Birinci Tabaka:
Mektubat · s.406
"Kulaklı tabaka" tabir ettiğimiz âmî avam; yalnız kulak ile Kur'anı dinler, kulak vasıtasıyla i'cazını anlar. Yani der:"Bu işittiğim Kur'an, başka kitablara benzemez. Ya bütününün altında olacak veya bütününün fevkınde olacak. Umumun altındaki şık ise kimse diyemez ve dememiş, şeytan dahi diyemez. Öyle ise, umumun fevkındedir."İşte bu kadar icmal ile Onsekizinci İşaret'te yazılmıştı. Sonra onu izah için Yirmialtıncı Mektub'un "Hüccetü'l-Kur'an Alâ Hizbi'ş-Şeytan" namındaki Birinci Mebhası, o tabakanın i'cazdaki fehmini tasvir ve isbat eder.