻋَﻠَﻰ ﺍﻟﺘَّﻜْﺮَﺍﺭِ Evet Rabb-i İzzet'in kelâmına dikkat edilse bu hakikat her yerde nur gibi parlar. Evet nur gibi köşelerinde ve mekatı'larında içtima edip zülâl-i belâgat fışkırıyor. Nefrin o zahirperestlere ki bu hakikatten gaflet edip tekrara hamlediyorlar.