İ'lem Eyyühel-Aziz!
Mesnevî-i Nuriye · s.216
Görüyoruz ki: Sâni'-i Hakîm'in, efrad ve cüz'iyatın tasvirinde büyük büyük tefennünleri vardır. Evet hayvanların pek büyük ve pek küçükleri olduğu gibi; kuşlarda, balıklarda, meleklerde ve sair ecramda, âlemlerde dahi pek küçük ve pek büyük ferdleri vardır. Cenab-ı Hakk'ın şu tefennünde takib ettiği hikmet: 1- Tefekkür ve irşad için bir lütuf, bir teshilattır. 2- Kudret mektubları okunup fehmetmekte bir kolaylıktır. 3- Kudretin kemalini izhar etmektir. 4- Celalî ve cemalî her iki nevi san'atı ibraz etmektir. Maahâzâ, pek ince yazıları herkes okuyamaz ve pek büyük şeyler de nazar-ı ihataya alınamaz. İşte irşadı teshil ve tamim için bir kısmını küçük harfler ile, bir kısmını da büyük harflerle yazmakla irşadın iktizası yerine getirilmiştir. Amma şeytanın talebesi olan nefs-i emmare,cismin küçüklüğünü san'atın küçüklüğüne atf etmekle, esbabdan sudûrunu tecviz ediyor. Ve pek büyük cisimler dahi hikmet ile yaratılmamış iddiasında bulunarak bir nevi abesiyete isnad ediyor.