Risale-i NurMektubat

Altıncı Misal:

Mektubat · s.123

Yine Müslim ve İbn-i Cerir-i Taberî gibi hadîsin dâhî imamları başta olarak, kütüb-ü sahiha nakl-i sahih ile meşhur Ebî Katade'den haber veriyorlar ki: Ebî Katade diyor: Mûte gazve-i meşhuresinde, reislerin şehadetleri üzerine imdada gidiyorduk. Bende bir kırba vardı. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bana ferman etti: ﺍِﺣْﻔَﻆْ ﻋَﻠَﻰَّ ﻣ۪ﻴﻀَﺌَﺘَﻚَ ﻓَﺴَﻴَﻜُﻮﻥُ ﻟَﻬَﺎ ﻧَﺒَﺎٌ ﻋَﻈ۪ﻴﻢٌ Yani: "Kırbanı sakla, onun büyük işi var." Sonra susuzluk başladı. Yetmişiki kişi idik, -Taberî'nin nakline göre, üçyüz idik- susuz kaldık. Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm dedi: "Kırbanı getir." Ben getirdim. O da aldı, ağzını ağzına getirdi, içine nefes etti etmedi bilmem; sonra yetmişiki kişi geldiler, içtiler, kaplarını doldurdular. Sonra ben aldım, verdiğim gibi kalmıştı. İşte şu mu'cize-i bahire-i Ahmediyeyi (A.S.M.) gör, ﺍَﻟﻠّٰﻬُﻢَّ ﺻَﻞِّ ﻭَ ﺳَﻠِّﻢْ ﻋَﻠَﻴْﻪِ ﻭَ ﻋَﻠٰﻰ ﺍٰﻟِﻪِ ﺑِﻌَﺪَﺩِ ﻗَﻄَﺮَﺍﺕِ ﺍﻟْﻤَٓﺎﺀِ de.