İkinci Mes'ele
Muhakemat · s.89
Kelâmın hayatlanması ve neşv ü neması; manaların tecessümüyle ve cemadata nefh-i ruh etmekle bir mükâleme ve mübahaseyi içlerine atmaktır. Şöyle: Deveran ile tabir olunan vücudda ve ademde iki şeyin mukarenetiyle biri ötekisine illet ve me'haz ve menşe' zannolunması olan itikad-ı örfî üzerine müesses olan mağlata-i vehmiye üstüne mebni olan kuvve-i hayalden neş'et eden sihr-i beyanıyla sehhar gibi cemadatı hayatlandırır, birbiriyle söyletir. İçlerine ya adaveti veya muhabbeti atar. Hem de manaları tecessüm ettirir, hayat verir, içinde hararet-i gariziyeyi derceder. Eğer istersen gürültülü menzil ıtlakına şayeste olan bu beyte gir: ﻳُﻨَﺎﺟ۪ﻴﻨِﻰَ ﺍﻻﺎِﺧْﻼﺎﻑُ ﻣِﻦْ ﺗَﺤْﺖِ ﻣَﻄْﻠِﻪِ ﻭَ ﺗَﺨْﺘَﺼِﻢُ ﺍﻻﺎٰﻣَﺎﻝُ ﻭَ ﺍﻟْﻴَﺎْﺱُ ﻓ۪ﻰ ﺻَﺪْﺭ۪ﻯ Yani: "Mumatala-i hak perdesi altında hulfü'l-va'd benimle konuşuyor. Der: Aldanma!.. Onun için sinemde ümidlerim ye's ile kavgaya başladılar, o mütezelzil hane olan sadrımı harab ediyorlar." Göreceksin nasıl şâir-i sahir emel ve ye'si tecsim etmekle hayatlandırarak nemmam olan ihlafın fitnesiyle bir muharebe ve muhasamayı temsil eyledi. Güya sinematoğraf gibi bu beyt senin aklına rü'ya görünüyor. Evet bu sihr-i beyanî bir nevi tenvim eder. Veyahut yerin yağmur ile muaşaka ve şekvasını dinle! İşte: ﺗَﺸَﻜَّﻰ ﺍﻻﺎَﺭْﺽُ ﻏَﻴْﺒَﺘَﻪُ ﺍِﻟَﻴْﻪِ ﻭَ ﺗَﺮْﺷَﻒُ ﻣَﺎﺋَﻪُ ﺭَﺷْﻒَ ﺍﻟﺮُّﺿَﺎﺏِ Yani: Yağmurun geç gelmesini ona teşekki eder. Mahbubun ağız suyu gibi suyunu emer. Acaba yeri Mecnun, sehabı Leyla haletlerinde bu şiir sana tahyil etmiyor mu?