Risale-i NurMuhakemat

Hâtime

Muhakemat · s.158

Şübehat ve şükûkun üç menbaları vardır. Şöyle: Eğer maksud-u Şâri'den ve efkârın istidadları nisbetinde olan irşaddan tecahül edip, bütün evham-ı seyyienin yuvası hükmünde olan şöyle bir mağlata ile itiraz edersen ki, şeriatın başı olan Kur'anda üç nokta vardır:

Birincisi:

Kur'an'ın mâbihi'l-imtiyazı ve vuzuh-u ifade üzerine müesses olan belâgata münafîdir ki, vücud-u müteşabihat ve müşkilâttır.

İkincisi:

Şeriatın maksud-u hakikîsi olan irşad ve talime münafîdir ki, fünun-u ekvanda bir derece ibham ve ıtlakatıdır.

Üçüncüsü:

Tarîk-ı Kur'an olan tahkik ve hidayete muhaliftir. İşte o da bazı zevahiri, delil-i aklînin hilafına imale edip, hilaf-ı vakıa ihtimalidir. Ey birader!.. Tevfik Allah'tandır. Ben de derim ki: Sebeb-i noksan gösterdiğin olan şu üç nokta, tevehhüm ettiğin gibi değildir. Belki üçü de i'caz-ı Kur'an'ın en sadık şahidleridir. İşte: